10. Hukuk Dairesi 2024/2500 E. , 2024/3710 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3281 E., 2023/3712 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/220 E., 2023/156 K.
Taraflar arasındaki sigortalılığın aidiyeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 39673 SGK işyeri sicil numaralı iş yerine 08.06.1986 tarihinde işe başladığını, hizmet dökümünde de görüleceği üzere davacının işe başlaması akabinde 08.06.1986 tarihine dair dönem bordrosunun verilmiş olduğu ve priminin de yatırıldığını, davacının 12.03.2021 ve 14.04.2021 tarihlerinde davalı Kuruma dilekçe vererek hizmet dökümü uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin 08.06.1986 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, davalı Kurum 19.03.2021 ve 01.06.2021 tarihli cevap dilekçesi ile "hizmet dökümünde gözükmekte olan 08.06.1986 tarihli çalışmaya ait Kurum arşiv kayıtlarında herhangi bir işe giriş bildirgesine rastlanmadığı ve bordroda sigorta sicil numarasının sonradan kırmızı kalemle yazıldığı, herhangi bir künye bilgisi bulunmadığı..." gerekçeleriyle müvekkilin sigorta başlangıç tarihini 08.06.1986 olarak esas almadığını, hizmet dökümünde davacının ilk işe giriş tarihi 08.06.1986 olarak zaten sigorta kayıtlarında göründüğünü, davalı Kurum tarafından verilen cevap dilekçelerini kabul etmediklerini ileri sürerek; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08.06.1986 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan incelemeler sonrasında 08.06.1986 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin olmadığı, bordro kayıtlarına da daha sonradan kırmızı kalem ile sicil numarasının işlendiği, bordro kayıtlarında künye bilgileri olmadığı için ilgili hizmetlerin kişiye mal edilemediği için komisyon kararı ile imza altına alındığını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dava dışı işyerinde 08.06.1986 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 16.11.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının çalıştığı iddia edilen işyerinin dosyada taraf olarak yer almadığını, işe giriş bildirgesinin bulunmadığını, bordro kayıtlarına kırmızı kalemle sicil numarasının sonradan işlendiğini, işe giriş bildirgesinin 13.04.1987 tarihinde verildiğini, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 08.06.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bu tür aidiyet ve tespit davalarında gerçeğin tam olarak saptanması için, işin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılması gereği ortadır. Vazgeçilemez ve devredilemez nitelikteki ... haklardan olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik tespit ve aidiyet davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olduğu gözetilerek, davacının iddiasının gerçekliğinin resen araştırma ile saptanması gereklidir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Davacı vekili her ne kadar dava ile taleplerinin davacının dava dışı ... Tosun unvanlı iş yerinde 08.06.1986 tarihinde sigortalılığın başlangıcının tespitine yönelik olduğunu belirtmişse de davacı adına davalı iş yerinden işe giriş bildirgesi verilmediği,ancak davalı işverenin 39673 sicil no.lu işyerinin 1986/2. dönem bordrosunda "..." adına 17412075 sigorta sicil no. ile 08.06.1986 giriş 30.07.1986 (çıkış)olmak üzere 29 gün süre ile sigorta bildirimi yapıldığı belirlenmekle esasen bu 1 günlük sigortalı çalışmanın belirlenebilmesi için anılan bildirimlerin özellikle talep konusu 08.06.1986 tarihindeki bildirimin davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Buna göre dava konusu uyuşmazlıkta Kurumun mahkemeye verdiği cevapta, Kurumca düzenlenen 22.03.2021 tarihli komisyon kararında, yukarıda anılan bordroda ... adının yanında sigorta sicil numarasının sonradan kırmızı kalemle yazıldığı,ad ve soyad dışında herhangi bir künye bilgisi olmadığından sicil.no.nun davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği bu nedenle de sigorta bildirimi ile sigortalı arasında illiyet kurulamadığı gerekçesiyle iptal ipka işlemi gerçekleştirilemediğinin belirtildiği, Mahkemece 1986/2. dönemde adı geçen ... ...'un adresi belirlenmediği gerekçesiyle dinlenemediği, diğer bordro tanığının da vefat etmiş olması nedeniyle davacı tanıklarının dinlendiği ve anılan tanık anlatımlarına göre, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3. Mahkemece, ... isimli başkaca sigortalı olup olmadığının davalı Kurumdan, ve Türkiye genelinde nüfus kaydı araştırması yapılarak belirlenmeli, varsa sigorta sicil dosyaları ve bildirilen kişilerin adres bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek dava konusu hakkında bilgilerine başvurulmalı, yine 1986/2. dönem bordrosunda "... ad ve soyadının karşısında yer alan 17412075 sigorta sicil no. nun hangi sigortalıya ait olduğu Kurumdan sorulmalı, işyeri dosyası Kurumdan celbedilmeli, dava konusu dönemde iş yerine komşu işyeri ve çalışanları SGK, emniyet, vergi ve belediye vasıtasıyla araştırılmalı, belirlenen kişilerin sigorta kayıtları ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde davacının beyanı alınarak çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek beyanları alınmalı, öte yandan davacının dava konusu dönemde 14 yaşında olması nedeniyle öğremin durumu da araştırılmalı, böylece çalışmanın gerçekte kime ait olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip, deliller hep birlikte değerlendirilmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!