WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2494 E.  ,  2024/2936 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3330 E., 2023/3323 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/783 E., 2023/440 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının Bağ-Kur sigortalılığının 21.10.1996 tarihinden itibaren tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:1980’li yıllardan itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız çalıştığı, maktadır. Buna ilişkin olarak vergi levhası, yoklama fişi ve vergi ceza ihbarnamesi dosya arasında bulunduğu, Kurum tarafından sunulan başvuruya olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediği, sigorta başlangıç tarihinin 21.10.1996 yılı olarak düzeltilmesi yerine davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Uyuşmazlık konusu, davacının Bağ-Kur sigorta başlangıcının 21.10.1996 olduğunun tespiti davasıdır. 11.10.2022 tarihinde başvuruda bulunduğu, Kurumca 09.12.2022 tarihinde cevap verildiği anlaşılmakla dava şartı yerine getirilmiştir.

Davacı, 21.10.1996 tarihinden itibaren kendi nam ve hesabına çalıştığına dair vergi levhası yoklama fişi ve vergi ceza ihbarnamesi bulunduğu, anılan tarihte Side garaj içinde büfe işletmecisi kaydı olduğu, oda kaydı olmayıp vergi kaydının 02.07.1999 da başladığı anlaşılmaktadır. Talep yönüyle 02.08.2003 itibaren altı ay içinde Kuruma başvuruda bulunulması, 20.04.1982 ile 04.10.2000 tarihleri arasında vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin prim borçlarınında tebliğinden itibaren bir yıl için ödemesi gerektiği, davacının bu kapsamda talebi, başvurusu veya ödemesi bulunmadığı, Bağ-Kur giriş bildirgesinin 11.08.2001 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği, 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 madde düzenlemesine göre 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmayanların sigorta hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinde başlatılacağı, davacının 16.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusu yaptığı, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, re'sen tescil yükümlülüğü de dikkate alınarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dava dosyasının incelenmesinde, 21.10.1996 tarihinden itibaren kendi nam ve hesabına çalışması olduğundan bahisle Bağ-Kur sigortalılık tespiti için açılan işbu davada, 02.07.1999-31.12.2003 tarihleri arasında vergi kaydı bulunan davacının 11.08.2001 tarihinde kuruma intikal eden giriş bildirgesine istinaden 04.10.2000 tarihinden tescili ve 08.10.2001 tarihinde prim ödemesinin bulunduğu, 02.08.2003 tarihinden önce dava konusu talebe ilişkin Kuruma yapılmış başvuru, prim ödemesi bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

2.Bazı maddeleri dışında (01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla) mülga 1479 sayılı Kanunda 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan kanun koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman tescil imkânı tanınmış ve ayrıca istek halinde primi ödenmek şartıyla geçmişteki çalışmaların değerlendirilmesi sağlanmıştır.

3.Bu amaçla ilk defa 2654 sayılı Kanun ile 1972 – 1982 yılları arasındaki vergiye kayıtlı süreler için borçlanma imkânı getirilmiş (ek geçici 13’üncü madde) ve daha sonra çıkarılan 3165 sayılı Kanun ile 2654 sayılı Kanunda öngörülen başvuru süresi uzatılmıştır.

4. Daha sonra bu kapsamda 619 sayılı Kanun hükmünde Kararname’nin geçici 1’inci maddesi ile kayıt ve tescilsiz sigortalılara 04.10.2000 tarihinden itibaren yeniden tescil imkânı getirilmiş, ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Devamında 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 18 inci maddede “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

5.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının 02.08.2003 tarihinden önce, 11.08.2001 tarihinde Kuruma intikal eden başvurusu ve 08.10.2001 tarihinde prim ödemesinin bulunduğu sabit olduğundan, İlk Derece Mahkemesince yukarıda yapılan belirlemeler ışığında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.