WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2360 E.  ,  2024/2734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/354 E., 2021/332 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen yersiz tedavi giderinin tahsili davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiş olup bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili,..... Bağ-Kur sicil numaralı ...'in 4/1-b Bağ-Kur dosyasının incelendiğini ve 31.12.2010 tarihinde vergi mükellefiyetinin sona erdiğinin tespit edildiğini, bu sebeple 31.12.2010 tarihinsen sonra sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin yersiz yapıldığının tespit edildiğini belirterek 6.409,78 TL yersiz tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı asil, 2012 yılı Haziran ayında işyerini kapattığını, 2012 Nisan ayına kadar sigortasını yatırdığını, yapılandırma nedeniyle Kuruma başvurduğunu ve 31.12.2010 tarihinde sigortasının kesildiğini beyan ettiklerini, 18 yaşından küçük çocuklar için sağlık harcamalarının devlet tarafından yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.10.2015 tarih, 2015/537 E. 2015/690 K. sayılı kararıyla; "Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 09.04.2015 tarihli yazısı ile davacının 31.12.2010 tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinin sona erdiğinin tespit edildiği, Kurum işleminin iptalinin istenmediği, dosyaya sunulan ödeme belgelerine göre davacıya 31.12.2010 tarihinden sonra 6.409,78 TL tedavi gideri masrafı yapıldığı anlaşılmıştır. 31.12.2010 tarihinden sonra davacıya yapılan yersiz tedavi gideri alacağının kabulü ile davacının vergi mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle Kurum alacağının davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği" gerekçesiyle;

"Davanın kabulüne,

6.409,78 TL tedavi gideri alacağının sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 31.10.2018 tarih ve 2018/3666 E. 2018/8704 K. sayılı kararında; "... Somut olayda; yukarıda belirtildiği üzere, 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderlerinin anılan Kanun'un geçici 45 inci maddesi gereği talep edilemeyeceği açıktır. 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderleri ise 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin ilgili bentleri gereğince genel sağlık sigortalısı kapsamında ve 67 nci madde kapsamında gelir testine tabi tutulmayla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsilinin mümkün olduğu gözönüne alındığında, belirtilen giderler genel sağlık sigortalısı sayılan davalıdan talep edilemeyecektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.11.2019 tarih ve 2019/62 E. 2019/1061 K. sayılı kararı ile "... Dosyadaki mevcut tüm bilgi ve belgelerden, Yargıtay Bozma ilamı ve tüm dosya kapsamından oluşan delillerin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda eldeki davada; davacı Kurumun 1416042640 Bağ-Kur sicil numaralı ...'in 31.12.2010 tarihinde vergi mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle 31.12.2010 tarihinden sonra sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin tahsilini talep ettiği, 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanların düzenlendiği, yine 19.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 45 inci maddesinde ise "Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31.01.2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” hükmüne yer verildiği, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi gereği fiilen çalışmadığı için sigortalılığı iptal edilen davalı ve hak sahiplerinin sigortalılık niteliğini yitirmeden önce Kanunda belirtilen prim ödeme şartını gerçekleştirip gerçekleştirmediği dikkate alınması gerektiği, davaya konu sağlık yardımlarından yararlanıp yararlanamayacağı araştırılması ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 45 inci maddesi yönünden davacı Kurumun sağlık gideri yönünden tahsil hakkının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiği, bu bağlamda eldeki davada; davacı Kurum vekilinden 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereği talep edilemeyeceği, ayrıca 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderlerinin ise 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin ilgili bendleri gereğince genel sağlık sigortalısı kapsamında ve 67 nci madde kapsamında gelir testine tabi tutulmayla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsili mümkün olduğu anlaşıldığından, belirtilen giderler genel sağlık sigortalısı sayılan davalı/ hak sahiplerinden talep edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalıdan istenen borcun takip ve tahsil işlemlerinin iptal edilip edilmediği hakkında beyan istenildiği, davalıdan istenilen borcun takip ve tahsil işlemlerinin devam ettiği, borcun ise iptal edilmediğini beyan ettiği ... " gerekçesiyle;

"Davanın kabulüne,

1-)6.409,78 TL tedavi gideri alacağının sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 24.06.2020 tarih, 2020/1567 E. 2020/3844 K. sayılı kararında; "... Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki mevcut tüm bilgi ve belgelerden, Yargıtay Bozma ilamı ve tüm dosya kapsamından oluşan delillerin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda eldeki davada; davacı kurumun 1416042640 Bağ-Kur sicil numaralı ...'in 31.12.2010 tarihinde vergi mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle 31.12.2010 tarihinden sonra sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin tahsilini talep ettiği, 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanların düzenlendiği, yine 19.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 45 inci maddesinde ise "Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31.01.2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” hükmüne yer verildiği, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi gereği fiilen çalışmadığı için sigortalılığı iptal edilen davalı ve hak sahiplerinin sigortalılık niteliğini yitirmeden önce Kanunda belirtilen prim ödeme şartını gerçekleştirip gerçekleştirmediği dikkate alınması gerektiği, davaya konu sağlık yardımlarından yararlanıp yararlanamayacağı araştırılması ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 45 inci maddesi yönünden davacı Kurumun sağlık gideri yönünden tahsil hakkının bulunup bulunmadığı araştırılması gerektiği, bu bağlamda eldeki davada; davacı tarafça 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereği talep edilemeyeceği, ayrıca 31.01.2012 tarihinden sonra yapılan sağlık giderlerinin ise 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin ilgili bendleri gereğince genel sağlık sigortalısı kapsamında ve 67 nci madde kapsamında gelir testine tabi tutulmayla oluşacak ihtilafa konu dönemdeki prim borçlarının Kurum tarafından tahsili mümkün olduğu anlaşıldığından, belirtilen giderler genel sağlık sigortalısı sayılan davalı/hak sahiplerinden talep edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirilerek davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yersiz tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 60 ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 45 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında davacı Kurum vekilinin temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.