10. Hukuk Dairesi 2024/236 E. , 2024/1458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1192 E., 2023/2536 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/318 E., 2023/49 K.
Taraflar arasındaki 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğünün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Şırnak Çakırsöğüt J.Kom.Tug.K.lığı 1. J.Komd.Tb.K.lığı 3. J.Komd.BI.K.lığı emrinde görev yaparken görevlendirildikleri 48. Hudut Tugay Komutan Yardımcılığı harekat kontrolünde Şırnak ili Uludere ilçesi Ortasu köyü Salatalık Pınarı mevkiinde 30 Ocak 2015 günü saat:04.00 sıralarında kaçakçılık ve terörle mücadele amacıyla keşif/gözetleme ve pusu/dinleme ile görevlendirildiğini, görev bitimi akşam karanlığında saat: 18.50 sıralarında yaya olarak Ortasu Hudut Krk.K.lığına dönüş yapıldığı esnada, Ortasu köyü içerisinde kimlikleri tespit edilemeyen 15-20 kişilik bölücü terör örgütü mensupları tarafından birliklerin üzerine 2 adet gaz el bombası atılması, saldırıya taş, şişe ve torpil ile devam edilmesi sonucunda davacının yere düşmüş ve başındaki çelik başlığın çıkması üzerine başına isabet eden taşlarla yaralandığını, davacının kendisine yapılan tüm muayene, tetkik ve tedavi sonucunda, 07.04.2016 tarihinde Ankara Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Eğitim Hastanesince düzenlenen 4910 nolu Sağlık Kurulu Raporuna istinaden durumunun 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanun'u kapsamında kaldığı değerlendirilerek 15.06.2017 tarihinden itibaren kendisine aylık bağlandığını, davacı hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin 03.05.2019 tarih ve 91.672.002 sayılı yazı ile reddedildiğini, davacının öncelikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (SSGSK) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'u uyarınca, 25.01.2019 tarihinden itibaren vazife malullülüğünün tespitine ve buna göre maaş bağlanması dahil tüm özlük haklarının verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının mevcut rahatsızlığının, görev başında iken geçirmiş olduğu kaza nedeniyle olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, bu yönde bir teşhis ve tespit olmaksızın Kurumca işlem yapılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, yukarıda açıkladığı ve re'sen gözetilecek sebeplerle, hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak usul ve yasaya aykırı olarak açılmış bulunan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının Jandarma Komando Tabur Komutanlığı kadrosunda görevli iken 30.01.2015 tarihinde Şırnak ili Uludere ilçesi Ortası köyü Salatalık Pınarı mevkiinde kaçakçılıkla mücadele faaliyetinde bulunduktan sonra birliğine dönmek için yaya olarak Ortası köyünden geçtikleri sırada, kimlikleri belirlenemeyen bir grup tarafından düzenlenen saldırı sonucu yaralandığı ve bu yaralanmasından dolayı Sağlık Kurulunca malul olduğuna, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca da 09.12.2016 tarih ve 791 sayılı kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malulü olduğuna karar verildiği, her ne kadar davacıya saldırıda bulunan grubun kimlikleri belirlenememiş ise de davacının görev yaptığı sınır bölgesinde terör olaylarının yoğun olduğu ve sınır ötesinde yaşanan olaylar göz önüne alındığında davacının terör riski çok yüksek bir bölgede görev yaptığı, yapılan saldırının terör eylemi niteliğinde olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda olayın "yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak" gerçekleştiği, olayın terör eylemlerinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulünün gerektiği, dolayısıyla davacının malullüğünün 3713 sayılı Kanun hükümleri kapsamında olduğu sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne, davacının vazife malullüğünün 3713 sayılı Yasa kapsamında olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, 3713 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm parasal ve özlük haklarının 25.01.2019 tarihinden itibaren verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının görev yaptığı sınır bölgesinde terör olaylarının yoğun olduğu ve sınır ötesinde yaşanan olaylar göz önüne alındığında davacının terör riski çok yüksek bir bölgede görev yaptığı göz önünde bulundurulduğunda olayın terör eylemlerinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulü gerektiği anlaşıldığından, kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 47, 3713 sayılı Kanun'un 21 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!