10. Hukuk Dairesi 2024/2306 E. , 2024/3894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1562 E., 2023/1709 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/148 E., 2016/1261 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen fiili hizmet zammı süresinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2012 yılının Ağustos ayından itibaren Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğünde orman yangın söndürme işçisi olarak çalışmaya başladığını, kurs bitirme belgesi, orman yangınlarıyla mücadele ve iş güvenliği sertifikası ve 2015 yılı görevlendirme belgelerinden de yaptığı işin anlaşıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde yangın söndürme işlerinde çalışanların fiili hizmet sürelerine her yıl için 60 gün ekleneceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı işyerinde orman yangın söndürme işçisi olarak çalıştığının tespiti ile çalıştığı süre boyunca hak etmiş olduğu fiili hizmet süreleri toplamının sigortalılık süresine eklenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 40 maddesinin 15 inci sütununda sayılan işlerden olmadığını, yangın işçiliğinin faaliyet konuları içinde yer almadığını, çalışmanın genelde gözetleme ve tedbir amaçlı olduğunu, belli noktalarda bekleme şeklinde yapıldığını, bunun da yılın ancak belirli günlerinde yılda azami 5 ay süre ile yapıldığını, davacının fiili hizmet süresi zammından yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca fiili hizmet zammı talep etmiş ise de Kurumun işveren beyanına göre işlem yaptığını, şayet belgeler gerçeği yansıtmıyorsa bundan işverenin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2016 tarihli ve 2016/148 Esas, 2016/1261 Karar sayılı kararı ile davacının yangın işçisi olarak işe alındığı ve yangın çıktığında çalıştığı, bu amaçla eğitim de verilen davacının yangın işçisi olması nedeniyle çalıştığı süre için fiili hizmet süresi zammının yıllara göre belirlenen günlük ortalama brüt kazançları dikkate alınarak prim ödemesinin yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2017 tarihli ve 2017/383 Esas, 2017/444 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacının çalıştığı tüm dönem için itibari hizmet süresi hesaplaması yapılmış ise de Kanunda açıkça ''işin riskine maruz kalma'' şartı arandığı ve dinlenen tanık beyanlarından davacının yangın olmadığı dönemde başka işlerde çalıştıdığı anlaşıldığından yangın işi dışındaki bu çalışmaları sırasında riske maruz kalmadığı, davalı işveren vekili tarafından ibraz edilen yangın söndürme çalışmalarına ilişkin çizelgeye göre riske maruz kaldığı süre toplam 4 gün fiili hizmet zammına hak kazandığı öte yandan eldeki davanın 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkradaki hizmet akdine tâbi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davalı SGK'nın feri müdahil olmadığı gerekçesiyle davalı Bakanlık ve Kurum vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/3744 E., 2018/9144 K. sayılı kararı ile davalı Bakanlık ve fer'î müdahil Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına karar verildikten sonra "...Somut olayda, tüm dosya kapsamından davacının yangın söndürme işçisi olarak çalıştığı ... olup kadrosunun yangın söndürme olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde belirtilen risklere maruz kalma şartını da içerdiği halde Bölge Adliye Mahkemesince davacının yangın söndürme çalışmalarına fiilen katıldığı süreye göre itibari hizmetini hesaplaması hatalı olmuştur." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2019/531 E., 2019/904 K. sayılı kararı ile bozma ilâmına uyularak İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... fer'î müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/5346 Esas, 2021/1545 Karar sayılı belirtilen kararı ile "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bozmaya uyma veya direnme başlığı altında 373 üncü maddesinin birinci fıkrasında ''Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine gönderilir.'' hükmü, ikinci fıkrasında ise ''Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi veya uygun görülen diğer bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Belirtilen hükümlere göre iki tür Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Birincisi, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilir. İkincisi ise Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararlarıdır. Bu durumda Yargıtay'ın bozma kararı vermesi halinde dosya karar vermek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Zira bozulan karar İlk Derece Mahkemesi kararı değil dosyanın esasına girerek dosyanın esası hakkında yeniden verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararıdır.
Dosyanın incelenmesinden Dairemize devredilen (kapatılan) 21.Hukuk Dairesi’nin 11.12.2018 tarih, 2017/3744 Esas, 2018/9144 Karar sayılı ilamı ile davalı ... fer’i müdahilin istinaf başvurusunu kabul ederek esas hakkında yeniden hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmuş olduğu ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşıldığı halde, yukarıda yapılan açıklamalar ve Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda, dosyanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekirken davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli 2021/494 E., 2021/1184 K. kararı ile kanun koyucunun bu yönde bir düzenleme öngörmemesi nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığı gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.
E.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2023 tarihli 2022/10-816 E. 2023/15 K. sayılı kararı ile " Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla İlk Derece Mahkemesi kararı hukuki varlığını kaybettiği gibi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama artık İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmayıp hüküm mahkemesi sıfatıyla yapılan bir yargılamadır. Bu itibarla bozma ilâmına uyan Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur.
F. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulüne, davacının davalı işverenlikte geçen dava konusu çalışmaları nedeniyle, 18.08.2012- 31.12.2012 tarihleri arasında 19 gün, 28.05.2013-22.11.2013 arasında 30 gün, 15.05.2014-09.11.2014 tarihleri arasında 29 gün, 10.06.2015-05.12.2015 tarihleri arasında 29 gün fiili hizmet zammına hak kazandığının tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili, dava konusu olayda Kurumun sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, davacının yaptığı işin 5510 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesi kapsamında olmadığını ve bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili hizmet zammı süresinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Feri Müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!