WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2304 E.  ,  2024/3089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/388 E., 2021/163 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.10.1990 tarihinde davalı işveren yanında işe girdiğini, asgari ücret ile iki ay boyunca çalıştığını, fakat Kuruma başvurduğunda giriş bildirgesi ve 2 aylık fiili çalışması olduğu halde çalışmalarının kendi sigorta numarasına ancak .... adında bir şahıs adına bildirildiğinin anlaşıldığını belirterek bu hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı; davacının 10.10.1990 - 09.12.1990 tarihleri arasında kendisine ait olan ... eczanesinde eczacı çırağı olarak 2 ay boyunca çalışmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Fer'i müdahil SGK vekili; öncelikle 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesine göre bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, anılan sürenin fazlasıyla geçmiş olduğunu,davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiği, Kurum kayıtlarının tetkikinde; davacının davalı işyerinde belirtilen tarihler arasında çalışmasının bulunmadığı, ancak ilgilinin hizmet dökümünde 15.05.1990-05.08.1990 tarihleri arasında ise ... adına çalışma göründüğünü belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/746 Esas, 2017/726 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının ....sigorta sicil no.su ile davalıya ait işyerinde 10.10.1990 - 09.12.1990 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tesptine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/682 E., 2019/701 K. sayılı kararıyla; ilk derece Mahkemesi kararı yerinde olup kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığından davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince, 11.06.2020 gün ve 2019/3975 Esas 2020/2216 Karar sayılı ilamı ile " Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 31.03.1957 doğumlu davacı adına 10.10.1990 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin .... sigorta sicil numarası ile .... sicil numaralı ... Eczanesi ünvanlı işyerince düzenlenmiş olup Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacının hizmet kaydında davacıya verilmiş olan .... sigorta sicil numarası ile ... isimli şahsa ait 60 günlük hizmetin kayıtlı bulunduğu, davacıya 10.10.1990 tarihli ilk işe giriş bildirgesindekinden farklı bir sigorta sicil numarası verilmek suretiyle diğer hizmetlerinin kayıt altına alındığı ,davalı işyerinin 01.02.1989 ile 25.11.1991 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu,bordro tanıklarının dinlendiği ve alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.

Dava aidiyet davası olup bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirmesinden dolayı çalışmanın başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delillerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.

Aidiyet davalarında Kurum kayıtlarına göre çalışma kime ait gözüküyor ise bu kişinin gerçekte olup olmadığı veya davacı ile aynı kişi olup olmadığı hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak bir biçimde araştırılmalı, böyle bir kişinin bulunduğu belirlenir ise davanın hak alanını etkilemesi nedeniyle davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi zorunludur. Mahkemece ... adında bir kişinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Davada gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için yapılacak iş, ülke genelinde yapılacak araştırma neticesine göre ... adında nüfusa kayıtlı herhangi bir kişinin olup olmadığını sormak, bu kişinin varlığının tespiti halinde, dava onun da hak alanını ilgilendireceğinden yöntemince davaya katılımının sağlanması için davacıya önel vermek ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir." belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller dosya kapsamı, tanık anlatımları ve davalı beyanı birlikte değerlendirildiğinde, işe giriş bildirgesinin varlığı nedeniyle hak düşürücü sürenin sözkonusu olmadığı, davaya konu işyeriyle ilgileri belgelere yansımış olan tanıkların, işyerinin kapsamı, kapasitesi, niteliği, çalışma süresi, yapılan işin niteliği, şekli, çalışma süresine ilişkin somut ve net anlatımlarına göre davacının işe giriş bildirgesine göre 05.10.1990 tarihinden itibaren çalışması bulunmasına karşın taleple bağlılık ilkesi gereği 10.10.1990 - 09.12.1990 tarihleri arasında eczanede temizlik işçisi olarak kesintisiz çalıştığı belirgin olup, davacının 2301019675502 sigorta sicil nosu ile davalıya ait işyerinde 10.10.1990-09.12.1990 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmetleri davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; feri müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Feri müdahil SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.