WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2299 E.  ,  2024/5815 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/215 E., 2023/607 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında prime esas kazanç tespiti davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.07.2004-15.04.2009 tarihleri arasında davalıya şirkette stilist olarak çalıştığını, ayrılış tarihinde 13.732,00 TL maaş aldığını, ancak sigortaya maaşının asgari ücret üzerinden gösterildiğini, bu nedenle çalışma süresi boyunca aldığı aylık ücretin 2009 yılı itibariyle tavan ücret miktarı olan 2260,05 TL olarak tespitine ve eksik primlerin bu ücret üzerinden davalı şirkete tamamlattırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmakta olduğunu, yazılı deliller müvekkili idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili duruşmadaki beyanlarında; öncelikle hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, ayrıca davacının prime esas ücretle ilişkin itiraz ve iddiaları gerçek dışı olduğunu SGK'ya eksik bildirimde bulunulmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.12.2014 tarih, E.2014/324, K.2014/810 sayılı kararıyla "... davacı tarafça aylık 2260,05 TL üzerinden ücret alındığından bahisle prime esas ücretin yeniden belirlenmesi için dava açılmış ise de; genel iş mahkemelerinde görülen alacak davasının ve orada dinlenen tanık beyanlarının ve hatta emsal ücret araştırmasının dahi davamız niteliği yönünden delil teşkil edemeyeceği, daha önceden yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 200-202 maddeleri içeriği ve emsal Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; davacının diğer davalıya ait işyerinde kuruma bildirilen ücretten daha yüksek bir bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında, bu iddiasının yazılı deliller ile ispatının gerektiği, hatta duruma göre belli aylarda fazla ödeme yapılmış olsa dahi, bu durumun o aylara ait prim ödemesi olduğu kanaatiyle, süreklilik arz etmemesi sebebiyle de ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarih ve E.2015/8523, K.2016/2557 sayılı kararında;"
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davacının sigorta primine esas ücretin Kurum tavan ücreti üzerinden tespitii istemine ilişkindir.
...
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı stilist olarak çalıştığını ve aylık ücretinin 13.000,00 TL olduğunu belirtiği, davacı adına 01.07.2004-15.04.2009 tarihleri arası çalışmaların tamamının Kurum taban ücreti üzerinden bildirildiği, halen Yargıtay'da temyiz incelemesinde bulunan alacak davasında ücretin 2.700,00 TL olarak belirlendiği, ticaret odası yazısında net bir ücretin belirtilmediği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, her ne kadar alacak davasında belirlenen ücretin kesin delil olmadığı hususunun kabulü yerinde ise de ücret bordroları getirtilmeden, emsal ücret araştırması yapılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile işyerinin kapsam ve kapasitesini belirlemek, davalı işverenden davacıya yapılan ödemeleri içeren ücret bordrolarını istemek ve bordroların imzalı olup olmadıkların araştırmak, gerektiğinde işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yaparak, tüm deliller birlikte değerlendirilip elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada bozma ilamı doğrultusunda emsal ücret araştırmaları yapılmış, resen belirlenen bordro tanıkları dinlenmiş, banka kayıtları celp edilmiş, taraflar arasında görülen alacak davasında hüküm altına alınan alacakların ödendiğine dair belgeler davacı tarafça sunulmuştur.

Tüm dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası toplanan deliller ışığında davacının aldığını iddia ettiğini ücret HMK'da belirtilen tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğundan ve dosya kapsamında davacının aldığını iddia ettiği ücreti ispata yarar yazılı delil yahut yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığından davacının almış olduğu ücret tutarını ispatlayamadığı, öte yandan iş akdi sona erdikten sonra dava yoluyla hüküm altına alınan ve davalıdan tahsil edilen alacak tutarlarının da davacının çalıştığı son ay prime esas kazanç tavanına kadar tespiti gerektiği kanısına varılmıştır.

Yukarıda belirtilen tespit ve gerekçeler ile hesap yönünden 21.12.2022 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığı" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
1-Davacının davalıya ait 1068586 sicil nolu işyerinde Kuruma bildirilenler dışında 2009/04 döneminde 1831,50 TL prime esas kazançla daha çalıştığının tespitine,

2-Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.