10. Hukuk Dairesi 2024/2280 E. , 2024/3067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2307 E., 2023/1952 K.
KARAR : Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Derik Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/4 E., 2023/288 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.07.1989-31.10.1994 tarihleri arasında Mardin ili Derik ilçesi Dumluca barajında ... İnşaat Limited Şirketinde operatör olarak çalıştığını, müvekkilinin 2018 yılında E-devlet üzerinden yaptığı sorgulamada sigorta primlerinin eksik yatırıldığını öğrendiğini, sigorta sicil kartında da anlaşılacağı üzere müvekkilinin belirtilen tarihlerde davalı şirket bünyesinde kesintisiz olarak çalışmasına rağmen davalı şirket tarafından sadece belirli günler arasında sigorta primlerinin yatırıldığı, aynı baraj inşaatında benzer işlerde çalışan ve primleri yatırılmayan işçiler için Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan 2012/26 Esas 2016/159 Karar sayılı kararında davalı şirketin yatırması gereken primleri yatırmadığı tespit edilmiş olup verilen Mahkeme kararının Yargıtay tarafından onandığını ve kesinleştiğini, bu nedenle müvekkilinin çalıştığı dönemler olan 01.07.1989-31.10.1994 tarihleri arasında davalı şirkette kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespiti ile belirtilen tarihlerdeki eksik gün ve primlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesine göre her davanın 10 senelik zamanaşımına tabi olduğunu, davacının dilekçesinde açıkça çalışmış olduğu tarihler yazılmış olmamasına rağmen anlaşıldığı kadarıyla 90’lı yılların başına ilişkin çalışmaların tespitinin talep edildiğini, tarihin üzerinden 30 yıla yakın zaman geçmiş olduğu, 10 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, hak düşürücü sürenin bariz olarak geçtiğini, her ne kadar belirtilen tarihlerde müvekkilin işverenliğinde çalıştığını iddia etmişse de işbu dönemlere ilişkin iddia edilen fiili çalışma olgusunun nasıl gerçekleştiğine dair hiçbir destekleyici bilgi veya belge sunulmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, bundan dolayı hak düşürücü süre yönünden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca hizmetin geçtiği iddia edilen davalı işyerinden davacının ücret bordrolarının ve özlük dosyasının da dosyaya celbi gerektiğini, yazılı belgelerle hizmetin ispat edilmesinin gerektiğini, yazılı belgenin bulunduğu durumlarda sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmesinin mümkün olmadığını, davalı yanında feri müdahilliklerinin kabulü ile hakdüşürücü süre ve zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ... 'un 01.07.1989-29.06.1992 tarihleri arasında 4 4221 01 01 0006883 047 03-76 000 001 sicil nolu ... İnşaat Ltd. Şirketi isimli işyerinde kesintisiz ve sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kuruma bildirilen sürelerin (01.07.1989-05.10.1989 tarihleri arasında toplam 157 gün, 01.05.1990-20.11.1990 tarihleri arasında 136 gün olmak üzere toplam 293 günün) dışlanmasına, yatırılmayan sigorta primlerinin davalı şirket tarafından ödenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin olmasına rağmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında yeterince araştırma yapılmadığını, husumetli ve akraba olan tanık beyanlarının Mahkemece gerekçeye esas alındığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.
2. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; eldeki davada 5 yıllık hak düşürücü süre dolmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, baraj inşaatının mevsimlik iş olmasına rağmen kesintisiz kabul edilmesinin hatalı olduğunu, çalışmanın kanıtlanamadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen yapılan inceleme neticesine göre aynı Kanun'un 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı ...'un 01.07.1989-29.06.1992 tarihleri arasında 4 4221 01 01 0006883 047 03-76 000 001 sicil nolu ... İnşaat Ltd. Şirketi isimli işyerinde kesintisiz ve sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen sürelerin (1989/2 nci döneminde 49 gün, 1989/3 üncü döneminde 18 gün, 1990/2 nci döneminde 74 gün, 1990/2 nci döneminde 62 gün) dışlanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle ve davacının taleplerinden 29.06.1992 ile 31.10.1994 tarihleri arasındaki dönem bakımından ret kararı verilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince "davanın kabulüne” hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.07.1989-31.10.1994 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2- 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi,
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi;
“(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”
Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK.'nın 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır.
Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. Hükmünü içermektedir
Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki dava dosyasında, davacının 01.07.1989 - 05.10.1989, 01.05.1990 - 20.11.1990 ve 25.09.1994 - 31.10.1994 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerlerinden kısmi zamanlı bildirim yapıldığı, buna karşılık dava dilekçesinde davacının 01.07.1989 - 31.10.1994 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitinin istenildiği, davacının davalı şirketin üstlendiği baraj inşaatı ihalesi kapsamında çalıştığı ve inşaat yapımının da 29.06.1992 tarihine kadar devam ettiği değerlendirilerek Kuruma bildirilen sürelerin dışlanması suretiyle davacının 01.07.1989-29.06.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmasının kabulüne dair hüküm kurulduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince davacının talebine göre davanın kısmen kabulüne karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi karanın hüküm fıkrasının II numaralı bölümünde yer alan "Davanın kabulü ile" ibaresi silinerek yerine; "II-Davanın kısmen kabulü ile" ibarelerinin yazılmasına, II. Bölümün 4 üncü bendi silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan toplam 590,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 295,00 TL.sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılmasına, 5 inci bendi silinerek yerine "Davalı tarafından yapılan toplam 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesaplanan 75,00 TL.sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılmasına, II numaralı bölüme 7 nci bent olarak "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!