WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2255 E.  ,  2024/3638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3576 E., 2023/591 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/817 E., 2023/587 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; huzurdaki davanın daha önce İstanbul 14.İdare Mahkemesinin 2023/1121 Esas sayılı dosyası ile açıldığını bu Mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararının İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalı idare tarafından kısmi branş sözleşmeleri sona erdirilen müvekkiline ait Maslak, Altunizade, Bakırköy ve Kadıköy hastanelerinde, 07.06.2022 tarihi öncesinde tedavi protokolü düzenlenen ve tedavileri devam eden hastaların sağlık hizmet bedellerinin; davalı İdare tarafından her ay düzenli olarak medula sistemi üzerinden faturalandırılmasına izin verilmeyen ve bu tedavi bedellerinin her ay düzenli olarak ödenmesini engelleyen, davalı idarenin 30.06.2022 tarihli MEDULA sisteminde yayımlanan tek fatura duyurusu ile gündeme gelen ve 16.09.2022 tarihinde uygulanan tek fatura uygulamasının ve bu kapsamdaki; ... Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 16.09.2022 tarih ve E-38185304-103.01-52200662 , 16.09.2022 tarih ve E-38185304-103.01-5220078 ve 16.09.2022 tarih ve E-38185304-103.01-5219987 sayılı hukuka aykırı işlemlerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince "...sağlık hizmeti sunucusu olan ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketinin tek fatura uygulamasının ve ödenmeyen fatura işlemlerinin iptaline ilişkin olup, uyuşmazlığın sosyal güvenlik hakkına ilişkin olmadığı ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanmadığı, özel hukuk hükümlerine dayalı sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı, bu nedenle davaya genel hükümlere göre bakılması ve davanın da Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığı" gerekçesiyle; "Mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme sağlık hizmeti sunumuna ilişkin olduğundan idari sözleşme niteliğinde olduğunu, davalı Kurumun kamu gücünü kullanarak kamu yararı nedeniyle kamu hizmeti sunulmasına ilişkin işlemlerinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanmadığını, davalı Kurum tarafından tek taraflı olarak yapılan duyurular ve tek fatura kesilmesine zorlaması bir idari işlem olduğunu belirterek, katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

2. Davalı Kurum vekili; Mahkemece görevli ve yetkili olmadığı tespitinin doğru olduğunu, ancak iş bu uyuşmazlığın çözümü yönünden yetkili ve görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleri olmayıp idare mahkemeleri olduğunu, görev hususu, kamu düzeninden olması dolayısıyla bu yönde beyanda bulunma ihtiyacı hasıl olduğunu, yargı yolunun caiz olmaması dolayısıyla dava konusu uyuşmazlık yönünden idare mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın müstekar içtihatları uyarınca tensip ile derhal görevsizlik kararı verilemeyeceğini, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu varsayımında görevli ve yetkili mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tacirle akdedilen sözleşmelerin her hastane için ayrı imzalandığını ve sözleşmelerde Ankara mahkemeleri yetkili kılındığını, davacıya netice-i talebinin açıklattırılmasını gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı ... Sağlık hizmetleri ve Tic. A.Ş. ile davalı Kurum arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi bulunduğu, tedavi protokolü düzenlenen ve tedavileri devam eden hastaların sağlık hizmet bedellerinin; davalı idare tarafından her ay düzenli olarak medula sistemi üzerinden faturalandırılmasına izin verilmeyen ve bu tedavi bedellerinin her ay düzenli olarak ödenmesini engelleyen, davalı idarenin 30.06.2022 tarihli medula sisteminde yayımlanan tek fatura duyurusu ile gündeme gelen ve 16.09.2022 tarihinde uygulanan tek fatura uygulamasının ve bu kapsamdaki Kurum işlemlerinin iptali için huzurdaki davanın açıldığı, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanmadığı, iş mahkemelerinin 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte, esas olarak iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasından kaynaklanan bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözen özel mahkemeler olup somut olmakla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlığın sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanmadığı, kamu idarelerinin özel hukuka tabi sözleşmeleri taraflarca imzalandıktan sonra ortaya çıkan uyuşmazlık açısından özel hükümlere tabi olduğu, Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, sosyal güvenlik mahkemelerinin işbu davada görevli olmadığının anlaşılması karşısında genel yetkili mahkeme tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği bu itibarla mahkeme kararının yerinde olduğu ve görevli mahkemece yetkiye yönelik itirazların değerlendirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; davacı şirket vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin, 7251 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca başvurunun esastan reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, eksik harç alındığını, eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptaline ilişkin iş bu davada görevli yargı yerinin belirlenmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.