10. Hukuk Dairesi 2024/2233 E. , 2024/6890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/204 E., 2023/406 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması ve yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının T.S.K. - Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki hizmetlerine karşılık mevcut olan 7 yıl 9 ay 3 gün fiili hizmet süresi zammının yaş haddinden indirilmesiyle emekliliğe hak kazandığı tarihin ve davalı idareye ilk başvurduğu 21.01.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının, emekli aylıklarının bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalıların 506 sayılı Kanuna tabi geçen hizmetlerinin 4759 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 15.06.2002 tarihinde önce geçmiş olması şartı ile bu süreler geçici 205 inci maddede belirtilen emeklilik yaş hadlerinin tespitinde esas olan toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınmakta olduğu, görüleceği üzere ilgilerin 506 sayılı Kanuna tabi geçen süreler emeklilik yaşının tespiti için yapılan hizmet hesabında dikkate alındığından bu süreler hizmet başlangıcını geriye götürse dahi emeklilikte tabi olacakları yaşı değiştiremediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 21.06.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/288 Karar sayılı karar ile 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesine göre, “Ek 5 ve Ek 6 maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanun’un 60 ve geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir.” hükmü gereği davacının yaş durumuna fiili hizmet zammının uygulanması gerektiği, davacının 06.02.1971 doğumlu olup, 15.02.1989 - 14.03.2007 tarihleri arasında tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmış olup 3 yıl, 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresi bulunduğu 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammının yaş haddinden geriye doğru götürülebileceği bu durumda fiili hizmet zammı süresi düşüldüğünde davacının yaşlılık aylığı yaş haddi şartının 45 yıl 1 ay 15 gün olacağı, davacının doğum tarihi olan 06.02.1971 tarihine bu süre eklendiğinde 21.03.2016 tarihinde emekli aylığı almaya hak kazandığının müstehak olduğu, ancak davacının yaşlılık aylığı tahsisi için gerekli olan işten ayrılma koşulunun da gerçekleşmediğinden davacının 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden ve sigorta başlangıç tarihinden geri çekilmesi gerektiğine, emeklilik aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin ise talebinin ise reddine karar verilmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden ve sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/288 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi tarafından 08.07.2021 tarihli ve 2019/1832 Esas, 2021/993 Karar sayılı karar ile 06.02.1971 doğumlu olan davacının 15.02.1989 - 14.03.2007 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yaptığı, 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı bulunduğu, 18 yaşın altında kalan 01.10.1987 - 15.02.1989 tarihleri arası sürenin işlem dışı bırakıldığı, 30.05.2007 tarihinde 4/a sigortalısı olarak çalışmaya başladığı, 21.10.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 49 yaş 5300 gün 25 yıl sigortalılık şartlarından yaş koşulunu 06.02.2020 tarihinde dolduracağından bahisle aylık talebinin reddedildiği, 7905 gün 4/c, 4151 gün 4/a olmak üzere toplam 12.056 prim günü bulunduğu, Kurumun başvuruda bulunulduğunda 5434 sayılı Kanun'un 32 nci maddesindeki hizmetlerinin sigortalılık süresine ve ödeme gün sayısına ilave edilmiş olup fiili hizmet süresini yaştan geriye götürmediği, davacının 21.01.2019 tarihinde tahsis başvurusunda bulunduğu, ancak çalışmasının kesintisiz olarak devam ettiği, davacının 3 yıl 10 gün 15 gün fiili hizmet zammının hem sigorta başlangıcından hem de yaş haddinden indirilmesi gerektiği, bu haliyle sigorta başlangıç tarihi olan 15.02.1989 tarihinden 3 yıl 10 ay 15 gün fiili hizmet zammı düşüldüğünde 31.03.1985 tarihine ulaşıldığı, bu tarihe göre aylık koşullarının 25 yıl 48 yaş 5225 gün olduğu, ancak fiili hizmet zammının yaş haddinden de indirilmesi gerektiğinden 06.02.1971 doğumlu olan davacının 51 yaş ile tahsis talep tarihi olan 21.01.2019 tarihinde yaş koşulunu da yerine getirdiği, ancak davacının hizmet cetveline göre tahsis talep tarihinde işten ayrılmadığı, çalışmaya devam ettiği, aylık bağlanabilmesi için işten ayrılma koşulunun da yerine getirilmesi gerektiği, mahkemenin bu yöndeki kararında hata bulunmadığı, davada talebin davacının fiili hizmet zammının hizmet başlangıcı ve yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin, tahsis talep tarihi olan 21.01.2019 tarihi itibariyle bağlanacak aylığın yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olması sebebiyle mahkemenin kısmen kabul kararı vererek aylık bağlama talebine ilişkin reddedilen kısım üzerinden davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmetmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/1832 Esas, 2021/993 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 29.03.2022 tarihli ve 2021/9426 Esas, 2022/4542 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...mahkemece, davacının 5434 sayılı Yasanın 32. vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı 'fiili hizmet zammının' tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Yasanın Ek 39'uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Yasada yer alan 'fiili hizmet zammının', iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de indirim sağladığı, 5434 sayılı yasanın 11. kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'itibari hizmet' sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Yasanın 32.vd. maddelerinde düzenlenmiş 'fiili hizmet zammının', 506 sayılı Yasadaki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken 'itibari hizmet' süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Yasa kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Yasa kapsamında hak kazanılan 'fiili hizmet zammının' kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Yasanın 60. ve geçici 81. maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının yaşlılık aylığı tahsis şartlarını tamamladığı tarihin 21.03.2018 olduğu, 21.01.2019 tarihinde yaşlılık aylığına müstahak olduğu, davacıya ödenmesi gereken aylıkların 5510 sayılı Kanunun 42 nci maddesindeki üç aylık süre göz önüne alınarak 01.05.2019 tarihinden başlayarak ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının hak etmiş olduğu 3 yıl 10 ay 15 günlük fiili hizmet zammı süresinin emeklilik yaş haddinden düşürülmesi suretiyle emeklilik tarihinin 21.03.2018 olarak tespit edilmesine ve SGM'ye başvuru tarihi olan 21.01.2019 tarihi itibariyle davacıya ödenmesi gereken aylıkların 5510 sayılı Kanunun 42 nci maddesindeki üç aylık süre göz önüne alınarak 01.05.2019 tarihinden başlayarak birikmiş aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla bilirkişinin tahsis şartlarının oluşmadığı görüşü bildirdiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması ve yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiğinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının 21.03.2018 tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca davacıya tahsis talep tarihi olan 21.01.2019 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken 21.01.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı ödemesi yapılması gerektiğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;
2.Temyiz olunan Mahkeme kararının; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendine yer alan "...ve SGM'ye başvuru tarihi olan 21.01.2019 tarihi itibariyle..." ibaresi silinerek yerine "davacıya 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!