WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/222 E.  ,  2024/1475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1442 E., 2023/1300 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 E., 2023/234 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 19.05.2017 tarihinde kuaför olarak işe başladığı, 28.06.2019 tarihine kadar da davalı işverene ait aynı iş yerinde çalıştığı, çalışmış olduğu süreçte ki maaşının ise asgari ücret olarak ödendiği, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 28.06.2019 tarihinde haksız, dayanıksız, bildirimsiz, tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine işe giriş bildirgesi Sosyal Güvenlik Kurumuna gerçeğe aykırı şekilde ibraz edildiği ve sigorta başlama tarihinin ise 06.11.2017 olarak bildirdiğinin ortaya çıktığı, oysa ki davacının davalı işverenin iş yerinde 19.05.2017 tarihinde çalışmaya başlamış olduğu, davalı işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna davacı için gerçegi yansıtmayan işe giriş bildirgesini sunmasının kanunlara ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının davalı işverenin iş verinde 19.05.2017 tarihinden 06.11.2017 tarihine kadar sigortasız olarak çalıştırıldığı, bu durumun davacı açısından başta emeklilik hakkı olmak üzere birçok hak kaybına uğramasına sebep olduğu iddiasıyla davacının 19.05.2017 tarihinden itibaren davalı işverene ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... T.C. Kimlik Numaralı .......... tarihleri arasında sigortalı çalışmasına rastlanmadığı, işveren ...’na ait işyerinden ...... tarihleri arasında prim ödeme gün sayısının mevcut olduğu, Kurum kayıtlarında tespit edilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere davacının dava dilekçesinde belirttiği dönemlerde işveren tarafından davacının çalışmalar ve prime esas aylık kazancı işveren tarafından Kuruma bildirmiş olduğu kadar olduğu, bu nedenle başka incelemeye gerek kalmadan davanın reddedilmesinin gerektiği, davanın esasına girilir ise davacının ışyerındekı çalışmaları işe giriş bildirgesine aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiş olduğu, öte yandan, işe giriş bildirgesi ve bordroların davacının çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesi oluğu, karinenin tersinin ise eşdeğer belgelerle kanıtlanmasının gerektiği, başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceği ,yapılacak ışın davacının tespitin, istediği ve hak düşürücü süreye uğramayan çalışmaları ile ilgili olarak bildirge ve bordrolardan davacının imzası olanlar saptanarak, imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını celbetmek, muhtasar vergi beyannamelerini incelemek, bodrdolu komşu işyeri çalışanlarının bilgilerine başvurmak, davacının tespit İstediği süre içerisinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından veya benzeri kurumunlardan herhangi bir yardım alıp almadığı, özellikle tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu. Kurumun da davalı gösterilecek zorunlu sigortalılığın tespitine yönelik dava açılmış olduğu, 10.09.2014 tarihli Resmi gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 2-fıkra hükmünün, "Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile İşveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür." şeklinde olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 448 inci maddesi hükmünün ise "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." Şeklinde olduğu, belirtilen nedenlerle yukarıda esas numarası belirtilen dosyadaki davalı konumlarının feri müdahil konumuna alınmasına karar verilmesinin gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde davacının işe başlama tarihinin 19.05.2017 olduğundan bahsettiği, ancak bu durumun gerçeği yansıtmadığı, zira davacının bahsi geçen tarihte davalının işyerinde sürekli olmayarak bir nevi deneme süreli olarak çalışmış olduğu, bu hallerde davacının sürekli çalışmak gibi bir durumu söz konusu olmadığını ilerleyen zamanlarda ise davalının davacı tarafın mesleki yeterliliğini beğendiğinden kendisiyle karşılıklı olarak 06.11.2019 tarihinde bir iş sözleşmesi yaptıkları, davalı ve karşı taraf arasındaki iş sözleşmesinin fiili ve resmi olarak 06.11.2019 tarihinde kurulduğunu, dolayısıyla davalının da muhasebe kayıtlarını ve sigorta başlangıç tarihini bu iş sözleşmesinin kurulmasından itibaren başlattığını, henüz ortada bir iş sözleşmesi mevcut değilken davalıdan davacı tarafın sigorta girişinin yapılmasının talep edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacıya ait SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının beyan ettiği dönem olan 19.05.2017 - 28.06.2019 tarihleri arasında 06.11.2017 tarihinde 17257,23 nolu ... isimli işyerinde girişinin verildiği, bu işyerinden 28.06.2019 tarihinde çıkışının verildiği, dava konusu edilen 19.05.2017 - 06.11.2017 tarihleri arasında davacının Kuruma bildirimi yapılmış çalışmasının mevcut olmadığı, söz konusu dönem için varsa davalı işyerinde inceleme ve denetlemelere dair raporların gönderilmesi için SGK, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve Defterdarlığa yazılan müzekkerelere cevap verildiğ ancak söz konusu tarihlerde davalıya ait işyerinde denetleme ve inceleme yapılmadığının bildirildiği, dosyada dinlenilen davacı tanıklarının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin SGK kayıtları olmasa da İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden celp edilen yazıda davacı tanıklarından...'in davalı yanında 10.05.2017 - 12.09.2017, ...'ın 24.05.2017 - 01.07.2018 tarihleri arasında staj yaptığına dair bilgi verildiği, tanıklar ile davalı işveren arasındaki çıraklık sözleşmesinin dosyamıza gönderildiği, dosyada dinlenilen bordro tanığı ...'a ait SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde tanığın davalı işyerinde işe girişinin 28.10.2017 olduğu ve tanığın işe girdiğinde davacının çalıştığını beyan ettiği, yine Mahkememizce dinlenilen bordro tanıklarından ...'nun davalı işverenin eşi olduğu, beyanında davacının 2017 yılı sonlarına doğru tam zamanlı ve günlü olarak çalışmaya başladığını, ondan önceki dönemde de yine arar ara gelip çalıştığını, yine dava konusu dönemde çocukları olduğu için iş yerinde kendisinin devamlı bulunmadığını beyan ettiği, diğer bordro tanığı ...'ün ise davalı işyerinde 01.01.2016 - 31.10.2017 tarihleri arasında çalıştığı, beyanında davacı ile birlikte 1 yıldan az olarak 5-6 ay kadar birlikte çalıştığını beyan ettiği, komşu işyeri çalışanı olarak dinlenilen ... beyanında davacıyı davalıya ait iş yerinde çalışmasından dolayı tanıdığını, davalıya ait iş yerinde 2017 bahar aylarında çalışmaya başladığını, 2019 yaz ayları gibi işyerinden ayrıldığını, davacının bu süreçte aralıksız çalıştığını beyan etse de söz konusu tanığın davalı iş yerine komşu Polser ..Ltd. Şti. isimli işyerinde 13.07.2018 tarihinde başladığı ondan önceki dönemde ... Ulaşım Hizmetleri Ltd. Şti. isimli işyerinde çalıştığı, davacının tespitini istediği dönemin 19.05.2017-06.11.2017 tarihleri olduğu her ne kadar tanık davacının çalıştığını beyan etse de bu anlamda söz konusu dönemde komşu işyerinde çalışmasının bulunmadığı, başkaca komşu işyerinin tespitinin yapılamadığı, dinlenen tüm davacı ve bordro tanıkların davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını beyan etmeleri, yine davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının davalı işveren tarafından deneme süreli olarak çalıştığı beyanı ile kabulünün olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...'ın (T.C: ....... 19.05.2017 - 06.11.2017 tarihleri arasında davalı ...'na ait 17257.23 nolu işyerinde aralıksız hizmet akdi ile sigortalı olarak işçi statüsünde asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının bildirilen süre kadar olduğu, sadece tanık beyanları ile sonuca gidilemeyeceği, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının çelişkili olduğu, aradan geçen zamana göre tanıkların tam başlama tarihini hatırlayamayacağı, bordrolardan yer almayan kişilerin tanık olarak dinlendiği, salt tanık beyanları ile sonuca gidilemeyeceği, tanıkların davacı ile birlikte aynı dönem çalışmasının olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından işletilen iş yerinde kuaför olarak 19.05.2017 tarihinde işe başladığı, 28.06.2019 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığı, davalı iş yerinde işe girişinin Kuruma 06.11.2017 tarihinde bildirildiği, 19.05.2017 - 06.11.2017 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığı belirterek Kuruma bildirilmeyen sigortalılık hizmetlerinin tespitini istediği, davalı tarafından dava konusu dönem yönünden davacının deneme süreli çalıştığının beyan edildiği, SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının 19.05.2017 - 06.11.2017 tarihleri arasında Kuruma bildirimi yapılmış çalışmasının mevcut olmadığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden celp edilen belgelerden davacının nizalı dönemde davalı işyerinde geçen çalışmalarını doğrulayan davacı tanıklarından...'in davalı yanında 10.05.2017 - 12.09.2017, ...'ın 24.05.2017 - 01.07.2018 tarihleri arasında staj yaptığı, 2017/5-11 ayları arasındaki dönem bordrolarında adı geçen tanıklar ..., ... ve ...'ın da davacının çalışmalarını doğrulayan beyanlarının bulunduğu, bununla birlikte SGK tarafından gönderilen 2017/5-11 aylarına ilişkin bordro listelerinde davacının da adının geçtiği, bir kısım çalışmaların Kuruma bildirilmiş olması nedeni ile kesintisiz çalışma iddiası karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 19.05.2017 - 06.11.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.