WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2193 E.  ,  2024/3683 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/362 E., 2023/584 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/363 E., 2021/265 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 31.07.2017-27.10.2017 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde "kaynakçı" olarak çalıştığını, davacının davalı işyerinde çalışmaktayken 09.10.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve bu kaza nedeniyle yüzünün sol bölgesinde 5 cm'lik kesi oluştuğunu, iş kazası akabinde Lüleburgaz Bir Nefes Hastanesine götürüldüğünü, ancak yüzündeki yaraya müdahale edebilecek nitelikli bir hekimin olmaması sebebiyle Lüleburgaz Medikent Hastanesine sevk edildiğini, davacıya Medikent Hastanesinde ilk müdahalesinin yapıldığını, yüzünün sol bölümünde açılan derin kesiğin dikildiğini, maddi ve manevi zararların karşılanması için Lüleburgaz İş Mahkemesinde 2020/212 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, SGK'nın davacının geçirmiş olduğu kazayı iş kazası olarak kabul etmediğini, Lüleburgaz İş Mahkemesinin 2020/212 Esas sayılı dosyasında 14.09.2020 tarihinde verilen ara karar gereğince müvekkilinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğuna ilişkin tespit davası açmak için tarafına kesin süre verildiğini belirterek; davacının davalı işyerinde çalışmaktayken 09.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olarak tespitine ve Kurum kayıtlarının bu şekilde düzletilmesine karar verilmesini dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili; davacının şirkette 31.07.2017 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra işten 'kendi rızası dahilinde, şahsi gerekçeleri ile istifa ederek ayrıldığını, şirket nezdinde çalışmakta iken herhangi bir iş kazası geçirmediğini, sözde olay tarihinden 3 yıl sonra ileri sürüldüğünü, davacıya ve çalışanlara iş güvenliği konusunda eğitimlerinin verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, diğer davalının Kuruma iş kazası olduğu iddia edilen kaza olayını bildirmediğini, davacının iş kazasına ilişkin Kuruma bir başvurusunun bulunmadığını, vekil edenin bu yönde bir kararının olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dinlenilen tüm tanık beyanları ve dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığından, davanın kabulüne, davacının davalı Ünversan Kazan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. nezdinde iş sözleşmesine bağlı olarak çalışırken 09.10.2017 tarihinde iş kazası geçirmiş olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili; davacının, davalı şirkette 31.07.2017 tarihinde işçi olarak çalışmaya başlayıp kısa bir süre sonra da işten ''kendi rızası dahilinde, şahsi gerekçeleri ile'' istifa ederek ayrıldığını, istifa dilekçesi ve özlük dosyasının mevcut olduğunu, davacının şirket nezdinde çalışmakta iken herhangi bir iş kazası geçirmediğini, davacının kötü niyetle hareket ettiğini, dinlenmesinden vazgeçilen tanıklar ... ve ...'ın hiçbir adres araştırması gerçekleştirmeden dinlenmesinden vazgeçildiğini, dinlenen tanıkların da olaya ilişkin görgülerinin olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı Kurum vekili; davacının bildirmiş olduğu kazanın davacının çalıştığı iş yeri tarafından Kuruma iş kazası olarak bildirilmediğini, bu sebeple de Kurumca gerçekleşen kazanın iş kazası olarak değerlendirilmeye alınamayacağının açık olduğunu, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde kaza tarihinde davalı iş yerinden hizmetinin bildirilmiş olduğu, davacının 09.10.2017 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak önce Lüleburgaz Bir Nefes Hastanesi'ne götürüldüğü ancak davacının yüzündeki yaraya müdahale edebilecek doktor bulunmaması sebebiyle Lüleburgaz Özel Medikent Hastanesine sevk edildiği, dosyadaki hastane kayıtlarından söz konusu hastaneye 09.07.2017 günü saat 10:58'de giriş kaydının bulunduğu, hastaneye girişinin olay ile aynı gün olduğu, her ne kadar epikriz raporuna göre olayın evde merdivenden düşme olarak kayıtlara geçmiş ise de davacının beyanının iş kazasını gizlemeye yönelik olduğunun açık olduğu, ayrıca olay anını doğrudan gören tanık bulunmamakta ise de iş yerinde çalışan bordrolu tanıkların davacının kaza sonrasındaki yaşadıklarına tanıklık ettikleri ve davacının iş malzemesinin zarar gördüğünü söyledikleri dikkate alındığında olayın Kanun'da tespit edilen şartları sağlayan şekilde iş kazası olduğunun anlaşılması karşısında iş kazasının tespitine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı taraf vekilleri, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hastane kayıtları, dinlenilen tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.