WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2156 E.  ,  2024/2952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2370 E., 2023/2079 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/433 E., 2022/350 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının 09.06.1999 tarihinde Kuruma başvurduğunu ve aynı tarihte isteğe bağlı sigortalılık kapsamında Kuruma tescilinin yapıldığını, davacının 21.07.1999 tarihinde 18.000,00-TL prim ödediğini, 09.11.2018 tarihli dilekçe ile isteğe bağlı sigortalılık kapsamında emeklilik işlemlerinin başlaması için talepte bulunduğunu, Kurumun öngörülen prim bedellerinin eksik yatırıldığı gerekçesiyle 09.06.1999 tarihini giriş sayarak hizmet vermenin mümkün olmadığını bildirdiğini, davacının ilk işe giriş tarihinin Kurum tarafından da tasdik edildiği üzere 09.06.1999 olduğunu beyanla davacının ilk sigorta giriş tarihinin 09.06.1999 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacının 09.06.1999 tarihinde 0682167522 Bağ-Kur no ve 17026 varide numaralı giriş bildirgesi ile Giresun ...'na başvurduğunu ve aynı tarihte isteğe bağlı sigortalılık kapsamında Kuruma tescilinin yapıldığını, davalı Kurumca verilen tüm cevapların "Bağ-Kur'a ilişkin sigortalılığınız 09.06.1999 tarihinden itibaren başlatılmıştır." şeklinde olduğunu, davalı Kurumun davacıya ilişkin yazdığı tüm müzekkerelerde böyle iken sigortalılık başlangıcının 09.06.1999 olamayacağının kabulünün mümkün olmadığını, davalı SGK müzekkereye vermiş olduğu cevapta davacının isteğe bağlı sigortalılık için 09.06.1999 tarihinde tescilinin yapıldığını kabul ettiğini, Bağkur İsteğe Bağlı Sigortalılık Yönetmeliğinin 7 nci maddesi; "İsteğe Bağlı Sigortalılığın Başlaması Madde 7 — İsteğe bağlı sigortalılık, talep dilekçesinin veya isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına girdiği tarihten itibaren başlar." hükmüne haiz olduğunu, takdir edilecektir ki; Yönetmeliğin bu maddesine göre de davacının sigortalılık başlangıcının yani tescil tarihinin 09.06.1999 olduğunu, yönetmelik bu konuda net olup tescili aramadığını, prim ödeme şartını içermediğini, kaldı ki davacının; davalı Kurumun kendisinden ne talep etmişse onu yatırdığını, ayrıca yine Kurumca davacıya yazılan ve dosyada mübrez ekte sundukları yazının 4. sayfasında davacının 30.06.1999 tarih itibariyle borcunun da sıfır olarak göründüğünü, durum böyle iken prim ödemedin diyerek davacının sigortalılığını kabul etmemenin haksızlık olduğunu, giriş kesenek ücretinin 15.174,469 TL olduğu ve davalı Kurumca davacının 18.000 TL yatırdığı kabul edilmişken yatırdığı paradan kalan 2.825,53 TL nin prim olarak kabul edilmemesinin mümkün olamayacağını, davalının prim ücretini hiçbir şekilde davacıdan talep etmemiş olmasının da ilginç olduğunu, Bağ-Kur Sigortalılarının Ödemek Zorunda Bulundukları Primlerin Hesaplanması, Ödenmesi ve Tahsili Usulleri Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinde; "Ödenmemiş primlere uygulanacak gecikme zammı — Sigortalılar tarafından ödenmesi gereken primler süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, primlerin ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten başlamak üzere %10 oranında artırılır. Bu miktara borç ödeninceye kadar gecikilen her ay için ayrıca Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır." şeklinde bir düzenleme varken davacıdan davalı Kurumca hiç talepte bulunulmaması ve sonucunda mahkemenin vermiş olduğu kararın davacıyı mağdur ettiğini söz konusu kararın kaldırılmasının gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; davacı 09.06.1999 tarihinde 6. basamaktan isteğe bağlı Bağ-Kur giriş talebinde bulunmuş, Kurum tarafından 10.06.1999 tarihli yazı ile 15.174.469 TL giriş keseneği, 19.423.320 TL prim borcunu ödemesi konusunda yazı yazılmış, davacı tarafından 21.07.1999 tarihinde 18.000.000 TL ödeme yapılmıştır. Görüldüğü üzere davacı tarafça yapılan prim ödemesi yapılması gereken aylık ödemeyi karşılamamaktadır.

Bununla birlikte dava dilekçesinde isteğe bağlı sigortalılık süresinin tespiti talep edilmemiş, sigortalılık başlangıç tarihinin 09.06.1999 olarak tesciline ilişkin dava açılmıştır. Mahkemece bu hususta beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili; 19.07.2022 tarihli duruşmada talebini açıkça yinelemiştir. 1479 sayılı Kanun sistematiğinde, 506 sayılı Kanun'dan farklı olarak, "sigortalılık başlangıç tarihi" kavramı yer almamakta, sigortalı hak ve yükümlülüklerinde (1479 sayılı Kanun 35 inci ve geçici 10 uncu maddesi, 29 uncu maddesi ile 21 inci maddesi) "primi ödenmiş gün sayısı" geçerli kabul edilmektedir. (Bu yönde Yargıtay 10. HD 2023/673 Esas, 2023/3561 Karar sayılı ilamı)

Belirtilen sebeplerle davanın reddine karar verilmesinde hata olmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; davacının EYT yasasından faydalanacağını, ilgili sürenin Kurumun kabulünde olduğunu, primlerin yatırıldığını davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle isteğe bağlı sigortalılık yönünden bir günlük tespit isteminde hukuki yarar bulunmasına karşılık ilgili dönemde yapılan ödemelerin bir günlük prim ve giriş keseneğini karşılamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.