WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2153 E.  ,  2024/3379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2633 E., 2023/2192 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/12 E., 2022/231 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili davacının 4/a ve ek 6 statüsünde 3072 günü, 4/b statüsünde 990 günü bulunmakta iken, müvekkilinin emekli şartlarını öğrenmek için davalı Kurumdan bilgi aldığında, bu günlerin dışında Kurum tarafından 22.09.2015-18.08.2020 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur günleri verildiğini, bu nedenle ek-6 sigortalılığının iptal edildiğini, davalı Kuruma 02.12.2020 tarihli yazı yazılarak tarım günlerinin iptal edilmesini istediğini, Kurumca 10.12.2020 tarihli cevap yazısı ile olumsuz cevap verildiğini, ancak davalı Kurumun müvekkilinin Tarım Bağ-Kurluğunu 22.09.2015 tarihinden itibaren devam etmesi nedeni ile ek-6 sigortalılığı iptal edilmiş ise de, müvekkilinin 22.09.2015-18.06.2020 tarihler arası Tarım Bağ-Kur faaliyeti olmadığını, var kabul edilse bile müvekkilinin 22.09.2015 tarihinden sonra tarım geliri yasanın öngördüğü limitin altında olup Tarım Bağ-Kurlu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle 22.09.2015 tarihinden sonra tahakkuk ettirilen yeni Tarım Bağ-Kur günlerin ve prim borçlarının iptal edilmesi gerektiğini, ayrıca 22.09.2014 tarihinden itibaren verilen Tarım Bağ-Kur günlerindeki tarım geliri yasanın öngördüğü limitin altında olduğundan, iptal edilen ek-6 sigortalılığın ihya edilmesi gerektiğini, yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 22.09.2015-18.08.2020 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur günlerinin iptaline, aksi yöndeki Kurum kararının iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının şahsi ve sicil dosyaları incelendiğinde davacının davaya konu edilen dönemlere ilişkin Ziraat Odası kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, Ziraat Odası kaydı tarım ve hayvancılıkla uğraşıldığının delili olduğunu, davaya konu edilen dönemlerde ziraat kaydının bulunup halen devam ediyor olmasının açıkça davacının tarımı işi ile iştigal ettiğinin göstergesi olduğunu, davacı yanında aslında bu durumu zimnen kabul ettiğini, dava dilekçesinde davacının tarım işi ile uğraşsa bile yasanın belirlediği sınırın altında olduğunu beyan ettiğini, Yasanın belirlediği sınırın altında kalıp kalmadığının belirlenmesi için davacının taşınmazlarının belirlenip, keşif yapılıp rapor aldırılması gerektiğini, müvekkili Kurumun yaptığı işlerin bu manada hukuki olduğunu, davacının ziraat kaydı ortada iken, 5510 sayılı Kanun'un amir hükmü gereği davacının 4/1-b bendi tabi sigortalılığa tabi olduğunu, Ek-6 sigortalılığının iptal edilerek aynı dönem için tarım bağ-kurlu kabul edilmesinde mevzuata aykırı bir durum olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının 30.09.2015-18.06.2020 tarihleri arası ek 6 sigortalılığının iptal edilerek 22.09.2015-18.06.2020 tarihleri arasında geçen sürenin Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalı yapıldığı, davacı 22.09.2015-18.06.2020 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur gelir yasasında belirtilecek şekilde tarım faaliyetinin olmadığını bu nedenle Tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile aksi yöndeki Kurum kararının iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davacının Araklı Ziraat Odası Başkanlığına 10.04.2006 tarihinde kayıt olduğu, 18.06.2020 tarihinde muafiyet belgesi aldığı, davacının Ziraat Odası kaydına istinaden davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali talebinin kabul edilmediği anlaşılmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 6 maddesinde sigortalı sayılmayanların belirtildiği I bendinde " Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar ( tarım işçisi) hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar" sayılmış, Mahkememizce aldırılan bilirkişi tarafından düzenlenen 25.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının üzerine kayıtlı taşınmazların (tarım arazileri) 22.01.2016-22.01.2021 tarihleri arasındaki davacının hissesine düşen gelir hesabının yapıldığı, Ziraat Odaları Birliğine yazı yazılarak mahkememizce alınan 25/03/2022 tarihli teknik rapordaki hesaba göre davacının muafiyet kapsamında bulunup bulunmadığı hususunda mahkemeye görüş bildirilmesinin istendiği ve davacının muafiyet kapsamında kaldığının bildirildiği yani 22.09.2015-18.06.2020 tarihleri arası davacının tarımdan elde ettiği kazanç miktarı nedeniyle sigortalı sayılmayanlardan olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle;
"davacının davasının kabulü ile;
a-)Davacının 22 Eylül 2015-18 Haziran 2020 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalı olmadığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının tarım ve hayvancılık işi ile iştigal ettiğini, Araklı Ziraat Odası Başkanlığına 10.04.2006 tarihinde kayıt olduğunu,18.06.2020 tarihinde muafiyet belgesi aldığını, davacının ziraat odası kaydı sebebiyle tarım bağ-kurlu olduğu aşikar ve davacı bu hususu teyit etmişken, davacının var olan taşınmazlar üzerinde yapılan keşif ve devamında alınan raporda tarımsal faaliyetin yasanın belirlediği sınırın altında olduğu ve oda görüşünün de bu yönde olduğu gerekçe yapılarak Tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile ek-6 günlerinin ihyası yönünde verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının 22.09.2015-18.06.2020 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalılığının ve aksi yöndeki kurum işleminin iptalini talep ettiği, dava açılmadan önce kuruma başvurulduğu, niza konusu dönemde davacının yıllık tarımsal faaliyetlerinin gelirlerinden faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarların aylık ortalamalarının prime esas günlük kazanç alt sınırlarının bilirkişi raporuyla belirlendiği, Ziraat Odasınca davacının gelirinin muafiyet kapsamına girdiğinin bildirilmiş olması da nazara alındığında 5510 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığın iptaline karar verilmiş olmasının ve aksine kurum işleminin iptal edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 22.09.2015-18.06.2020 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un ek 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.