WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2146 E.  ,  2024/3581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/309 E., 2023/221 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan işverene ait işyerinde 01.07.2003 – 10.02.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı ... Aliminyum Demir Doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 10.02.2005 tarihinde işe başladığını, bu tarihten itibaren sigorta bildiriminin yapılarak primlerinin ödendiğini, 10.02.2005 tarihinden önce davalı işyerinde çalışması bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.02.2015 tarih ve 2013/857 - 2015/335 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarih ve 2016/5428-2017/6817 E.K. sayılı ilamı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ihtilaflı dönemde çalışmasının bulunmadığı, ihtilaflı dönemin hemen sonrasında 10.02.2005-24.03.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davalı işyerinin ise 01.01.1999-01.01.2015 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu, işyeri dönem bordrolarının gönderildiği, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, somut olayda, ihtilaflı dönemin tamamını kapsar şekilde yeteri kadar bordro tanığı dinlemeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılacak işin, uyuşmazlık konusu dönemin tamamını kapsar şekilde ve özellikle davacının çalıştığı bölümde çalışan kayıtlı bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanığı bulunmadığı ya da beyanı ile yetinilmediği durumda ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.10.2023 tarih ve 2017/309-2023/221 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dinlenen tanıkların beyanları incelendiğinde, davacının tespit istediği döneme ilişkin davalı işyerinde çalıştığına yönelik yeterli kanaate ulaşılamadığı, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen komşu işyerlerinin çalışanlarının tespiti için yazılan müzekkerelere olumsuz yanıt verildiği, davacının iddialarını ispatlamaya yeterli delillerinin bulunmadığı ve davanın sübutu konusunda Mahkemede olumlu bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile çalışma olgusunun ispatlandığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK Başkanlığı vekili; işbu davada Kurumun davalı konumunda olduğunu, davanın reddine karar verildiğinden Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu yönüyle düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi Kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.

İnceleme konusu eldeki davanın 11.06.2013 tarihinde açıldığı, Kurumun işbu davada davalı sıfatın haiz olduğu belirgin olduğundan, fer'i müdahil olarak karar başlığında yer alması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde değildir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Mahkemenin gerekçeli karar başlığında yer alan "fer'i müdahil" ibaresinin silinerek yerine ''davalı" ibaresinin yazılmasına,

2-Hüküm fıkrasının (3) ve (6) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılmasına,

3-Hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin silinerek yerine, "Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.