WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2139 E.  ,  2024/3506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1479 E., 2023/1751 K.
KARAR : Davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/440 E., 2021/149 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurularak davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işveren ...’ya ait ticari taksi işletmesinde 35 T 5378 plakalı araçta ve davalıya ait 1480827.35.01 sayılı işyerinde 28.06.2013 – 27.09.2017 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak devamlı ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalıştığına dair Kurum kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, Kurum kayıtlarının resmi belge vasfında olduğu, aksinin ancak yazılı deliller,ücret bordroları ve sair nitelikteki belgeler ile ispat edilebileceği, talep konusu dönem içinde farklı işyeri numaralarının olduğunu ve bu işyerlerinin araştırılması -incelenmesi gerektiği, çalışma iddiasının soyut nitelikte olduğu, dava konusu istemin sadece tanık ile ispatlanmasının mümkün olmadığı ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre kapsamına girdiği, davacının 35 T 5378 plakalı ticari takside sürekli ve kesintisiz bir çalışması olmadığı, iddia konusu dönemde herhangi bir trafik cezası bulunmadığı, davacının davalı işverene ait 35 T 5378 plakalı ticari takside yedekçi olarak çalıştığı, yedekçi olarak çalıştığı için çalıştığı sürelerde de sigorta bildiriminin yapıldığı ve primlerinin eksiksiz ödendiği, davacının talep konusu dönemde Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacı ile davalı işveren arasında hizmet akti unsurları olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... aşamalarda davacının 5378 ve 6130 plaka sayılı araçların sorumlusu olduğunun tanık beyanlarından anlaşılabileceği, tanıkların aynı zamanda davacının limit usulü çalıştığını beyan ettikleri, bu tür çalışmanın kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma niteliğinde olduğu, ekonomik riskin davacıya ait olduğu ve hizmet akdi unsurlarını oluşmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; yazılı tespitler, dinlenen tanık beyanları ve dosyaya celbedilen resmi belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında hukuki ilişkinin hasılat kirası olduğu, davacı ile davalılar arasındaki hukuki ilişkide hizmet akdinin yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile taksi işletmesi sahibi arasında hasılat "ürün" kirası sözleşmesi olmadığı, taksi sahibinin, taksisini davacıya herhangi bir kira sözleşmesi ile teslim etmediği, şoför olarak "limit" sistemi ile çalıştırmak üzere verdiği, ürün kirası ile arasında hiçbir bağ bulunmadığı, tüm dosya içeriği ve tanık beyanları davacının çalışmasının hizmet akdine bağlı bir çalışma olduğunu hiç bir şüpheye yer vermeyecek biçimde gösterdiği, davalı işverenin, taksisini davacıya bir bedel karşılığında kiraya vermediği, çalıştırarak kendisine hizmet etmesi için verdiği, işverene şoför olarak hizmet ettiğix iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilgi ve görgülerine başvurulan, komşu taksi işletmesi işyerinde 14.12.2011 – 10.04.2014 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı kayıtlardan anlaşılan ... ve 01.10.2011 – 31.05.2018 tarihleri arasında şoför olarak çalışan ... beyanları ile davalıya ait işyerinde davacının sigortalılık bildirimi yapılmayan dönemde çalıştığı anlaşılan bordro tanıklarından özellikle ..., ..., ... ve ...'ın davacının kendi çalıştıkları dönemde davalı işverene ait ticari takside devamlı ve kesintisiz çalıştığı yönündeki ayrıntılı beyanları ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 35 T 5378 plakalı aracın trafik cezalarına ilişkin 12.01.2018 tarihli yazısında davacıya 19.12.2013 tarihinde trafik cezası (yüze karşı) kesildiği bildirildiği, ancak bu dönemde 19.12.2013 tarihinde davacının bildiriminin bulunmadığı, çalışma iddiasına konu ticari takside olağan iş ve çalışma koşullarına göre iki şoför çalışması gerektiği halde dönem bordrolarında bildirilmeyen dönemde bir sigortalının bulunduğu gözetildiğinde, davacının 28.06.2013 – 29.07.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak devamlı ve kesintisiz çalıştığı, bu kapsamda belirlenen hizmet süresinin aşağıdaki gibi olduğunu kabul etmek gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda davayı reddeden mahkeme kararının hatalı olduğu, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, davalı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan ...'nın dahili dava yöntemiyle davalı konumuna getirilmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 20.04.2021 tarih, 2017/440 Esas ve 2021/149 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... hakkındaki davanın kabulü ile, davacının davalı ...’ya ait 1480837.35 sicil sayılı ticari taksi işletmesi işyerinde 28.06.2013 – 27.09.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1533 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 76 günlük kısmının Kuruma bildirildiği, 1457 günlük kısmının bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesinin değerlendirmesinin eksik ve hatalı olup söz konusu kararın bozulması gerekmektetiği, Yerel Mahkemenin kararının usule ve hukuka uygun olmakla dosya kapsamında toplanan deliller ile taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı ve taraflar arasında ürün hasılat kira ilişkisi bulunduğunun sabit olduğu, davalıya ait 35 T 5378 plakalı ticari taksinin ... ile ... (...)da kirada olup davacı yan kiracı yanında sözde çalışmasını yerine getirdiğinden işbu davanın tarafı ..., ... (...) olup davalının işbu davada taraf sıfatı bulunmadığı, davacı ile aralarında hizmet akdi unsurları bulunmadığı, bu kapsamda bağımılılık unsurlarının gerçekleşmediği, ekonomik riskin davacı üzerinde olduğu, fiili çalışmanın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz istemin bulunmuştur.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıkların sürekli ve kesintisiz çalışmadan söz etmedikleri, fiili çalışma olgusunun bulunmadığı, tanıkların beyanlarının yetersiz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalılar nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 28.06.2013 - 27.09.2017 tarihleri arasında tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

2. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

3. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

4. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
"
5. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."

3. Değerlendirme
1. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Somut olayda, davacı davalılardan ...'ya ait ticari taksi işletmesinde 35 T 5378 plakalı araçta 28.06.2013 - 27.09.2017 tarihleri arasında hizmet akdine tabi şoför olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının 28.06.2013 - 02.09.2013 ve 10.07.2015 - 20.07.2015 tarihleri arasındaki çalışmaları davalılardan ... tarafından bildirmiştir. Ancak bir kısım tanıkların taksinin ... şirketine ait olduğunu beyan etmesi üzerine ...'ya usulüne uygun olarak husumet yöneltilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile davacının davalılardan ... nezdinde talebe konu sürede hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki davacının çalışmalarının hangi işveren nezdinde geçtiği şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmemiştir.

4. Davacının şoför olarak çalıştığını iddia ettiği 35 T 5378 plaka sayılı taksi hakkında davalılar ... ile ... arasında 07.07.2009 tarihli adi yazılı kira sözleşmesi düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı ... 03.09.2020 tarihli duruşmadaki beyanlarında anılan sözleşmenin feshedilmediğini, söz konusu aracın halen kendi uhdesinde bulunduğunu ve şirketi tarafından işletildiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesinin araştırmalarında davalı ...'e ait şirket kayıtlarına ulaşılamamıştır. Ancak ... adına tescilli iş yeri bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.

5. Mahkemece, ... adına kayıtlı iş yeri ve vergi kayıtları araştırılmalı, gerekirse ...'nın yeniden beyanı alınmalı, aracın sigorta primleri ile vergilerini kimin ödediği belirlenmeli, araç üzerinden tasarruf ve işletme yetkisinin ...'nın elinde olup olmadığı irdelenmeli, davalı ...'nın yurtdışında yaşadığı iddia edildiği nazara alınarak davalılar arasındaki ilişkinin niteliği araştırılmalı, gerçek işveren tespit edilmelidir. Böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.