10. Hukuk Dairesi 2024/2092 E. , 2024/4787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2379 E., 2023/2189 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/57 E., 2023/204 K
Taraflar arasındaki malul olduğunun ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili, davacıların murisinin davalı Kurum sigortalısı olarak çalışmakta iken maluliyet maaşına hak kazandığını, davalı Kurumca yapıldığı iddia edilen bir soruşturma sonucunda raporun sahte olduğu gerekçesiyle maaşının ve emekliliğinin iptal edildiğini, bu işlemin usul ve yasaya uygun olmadığını, sahte olduğu iddia edilen raporun bizzat Kurumun hastanesinden alındığını, raporun idari bir işlem olup idarece iptalinin mümkün olmadığını, ancak veren makam ya da mahkemece iptalinin mümkün olduğunu, dava konusu olayda böyle bir çalışma olmadığını, buna rağmen rapor sahte addedilerek emekliliğin iptalinin doğru olmadığını, kaldı ki raporun sağlık derecesi kuşkulu ise daha üst bir kurumdan bu raporun teyit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davacının emekliliğinin iptaline ilişkin işlemin iptaline ve davacının emeklilik maaşının ödenmesine devam edilmesine, iptali nedeniyle ödenmeyen maaşların da toptan ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, dava konusu işlemle ilgili Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davanın reddi gerektiğini, zira çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiği iddiasıyla malulen emekli olmak için Sağlık ve Maluliyet İşlemleri Dairesi Başkanlığına müracaat eden 17259777 sigorta sicil numaralı ...'ın SSK Trabzon Hastanesinde muayenesi sonucu düzenlenen 09.07.1999 tarih ve 770 sayılı Sağlık Kurulu raporunun SS Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre değerlendirilerek anılan Tüzüğün 3 üncü bölüm 10 uncu maddesinin D/36 fıkrası hükmünce çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiğine ve 01.10.2000 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiğini, ilgili sigortalının SSK Trabzon Hastanesinde kontrol muayenesi sonucu düzenlenen 07.02.2001 tarih ve 187 sayılı Sağlık Kurulu raporunun aynı şekilde değerlendirilerek çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiği, yardıma muhtaç olmadığı, kontrolü gerekmediği sonucuna varıldığını, ancak Kurumun Başkanlık Müfettişliği tarafından düzenlenen 01.07.2002 tarih ve 4 sayılı soruşturma raporu sonucunda malullük aylığı almakta olan ...'ın sahte rapor aldığı tespit edildiğinden, aylıkların başlangıç tarihinden itibaren iptal edildiğini ve bu rapor gereğince aylıklarının durdurulduğunu, aylıklarının iptali sebebiyle 01.10.1999 - 18.11.2001 süresinde davacıya fuzulen ödenen 3.030.161.174 TL'nin ödeme tarihinden itibaren tahsilini teminen davalı aleyhine Trabzon İş Mahkemesinin 2002/803 Esas sayılı davanın açıldığını, ayrıca söz konusu olayla ilgili yapılan suç duyurusu neticesinde Cumhuriyet Başsavcılığının 2002/5374 sayılı soruşturmanın açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya muhteviyatı birlikte değerlendirildiğinde; SGK Başkanlık Müfettişi ... tarafından düzenlenen 01.07.2002 tarih ve 4 nolu raporda davacıya maluliyet aylığı ödenmesine esas raporların sahte olduğunun somut dayanaklarıyla birlikte belirtildiği, Kurum müfettişince yapılan tespitlerin değerlendirilebilmesi, dava ve maluliyet aylığı ödenen tarihler itibariyle davalının maluliyetinin tespiti için davacı hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporda davacının çalışma gücünün ⅔’ünü kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının mütalaa edildiği, Kurum müfettişince düzenlenen raporda davacıya maluliyet ödemesine dayanak oluşturan tıbbi belgelerin gerçek dışı olduğuna dair somut değerlendirmeler bulunduğu, sonuç itibariyle, davacının ödeme tarihinde ve sonrasında maluliyet aylığı almaya hak kazanacak düzeyde maluliyetinin bulunduğu tespit edilemediği, bu nedenle davacıya yapılan maluliyet aylığı ödemesinin yersiz ödeme olduğu sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, yargılamaya 2003 tarihinde başlandığını, çok uzun süre sahte rapor düzenlenmek suretiyle gerçeğe aykırı şekilde maluliyet nedeniyle emekli olma ... sağlandığına yönelik yargılama yapılan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/355 Esas sayılı dosyasının beklendiğini ve nihayetinde söz konusu dosyada düşme kararı verilerek kararın kesinleştiğini, söz konusu dosyadan müveveffaya herhangi bir ceza verilmediği gibi maluliyet aylığı almaya hak kazandığı raporların sahte olduğuna ilişkin bir tespitin de yapılamadığını, bunun üzerine dosyanın Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderildiğini, İhtisas Kurulu, KTÜ Tıp Fakültesinin 01.06.1999 tarihli ekokardiyografisi, 02.06.1999 tarihli epikriz raporu, 02.06.1999 tarihli raporu, SSK Trabzon Hastanesi'nin 09.07.1999 tarihli sağlık kurulu raporu, SGK Sağlık Dairesi Başkanlığının 09.07.1999 tarih ve 770 numaralı raporu, KTÜ Tıp Fakültesi'nin 10.11.2000 giriş - 13.11.2000 çıkış tarihli raporu, SSK Trabzon Hastanesi'nin 07.02.2001 tarihli Sağlık Kurulu raporu, SGK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğünün 05.04.2001 tarihli raporu ve dosyada mevcut bulunan filmler incelenerek düzenlenen 02.08.2019 tarihli raporda müvekkillerin murisinin çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybettiğinin ve malul sayılması gerektiği kanaatine varıldığını, davalı tarafça söz konusu rapora itiraz edilmesi üzerine Mahkemece dosyanın bu kere Adlî Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilmesi yönünde ara karar kurulduğunu, 24.12.2019 tarihinde Adlî Tıp Kurumu tarafından gönderilen cevabi yazıda "İlgi yazınızla gönderilen dosyanın tarafımızca tetkikinde; 3. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 24.07.2019 tarihli 12747 karar nolu Mütalaasının kişinin mahallinde yapılmış olan muayenesi ve diğer tıbbi belgelerinin değerlendirilmesi sonucunda tespit edilen arızalarının 31.05.1985 tarih ve 85/9529 karar sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri Çerçevesinde değerlendirilmesi ile düzenlenmiş olduğu, davalı vekilince itirazların Adlî Tıp Üst Kurullarının görev tanımlarını yapan Adlî Tıp Kurumu Kanunu'nun ilgili maddelerine uyar şekilde Adlî Tıp İkinci Üst Kurulunca değerlendirmeyi gerektirecek ölçütlerin hiçbirini karşılamadığı, SGK, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adlî Tıp Kurumu 3. Adlî Tıp İhtisas Kurulu mütalaalarının aynı yönde olduğu, aralarında çelişki olmadığı, bununla birlikte bir kısım raporların sahte olduğu belirtildiğinden, hangi raporların sahte olduğunun belirlenmesi ve bu yeni durumda öncelikle Adlî Tıp Kurumu Üçüncü Adlî Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınması yeterince kanaat verici bulunmaması veya çelişki oluşması durumunda yeni hususlarda 2. üst kuruldan tekrar görüş istenebileceği, dosyanın bu haliyle Cumhurbaşkanlığının 4 sayılı kararnamesinin 16. maddesi 1 nolu fıkrası kapsamında değerlendirilmediğinden İkinci Üst Kurulu gündemine alınmasını gerektirecek özellikler taşımadığı, bu nedenle dosyanızın, hiçbir işleme tabi tutulmaksızın yazımız ekinde iade edildiği" denilmek suretiyle Adlî Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 02.08.2019 tarihli raporda tespit edilen müvekkillerin murisinin çalışma gücünün en az 2/3'ünü kaybettiği ve malul sayılması gerektiği kanaatinin doğru olduğunu, rapor öncesinde kişinin mahallinde bizzat muayene edildiğini ve verilen raporun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu mütalaasıyla aynı doğrultuda olduğunun vurgulandığını, Adlî Tıp Kurumu tarafından gönderilen 24.12.2019 tarihli yazı cevabına rağmen Mahkemece 22.12.2020 tarihli celsenin 1 no.lu ara kararında ceza dosyasında bulunan 01.07.2002 tarihli soruşturma raporu ve eklerine göre yeniden rapor aldırmak üzere dosya Adlî Tıp Kurumu 3. Adli İhtisas Dairesine gönderildiğini, Mahkeme ara kararına göre yeniden dosyayı inceleyen Adlî Tıp Kurumu 3. Adli İhtisas Dairesi 01.02.2021 tarihinde verdiği raporda "02.06.1999 tarihli, 13355 sayılı ve 13.11.2000 tarihli 16978 sayılı her iki üniversite raporunun ve 13.11.2000 tarihli üniversite raporunun ekinde getirilen 10.11.2000 tarihli eko raporunun sahte olduğu bildirilmekle diğer belgelere göre kişinin çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmemiş olduğu, malul sayılmayacağı" şeklindeki önceki raporuna tamamen aykırı bir rapor düzenlediğini, söz konusu rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş olup bu dilekçede müvekkilin malul sayılması gerektiğine ilişkin 3. İhtisas Kurulunun 02.08.2019 tarihli önceki raporunda müvekkilin mahallinde bizzat muayene dahi edildiği, bununla beraber Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporunun bu raporu destekler mahiyette olduğu ve sahte olarak nitelendirilen raporlara ilişkin sürdürülen ceza yargılamasında düşme kararı verildiği, bu sebeple söz konusu raporların sahteliğine ilişkin Mahkemece bir tespit yapılmadığı hususlarının vurgulandığını, aynı dairenin birbirinden tamamen farklı raporları üzerine dosyanın Mahkemece bu kere Adlî Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderilmiş olup, buradan aldırılan 03.11.2022 tarihli raporda da sahte olduğu iddia edilen raporlar dikkate alınarak kişinin çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmemiş olduğu ve malul sayılmayacağı yönündeki görüşün değişmediğini, söz konusu rapora karşı da 07.12.2022 tarihinde itiraz dilekçesi sunulmuş olup, dilekçe sonrasında itiraz ettikleri yönlerden yeniden rapor alınmasına karar verildiğini, Mahkeme ara kararında "Kurulunuz tarafından düzenlenen 06.10.2022 tarihli raporun sonuç ve değerlendirme kısmının gerekçesi olmadığından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca verilen raporlar arasında çelişkinin giderilerek tartışılması, ayrıca dosya içerisinde yer alan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/355 Esas sayılı dosyasına konu olan raporların sahte olduklarının ... olmadığı da gözetilerek" rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, gelen üst Kurul raporunda bu ara kararların hiçbirinin karşılanmadığını , daha önce aynı kuruldan aldırılan 06.10.2022 tarihli raporun "Kes-kopyala-yapıştır" şeklinde tekrar edildiğini, bu kapsamda itiraz edilen raporlar ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve Adlî Tıp Kurumu 3. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 02.08.2019 tarihli raporları arasında çok ciddi farklar bulunmakta olup, bu farkın nereden kaynaklandığı ve aradaki çelişkilerin giderilmesi noktasında da raporda hiçbir açıklama yer almadığını, aynı kurul tarafından oluşturularak 06.10.2022 tarihli raporda bu çelişki Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/355 Esas sayılı dosyası içerisinde yer alan rapor ve grafilerin sahte sayılmasına bağlanmış olup, ara kararda mahkeme dosyasında yer alan raporların sahteliğinin ispatlanamadığı yönündeki gerekçe karşısında, bu raporlar dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gibi raporda bu hususta açıklama dahi yer almadığını, Mahkeme ara kararına göre ceza dosyasında yer alan raporların sahteliği ispatlanamadığından bu raporlarında incelemeye dahil edilmesi gerektiğini, bu durumda olumsuz rapor veren Adlî Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu ile olumlu rapor veren Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Adlî Tıp Kurumu 3. Adlî Tıp İhtisas Kurulu aynı rapor, aynı grafi ve aynı epikriz raporlarını incelemesine rağmen birbirlerine tamamen zıt iki görüş bildirilmediğini, aradaki farkın Adlî Tıp Kurumu tarafından bazı raporların "Sahte" olarak nitelendirilmesi ve bunlar yönünden bir değerlendirme yapmamasından kaynaklandığı Kurulun 06.10.2022 tarihli raporda yer alan açıklamasından anlaşılmakta olup, raporların sahteliğinin ispatlanmadığı ve bu sebeple değerlendirilmeye alınması gerektiği yönündeki Mahkeme ara kararına ve raporların sahteliğine ilişkin yürütülen Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/355 Esas sayılı dosyasındaki düşme kararına rağmen Adlî Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından bu hususlara aykırı bir yorum yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, dosya kapsamına göre Adlî Tıp Kurumu dosyada yer alan raporların bazılarını "Sahte" olduğu gerekçesiyle dikkate almaması keyfiyetine sahip olmadığını, raporlar arasındaki çelişki dikkate alınarak, bu aşamada Adlî Tıp Kurumunun ihtilafı çözme noktasında dosyaya bir katkı sunamayacağının açık olduğunu, bu sebeple dosyada bulunan tüm raporların ve bunlar dışında müvekkillerin murisine ait tüm teşhis, film, ekokardiyografi, epikrizlerin dikkate alındığı uzlaştırıcı bir rapor alınması gerektiğini ve bu konuda üniversitelerden seçilecek uzmanların oluşturduğu bir heyetten faydalanılması gerektiği açık olmasına rağmen, çelişkili Adlî Tıp Kurumu raporuna göre verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında SGK Başkanlık müfettişi tarafından düzenlenen 01.07.2002 tarih ve 4 nolu raporda müteveffanın maluliyetinin belirlenmesinde dikkate alınan 02.06.1999 tarihli, 13355 sayılı ve 13.11.2000 tarihli 16978 sayılı her iki üniversite raporunun ve 13.11.2000 tarihli üniversite raporunun ekinde getirilen 10.11.2000 tarihli eko raporunun sahte olduğunun tespit edilmiş olması,Adlî Tıp Kurulu 2. Üst kurulu raporları birlikte değerlendirildiğinde, müteveffanın olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri muvacehesinde çalışma gücünün ⅔’ünü kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların murisinin malul olduğunun ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 25, 95 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!