WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2085 E.  ,  2024/3776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/988 E., 2023/2046 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/162 E., 2021/856 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.03.2008 kesinleşme tarihli Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/879 Esas, 2007/1550 Karar sayılı kararı ile dava dışı eski eşinden boşandığı, davacının babasının ölüm tarihinden sonraki ilk ay başlangıcı olan 01.09.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya başladığı, davacının davalı Kurumdan babası ... sayesinde ölüm aylığı aldığı ancak Şubat 2020 denetim raporuna istinaden aylığının kesildiği, davacının ... ile muvazaalı boşanma gerçekleştirmediği, boşanmadan 7 yıl sonra davacının babasına kanser teşhisi konulduğu ve kısa bir süre sonra vefat ettiği, davacının aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların davacıya borç olarak tahakkuk ettirilmesi için kanuni ve hukuki hiçbir sebep söz konusu olmadığı, davalı Kurumun işleminin usulsüz ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine ve davalı Kuruma 37.784,62 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın usul ve esas bakımından yasaya aykırı olduğu ve reddi gerektiği, Kurum denetmen yardımcısı tarafından yapılan araştırmalarda davacının "... Sok. No:23/4 Esenyurt/İstanbul" olan ikamet adresine gidilerek çevre soruşturması yapıldığı, davacının komşusu ile yapılan görüşmede çiftin boşandıklarını bilmediğini, çiftin birlikte yaşadığı ancak ...'nın hapse girdiğini duyduğunu, 5-6 aydır görmediğinin bilgisi edinildiği, davacının Esenyurt SGK'ya verdiği 07.10.2019 tarihli beyanında aynı adreste ikamet ediyorken boşandıklarını söylediği, KPS kayıtlarından yapılan incelemede davacının 15.07.2009 tarihi itibariyle "... Sok. No:23/4 Esenyurt/İstanbul" adresinde ikamet ettiği tespit edildiği, MEDULA kayıtlarından yapılan incelemede davacı ile boşandığı eşinin aynı gün İstanbul Kanuni ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayene olduklarının tespit edildiği belirtilerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların tanık listesinde sundukları tanıklardan hiç birisinin müvekkili ile eski eşinin boşandıktan sonra birlikte olduklarına dair beyan vermediğini, hiç bir zaman bir araya gelmediklerini söylediklerini, Yargıtay ilamında da belirtilen müvekkilinin Osmangazi Mahallesinde ve davalının ikamet adresi olan Kabataş ilçesi Hoşkadem Mahallesinde 2008 yılından itibaren görev yapan tüm muhtar ve azaların tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulduğunu, müvekkilinin İstanbul ilinde yaşadığı ve fındık zamanında Hoşkadem Mahallesine gittiğini, eski eşi olan ...'in ise Hoşkadem Mahallesine hiç gitmediğinin ortada olduğunu, tanık beyanları ile ispat edilen davalarının tek taraflı hazırlanan denetmen raporunun gerçeği uygun olduğuna yönelik gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.