10. Hukuk Dairesi 2024/2080 E. , 2024/2778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/106 E., 2023/301 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.1997 tarihinden 02.06.2010 tarihine kadar davalılardan ...'ye ait ... Ekmek Fabrikasında işçi olarak sürekli ve kesintisiz çalışmasına rağmen 01.09.2006 tarihinde sigorta yapıldığı, senelik izin de kullandırılmadığı, daha sonra binanın yıkılması nedeni ile işten çıkartıldığı, davacıya ihbar, kıdem tazminatları mesai ücretleri ve izin ücretlerinin alacaklarının verilmediği iddiasıyla 1.000,00 TLlik alacaklarının tahsiline ve 01.04.1997 - 01.09.2006 tarihleri arasında davacının sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İşçilik alacaklarının tahsiline ilişkin istem tefrik edilerek başka esasa kaydedilmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaların alacak ve tespit yönünden ayrılması, Kurumun davalı sıfatı bulunmadığı, Kurum ile davacı arasında bir hizmet akdi olmadığından hizmet tespiti yönünden de yasal dayanağı olmadığı, kesintisiz çalışmanın yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, davacının çalışmalarının bir hizmet akdine dayalı gerçek çalışma olup olmadığının araştırılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait iş yerinde iddia edildiği gibi kesintisiz çalışmadığı, iş yerinde 01.09.2006 tarihinde işe girdiği daha sonrada işe son verildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 23.02.2016 tarihli ve 2013/991 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararla dava, cevap, dinlenilen bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davacının davalı iş yerindeki işe girişinin 01.04.1997 tarihinde olduğu bu tarihden 01.09.2006 tarihine kadar askerde olduğu 21.11.1999 - 21.05.2001 tarihleri arası ve bu askerliğe gidiş ve gidiş öncesi ve dönüş sonrası makul süreler olarak kabul edilen dışlanan dönemler haricinde davacının iş yerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığı kanaati oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının ...'ye ait Zeytinlik M. Unkapanı C. N:121 İlkadım/Samsun adresinde faaliyet göstermiş 40365.55 numaralı iş yerinde günün asgari ücreti ile 01.04.1997 - 15.10.1999, 01.06.2001 - 01.09.2006 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak 5510 sayılı yasanın 4/a (mülga 506 sayılı yasanın 79) maddesi kapsamında hizmet sözleşmesi ile çalıştığının tespitine, tespit talebinin geri kalanının reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.02.2016 tarihli ve 2013/991 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 07.06.2016 tarihli ve 2016/6474 Esas, 2016/9515 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Somut olayda, davacının 01.04.1997 - 01.09.2006 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde pişirimci ve fırın ustası olarak çalıştığının tespitini istediği davada, gelen yazı cevaplarından; davalı işveren tarafından Kuruma 01.09.2006 - 02.06.2010 tarihleri arasında bildirimde bulunulduğu, talep döneminde davalı işyerinin kapsamda bulunup faal olduğu ve davacının anılan dönem yönünden başkaca işyerinde çalışması bulunmadığı; 21.11.1999 sevk ve 21.05.2001 terhis olmak üzere askerlik ödevinin ifa edildiği ve neticeten makul olarak kabulü mümkün zaman dilimi, askerlik süresine eklenmek suretiyle, dinlenen tanık beyanlarına göre davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme, davaya konu edilen işyerinin gıda sektöründe faaliyet gösteren üretim yeri olduğu dikkate alındığında karar vermeye yeterli ve elverişli görülmemektedir. Davacının çalışmasının gerçekliği, işin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, davaya konu fırın gibi gıda işyerlerinin bağlı olduğu belediyelerin ve Bakanlığın ilgili birimleri tarafından başlangıçta ve belirli periyotlar ile denetime tabi tutulmalarının, sağlık taraması yapılması gerektiğinin yasal zorunluluk olduğu gözetilerek, bu yönde kapsamlı ve titiz bir araştırma yapılarak işyeri ile ilgili olarak tanzim edilmiş tutanaklar ile çalışanlara ilişkin bilgilerin bulunduğu belgeler temin edilerek, davacının hizmet süresi irdelenmeli, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından 22.01.2019 tarihli ve 2016/314 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararla dosya kapsamında dinlenmiş tanık ifadelerine bakıldığında, tanıklardan ...'nin 2004 yılının 9. ayında ...'ye ait işyerinde çalışmaya başladığını belirttiği, davacının ise aynı işyerinde çalışmakta olduğu, kendisinin ayrıldığı tarihe kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde davacı ile çalıştığını belirttiği, 2004 yılının dönem bordrolarına bakıldığında ... ünvanlı işyerinde ...'nin çalışmış olduğunun anlaşıldığı, mahkemece tanık ifadelerine bakıldığında tanık ifadelerinin birbiri ile tutarlı olduğu, Yargıtay bozma ilamı neticesinde Samsun Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne yazılan müzekkereyle, Kurumdan davalı iş yerine ait, 1997-2006 tarihleri arasındaki işyerinin açılış kapanış bilgileri ile işyeri hakkında yapıldığı, tüm denetim ve sağlık taramasına ilişkin kayıt ve belgelerin araştırılarak mahkemeye gönderilmesi istendiği, gelen cevabi yazıda davalı iş yerine ait kayıtların, 07.09.2007 tarihinden başladığı ve 05.09.2012 tarihinde değişikliğe uğradığı, halen ...Ekmek fırının, ... ünvanı ile devam ettiği, İlkadım Belediye Başkanlığına müzekkere yazıldığı, işyeri hakkında tüm sağlık taramasına ve denetimine ilişkin kayıt ve belgelerin mahkemeye gönderilmesi istenmiş olup, Kurumdan gelen cevabi yazıda 28.05.1986 tarih 3484/72 kayıt numaralı Ekmek Fırının işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olduğunun belirtildiği, sağlık taraması ile ilgili ise herhangi bir belgeye sahip olunamadığının ifade edildiği, İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, davalı işyerinin 28.05.2006 tarihinde ruhsat aldığı ve müessese sahibinin ... olduğunun belgelerde yer aldığının görüldüğü, dinlenen tanık beyanları ve dosyaya gelen sigorta hizmet cetvelleri ve dönem bordrolarına bakıldığında, davacının 01.09.1997 tarihinde çalışmaya başladığının, 15.10.1999 tarihinde askerlik nedeniyle işten ayrıldığının, 01.06.2001 tarihinde tekrar davalı işyerinde çalıştığının anlaşıldığı, bunun da tanık ifadeleri ile desteklendiğine kanaat getirildiği, fakat davacının askerlik döneminde çalışmasından dolayı tespit talebinin hak düşürücü süreye uğraması söz konusu olmasa da davacının 13.03.2002 - 18.12.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının dosya bütün olarak değerlendirildiğinde ispat edilememesinden dolayı 13.03.2002 tarihi ve öncesi dönemlerinin hak düşürücü süreye uğradığına kanaat getirildiği, dinlenen ... adlı tanığın ifadesine bakıldığında, tanığın 19.12.2003 - 22.09.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde bordrolu şekilde çalışmış olduğunun görüldüğü, davacının, kendisinin döneminde sürekli bir şekilde davalı işyerinde çalıştığını beyan ettiği, bu ifadenin sağlam ve tutarlı olduğunun gelen bilgi ve beyanlardan anlaşıldığı, tanığın ifadesine değer verilerek davacının 19.12.2003 - 01.09.2006 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığına kanaat getirildiği ve davacının bu tarihler aralığında, işe giriş bildirgesinin verildiği tarihide kapsar şekilde davalı iş yerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığının anlaşıldığı, bu nedenle bu tarih arasındaki sürenin hak düşürücü süreye uğramasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine davacının 19.12.2003 - 31.08.2006 tarihleri arasında ...' ye ait Zeytinlik mahallesi Unkapanı Caddesi no 121 İlkadım Samsun adresinde faaliyet gösteren 40365.55 numaralı işyerinde günün asgari ücreti ile 4a kapsamında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.01.2019 tarihli ve 2016/314 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 10.02.2020 tarihli ve 2019/2619 Esas, 2020/924 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Eldeki davada, mahkemece verilen 23.02.2016 tarihli karar, Dairemizin 07.06.2016 günlü ve 2016/6474 Esas, 2016/9515 Karar Sayılı ilamı ile 'Davacının çalışmasının gerçekliği, işin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, davaya konu fırın gibi gıda işyerlerinin bağlı olduğu belediyelerin ve Bakanlığın ilgili birimleri tarafından başlangıçta ve belirli periyotlar ile denetime tabi tutulmalarının, sağlık taraması yapılması gerektiğinin yasal zorunluluk olduğu gözetilerek, bu yönde kapsamlı ve titiz bir araştırma yapılarak işyeri ile ilgili olarak tanzim edilmiş tutanaklar ile çalışanlara ilişkin bilgilerin bulunduğu belgeler temin edilerek, davacının hizmet süresi irdelenmeli, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir.' gereğine işaret edilerek, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, resen araştırma kapsamında davalı işyerinde çalışan öteki kişiler (bordro tanıkları) ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından 10.02.2022 tarihli ve 2020/120 Esas, 2022/72 Karar sayılı karar ile ilgili Yargıtay ilamı gereğince kolluk araştırması yapıldığı, kolluk araştırması sonucu komşu iş yeri çalışanları tespit edildiği, 27.07.2020 tarihli kolluk araştırmasında komşu iş yeri sahiplerinden ..., ... ve ... isimli şahısların mahkemece dinlendiği, iş bu tanıkların beyanlarından her hangi bir sonuca ulaşılamadığı, komşu iş yeri tanıklarından ... adlı komşu iş yeri çalışanı dinlendiği, tanığın babasına ait ... ekmek fırınında çalıştığı ve iş bu fırının bulunduğu yerin ...'ye olduğu tanığın beyanlarından anlaşıldığı, iş bu tanığın sigorta hizmet cetveline bakıldığında 01.01.1992 - 29.02.1996 tarihleri arasında 43159 iş yeri sicil numaralı ... Ekmek Fırını iş yerinden hizmetlerinin bildirildiği, bordro tanıklarından ...'nın dinlendiği, ... beyanında davacının 1997-2013 yılları arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettiği, ...'nın sigorta hizmet cetvelinden ilgili tanığın 1998/1 dönem, 02.06.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinden hizmetlerinin bildirildiği, ihtilaf konusu dönemle alakası olmayan dönemlerde ise davalı iş yerinin diğer şubelerinden hizmetlerinin bildirildiği, iş bu tanığın beyanı kapsamında davacının itilaf konusu dönemde askerlik süreleri hariç ve askerliğe gidiş ve dönüş sonrası makul süreler olarak kabul edilen süreler dışlandığında davacının, kalan sürelerde davalı iş yerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ...'ye ait Zeytinlik M. Unkapanı C. N:121 İlkadım/Samsun adresinde faaliyet göstermiş 40365.55 numaralı iş yerinde günün asgari ücreti ile 01.04.1997 - 15.10.1999; 01.06.2001 - 01.09.2006 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak 5510 sayılı yasanın 4/a (mülga 506 sayılı yasanın 79) maddesi kapsamında hizmet sözleşmesi ile çalıştığının tespitine, tespit talebinin geri kalanının reddine karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.02.2022 tarihli ve 2020/120 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 04.10.2022 tarihli ve 2022/8664 Esas, 2022/11718 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesine dayalı olan, 01.04.1997 – 01.09.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçmesine karşın davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine yönelik davada, mahkemece verilen 21.01.2009 tarih ve 2016/314 Esas ve 2019/32 Karar sayılı hükümde davacının 19.12.2003-31.08.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmamakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak olgusunun gerçekleştiği göz ardı edilerek, 19.12.2003 tarihi öncesi dönemin hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı uyarınca 01.01.2009 tarih ve 2016/314 Esas ve 2019/32 Karar sayılı hükümde davacının 19.12.2003 - 31.08.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmamakla davalılar yararına usulü kazanılmış hak olgusunun gerçekleştiği göz önüne alınarak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı uyarınca Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine ve davacının 19.12.2003 - 31.08.2006 tarihleri arasında ...' ye ait Zeytinlik Mahallesi Unkapanı Caddesi no 121 ilkadım Samsun adresinde faaliyet gösteren 40365.55 numaralı işyerinde günün asgari ücreti ile 4a kapsamında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar vermek gerekiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacının 19.12.2003 - 31.08.2006 tarihleri arasında ... ' ye ait Zeytinlik mahallesi Unkapanı Caddesi no 121 ilkadım Samsun adresinde faaliyet gösteren 40365.55 numaralı işyerinde günün asgari ücreti ile 4a kapsamında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.04.1997 - 01.09.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!