10. Hukuk Dairesi 2024/2075 E. , 2024/6889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/506 E., 2023/774 K.
KARAR : Davanın Kabulüne
Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsili gerektiğinin tespiti davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmetlerine ilişkin fiili hizmet zammı süresinin 1 yıl 6 ay 15 gün olduğu, 5434 sayılı Kanuna göre bu sürenin hem hizmet başlangıcından hem emeklilik yaşından indirilmesi gerektiği, davalı Kuruma yapılan 13.04.2015 tarihli aylık başvurusunun 48 yaş tamamlanmamış olması gerekçesi ile ret edildiği, davalı Kurum işleminin usul ve Kanun'a aykırı olduğu iddiasıyla 01.05.2015 tarihinden itibaren aylık bağlanarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davacıya eksik bağlanan şimdilik 12.650 TL asıl alacak ve dava tarihine kadar işlemiş 3.540,21 TL faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiği, davacının taleplerinin gerçeği yansıtmadığı, fiili hizmet zammı süresinden faydalandırılmasına yönelik talebinin kabulünün mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.11.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/437 Karar sayılı karar ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile karar vermeye elverişli dosya içeriğine uygun bilirkişi raporu nazara alınarak davacının davasında haklı olduğu, başvuru önşartının yerine getirildiği, davacının ilk tahsis başvurusu olan 13.04.2015 tarihi itibarıyla 4/1-a statüsünden aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve 12.584,79 TL aylık tutarı ile 3.540,21 TL faiz olmak üzere taleple bağlı kalınarak 16.125 TL ödenmesi gereken aylık toplamının davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, 13.04.2015 tarihi itibariyle 4/1-a statüsünden aylık bağlanmak üzere bu tarihi takip eden ay başı olan 01.05.2015 tarihinden itibaren,yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespitine. taleple bağlı kalınarak, 12.584,79 TL aylık tutarı ile 3.540,21 TL faizin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/437 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi tarafından 13.10.2021 tarihli ve 2020/777 Esas, 2021/1301 Karar sayılı karar ile davacının 01.11.1985 - 14.11.1995 tarihleri arası 4/C hizmeti, 1 yıl 6 ay 15 gün fiili hizmet zammının bulunduğu, 16.06.1997 tarihinden itibaren 5934 gün 4/a sigortalığı bulunduğu, davacının 13.04.2015 tarihli tahsis talebinin 48 yaş şartını doldurmadığı gerekçesi ile reddedildiği, fiili hizmet zammı başlangıç tarihinden geriye götürüldüğünde davacının emeklilik koşullarının 25 yıl sigortalılık süresi 48 yaş, 5225 gün olduğu, 20.10.1967 doğumlu olan davacının 48 yaşını 20.10.2015 tarihinde tamamladığı, fiili hizmet zammı yaştan indirildiğinde davacının tahsis talebini talep eden ay başından itibaren emeklilik hakkını kazandığı, davacıya 12.650 TL aylık ve 3.565.00 TL faiz olmak üzere 16.125,00 TL ödemesi gerektiği, mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2020/777 Esas, 2021/1301 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 29.03.2022 tarihli ve 2021/12860 Esas, 2022/4546 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...Mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı 'fiili hizmet zammının' tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanun'da yer alan 'fiili hizmet zammının', iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11. kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'itibari hizmet' sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş 'fiili hizmet zammının', 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken 'itibari hizmet' süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan 'fiili hizmet zammının' kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve Kanun'a aykırı olup bozma nedenidir..."
B. İlk Derece Mahkemesince İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından 05.10.2022 tarihli ve 2022/370 Esas, 2022/462 Karar sayılı kararı ile davacının emekliliğe hak kazanma durumunun sigorta başlangıç tarihinin geriye götürülmeden hesaplanması gerektiği, davacının emekliliğe hak kazanması için 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 gün prim ödemesi gerektiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.05.2015 tarihinde emekliliğe hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli ve 2022/370 Esas, 2022/462 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 03.03.2023 tarihli ve 2023/1126 Esas, 2023/1975 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...4.Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, tahsis yapılmasına ilişkin davalarda, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun 'Usul ekonomisi ilkesi' başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılıp vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi gereği de bozma sonrası yapılacak yargılamada dikkate alınmalı ve buna göre bir karar verilmelidir.
Eldeki dava bakımından, öncelikle bozmaya uygun şekilde uygulama yapılmalı ve davacının tahsis koşullarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususu irdelenmeli sonucuna göre davacının tahsis talep tarihi itibari ile koşulları sağlayıp sağlamadığı hususu belirlenmeli ve davacının talebi de gözetilerek bir karar verilmesi gereklidir..."
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen 4/1-c kapsamında 10 yıl 14 günlük hizmeti bulunduğu, 1 yıl 6 ay 15 gün fiili hizmet süresi zammının sigorta başlangıcının geri çekilerek emeklilik yaş haddinden de düşülerek yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1985 tarihi olduğu, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği uygulanması gereken 2829 sayılı Kanun kapsamında uygulama yapılırken son 7 yıllık süre içerisinde en fazla 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin geçtiği anlaşılmakla tahsis şartları bakımından 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81 inci maddeleri hükümlerine tabi olduğundan 18 yaşından sonra ve ilk kez Emekli Sandığı kapsamına alındığı, 01.11.1985 tarihine göre tahsis talep tarihi itibariyle 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının bulunmasına göre Geçici 81 inci maddenin ilk fıkrasının (B) bendinin (j) alt bendi gereğince 25 yıl sigortalılık süresi 5300 gün ve 49 yaş şartlarına tabi olduğu belirgin olup, 20.10.1967 doğumlu davacının 49 yaşını doldurduğu, 20.10.2016 tarihinden 1 yıl 6 ay 15 günlük fiili hizmet zammının geriye çekilmesi durumunda emeklilik tarihinin 05.04.2015 tarihi olduğu tespit edildiğinden, davacıya 05.04.2015 tarihini izleyen ay başı olan 01.05.2015 tarihinden itibaren emeklilik aylığı bağlanması gerektiği, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile karar vermeye elverişli dosya içeriğine uygun bilirkişi raporu nazara alınarak davacının davasında haklı olduğu, başvuru önşartının yerine getirildiği, davacının ilk tahsis başvurusu olan 13.04.2015 tarihi itibarıyla 4/1-a statüsünden aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve 12.584,79 TL aylık tutarı ile 3.540,21 TL faiz olmak üzere toplam 16.125 TL ödenmesi gereken aylık toplamının davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, 13.04.2015 tarihi itibariyle 4/1-a statüsünden aylık bağlanmak üzere bu tarihi takip eden ay başı olan 01.05.2015 tarihinden itibaren, yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak, 12.584,79 TL aylık tutarı ile 3.540,21 TL faiz olmak üzere toplam 16. 125,00 TL nin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden geriye çekilemeyeceği, davacının yaşlılık aylığı tahsis şartlarını taşımadığı, bilirkişinin görev ve yetki sınırlarını aştığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsili gerektiğinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacının; sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1985 olması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin "f" alt bendinde öngörülen yaşlılık aylığı tahsis şartlarına tabi olduğu halde hüküm gerekçesinde maddi hata ile Geçici 81 inci maddenin B bendinin "j" alt bendi hükümlerine tabi olduğundan bahisle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının; gerekçesinin 20 nci paragrafında yer alan "(B) bendinin (j) alt alt bendi" ibaresi silinerek yerine "(B) bendinin (f) alt bendi" yazılması; suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!