WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2054 E.  ,  2024/3566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/298 E., 2023/1336 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 01.05.1992-10.12.2003 tarihleri arasında ve 12.05.2004-09.11.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, hizmetlerinin eksik bildirildiğini öğrendiğini, bazı dönemlerde davacının bilgi ve haberi olmadan işten çıkış bildirgesi verilerek sigortasız çalıştırılmış olduğunu öğrendiğini, davalı Kurumun yasa gereği üzerine düşen denetim görevini yerine getirmediğinden davanın hak düşürücü süreye tabii olmadığını beyan ederek müvekkilinin 01.05.1992-10.12.2003 ve 12.05.2004-09.11.2010 tarihleri arasındaki çalışmasının kesintisiz sigortalı çalışma olduğunun tespitine, Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

II. CEVAP
1.Davalı ... Yapı Mikronize Dekorasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının kabul edilemeyeceğini, davada hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, davacının şirkette mevsimlik işçi sıfatı ile çalıştırıldığını, işinin niteliğinin de mevsimlik çalışmayı gerektirdiğini, puantaj kayıtlarının bunu doğruladığını beyan ederek açılan davanın reddini savunduğu görülmüştür.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı işyerine ilişkin işten ayrılış bildirgesinin verildiği 23.01.2006 tarihinden itibaren yasa koyucunun aradığı beş yıllık hak düşürücü süre fazlasıyla geçtiğinden bu dönemlere ait talebinin reddi gerektiğini, davalı işverenin davacının işe giriş ve çıkışlarını bildirdiği tarihler arasında toplam 3583 günlük primi ödenmiş hizmetini gösterdiğini, eksik bildirildiği iddia olunan sürelere ilişkin Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olduğundan aksinin ancak eşdeğer belgelerle ispatlanabileceğini beyan ederek açılan davanın reddini savunduğu görülmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.03.2015 tarihli ve 2013/617-2015/100 Esas ve Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.04.1993-10.12.2003 ve 12.05.2004-09.11.2010 tarihleri arasında dönemsel asgari ücret ile çalıştığının ve SGK'ya bildirilmeyen 1669 gün sigortalılığının mevcut olduğunun tespitine dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 03.03.2016 tarih ve 2015/10008- 2016/3552 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinde işçi olarak çalıştığının iddia edildiği, davalı işyerinin taş ocağı olduğu, davalı işyerinden 01.04.1993-09.11.2010 tarihleri arasında giriş-çıkışlı ve eksik davacı adına yapılmış hizmet bildirimlerinin olduğu,davacı tanıklarının davalı işyeri çalışmalarının sezonluk olmadığını, davalı tanıklarının ise sezonluk olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

Somut olayda; işin niteliğinin, devamlılık arz eden bir iş olup olmadığı ile sezonluk niteliğinde olup olmadığının kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş; davacın askerlik yaptığı süreyi belirlemek, işyeri kayıtlarını getirterek, maden ve inşaat bilirkişisi eşliğinde keşif yapmak, davacının tespitini istediği dönemdeki çalışmasının sezonluk mu yoksa çalıştığı bölüm itibarı ile tüm senelik mi olduğunu, sezonluk ise sezonun başlama ve sona erme tarihlerinin ne olduğunu, günde kaç saat çalışıldığını belirlemek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Kabule göre Mahkemece kabul kararı verilen birinci kısım çalışmaların 10.02.2003 tarihine kadar olduğu kabul edilmesine rağmen, gerekçeli kararda 10.12.2003 tarihine kadar olduğunun kabul edilmesi suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması da doğru değildir."denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 07.12.2017 tarih ve 2016/361 -2017/693 Esas ve Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.04.1993 - 10.12.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 948 gün, 12.05.2004 - 09.11.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 477 gün davalı işyerinde sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 04.02.2019 tarih ve 2018/1343- 2019/528 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, davacı tanıklarının davacının çalışmalarının kış aylarında da devam ettiğini ve çalışmasının sürekli olduğunu beyan etmelerine rağmen davalı tanıklarının kış aylarında çalışmasının olmadığını söyledikleri, bozmadan sonra Maden Mühendisi ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerden alınan raporda, açık ocaktaki hammaddenin çıkarılması (delme, patlatma, açık alanda elle ayıklama) işlerinin hava şartları elverdiği ölçüde yapıldığından kısmi olarak sezonluk olduğunun, tesislerin çalıştırılması ve nihai ürün elde edilmesi (kırma, öğütme, eleme, istenilen nihai ürün) işinin sezonluk olmayıp yılın 12 ayı boyunca gerçekleştirilebileceğinin bildirildiği, ancak davacının çalışmasının hangi nitelikte olduğunun tam olarak belirlenmediği, imzalı puantaj kayıtlarının bulunduğundan bahsedilmesine rağmen bunların araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davacının yaptığı işin niteliğini ve bunun sonucuna göre de Maden Mühendisi ve İnşaat Mühendisi bilirkişilerden alınan raporda belirtildiği şekilde davacının yaptığı işe göre çalışmasının sezonluk çalışma mı yoksa sürekli çalışma mı olduğunu belirlemek, imzalı puantaj kayıtlarının veya ücret bordrolarının bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının askerlik tarihlerini de dikkate alarak tespit edilen çalışma şekli ile varsa puantaj kayıtları ve ücret bordrolarını da göz önünde bulundurarak ortaya çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının yaptığı kırma işinin sezonluk değil tüm yıl yapıldığının anlaşıldığı, yine aldırılan 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davacının davalı iş yerinde dönemsel asgari ücret ile 01.04.1993-10.12.2003 ve 12.05.2004-09.11.2010 tarihleri arasında çalıştığının ve SGK'ya bildirilmeyen 1669 gün sigortalılığının mevcut olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, talep edilen dönemler açısından hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.