10. Hukuk Dairesi 2024/2048 E. , 2024/3178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/166 E., 2023/291 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.08.2008-30.04.2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptaline, bu tarih aralığı için Kuruma ödenen primlerin iadesine, ilk defa tahsis talebinde bulunduğu 17.05.2011 tarihini takip eden aydan itibaren davacıya 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanarak, davacının ikinci müracaatına istinaden Kurum tarafından yaşlılık aylığının bağlandığı 2012/10 uncu dönemine kadar hak edilen fark aylıkların ödenmesine, aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının, önceden başlayıp devam eden Bağ-Kur sigortalılığın muafiyet belgesini verdiği 30.04.2010 tarihine kadar geçerliliğini koruyacağını, Kurum işlemlerinde hata olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/128 Esas 2019/843 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının 06.08.2008-30.04.2010 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile, borçlu olmadığının tespitine, 06.08.2008-30.04.2010 tarihleri arası ödenen Bağ-Kur primlerinin iadesine, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2011-01.10.2012 tarihleri arası SSK kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki kurum kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2020 tarihli ve 2019/3094 Esas 2020/945 Karar sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında, "mahkemece, davacının muafiyet kapsamında olup olmadığı ile ilgili usulüne uygun araştırma içermeyen bilirkişi raporuna göre karar verildiği görüldüğünden; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlığını taşıyan 6 ıncı maddesinin (ı) bendinin “Kamu idarelerinde ve Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanun'da tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu (Değişik ibare:13.02.2011-6111 S.K./25.mad) belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar, … 4 ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.” hükmü gözetilerek, davacının tarımsal faaliyetten elde ettiği gelir belirlenerek, 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odalar Birliğinden ihtilaflı dönemde sahip olduğu taşınmaz miktarı ve niteliğine göre bu taşınmazlarda bulunulan tarımsal faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan gelirin aylık ortalamasının, günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmadığı sorularak, davacının 01.10.2008 dönemi sonrası yönünden 5510 sayılı Kanun'un 6/1-ı bendi kapsamına girip girmediği belirlenmeli, belirtilen yasa kapsamlarında kaldığı tespit edildiği takdirde elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2926 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem olan 06.08.2008 - 01.10.2008 tarihleri arasında davacının devam eden sigortalılığın olmaması nedeniyle Kurum işleminin yerinde olduğu, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.2008 tarihi ile 30.04.2010 tarihleri arasında yapılan araştırmalar sonucu tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının bu kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırından düşük olduğundan, muafiyet kapsamına girdiği gerekçesi ile davacı ...'ın 01.10.2008 - 30.04.2010 tarihleri arası tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, 01.10.2008 - 30.04.2010 tarihleri arası ödenen Bağ-Kur primlerinin iadesine, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2011 - 01.10.2012 tarihleri arası SSK kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki kurum kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında, bozmaya uyularak yapılan yargılama süreci sonunda, 01.06.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasında isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacıya 05.09.2012 tarihli ikinci tahsis talebine istinaden 01.10.2012 itibariyle Kurumca bağlanan aylığın, eldeki davada iptale konu edilen süreler de dahil olmak üzere bağlandığı ve ödendiği hususu gözetilmeksizin ve bu tarih itibariyle ödenecek aylıkların da iptale konu süreler dışlanmak suretiyle ödenmesi gerektiğine dair bir açıklamada bulunmaksızın yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle gün sayıları bakımından iki farklı tahsise hükmedilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ile .... TC Kimlik Nolu ...'ın 01.10.2008-30.04.2010 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur günlerinin iptali ile, borçlu olmadığının tespitine, 01.10.2008-30.04.2010 tarihleri arası ödenen Bağ-Kur primlerinin iadesine, tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2011 tarihinden itibaren SSK kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, 01.10.2012 tarihinde bağlanan aylığın 01.06.2011 tarihinden itibaren bağlanacak aylık kıstasları üzerinden devamına aksi yöndeki kurum kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2. Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının 06.08.2008 tarihinde Tarım Bağ - Kur statüsü dışında hizmeti olmadığından davacının devam eden tarımsal faaliyetine göre bu tarihte Tarım Bağ - Kur kapsamına alınmasının yasal zorunluluk olduğu, davacının bu tarih aralığından sonraki hizmetleri önceden başlayıp devam eden sigortalılığının geçerliliğinden kaynaklanmış olduğundan davacının bu statüsünün muafiyet verdiği 30.04.2010 tarihine kadar geçerliliğini koruyacağı, Kurum işleminde hata bulunmadığı gerekçesi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!