10. Hukuk Dairesi 2024/2047 E. , 2024/3314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2023/250 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Yeşilirmak İlköğretim Okulu Anasınıfında yardımcı annelik sıfatıyla, 18.09.1990-30.04.2013 tarihleri arasında yaz tatilleri haricinde öğretim yılı boyunca aralıksız çalıştığını ancak hizmetlerinin ...'ya bildirilmediğini, 18.09.1990-30.04.2013 tarihleri arasında belirsiz süreli iş akdi ile aralıksız çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurumlarının işçilik alacaklarında taraf olmadığını, davaların ayrılması gerektiğini, Kurum kayıtlarına göre davacının Milli Eğitim veya başka bir işveren yanında çalıştığına dair hiçbir kaydının olmadığını, dosyadaki ücret alındısına dair makbuzlarda tarih bulunmadığını, davacının hangi yıllar arasında çalıştığına dair yeterli belge bulunmadığını, hizmet tespiti talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının sigortalılık bildirimini yapmayan Kurumun diğer davalı Kurum olduğunu, çalışmanın kısmi zamanlı olup olmadığının, okulların kapalı olduğu yaz tatillerinde çalışmasının olup olmadığının ve diğer hususların araştırılması gerektiğini, Kurumun yapacağı herhangi bir işlemi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2016 tarih, 2016/125 E., 2016/270 K. sayılı kararıyla; dinlenen tanıkların anlatımları ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... nezlinde 15.09.1996-30.04.2013 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 04.03.2019 tarih ve 2016/17377 E., 2019/1887 K. sayılı kararında; "... davacının talep ettiği dönemlere ilişkin fiili çalışmasının olup olmadığının yeterince aydınlatılamadığı, bu nedenle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında, davaya konu talebin somutlaştırılmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, davacının tam gün mü yarım gün mü çalıştığının detaylı şekilde davacıya sorulup açıklattırılmalı, davacının çalıştığını iddia ettiği okulda hangi tarihlerde tam, hangi tarihlerde yarım gün (yıllar itibarıyla) eğitim öğretim yapıldığı araştırılarak belirlenmeli, davacının tespit istediği sürelerde görev yapan okul müdürleri ile birlikte çalışan öğretmenler tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, dosyada mevcut BİMER şikayetinin içeriği belirlenmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Öte yandan kabule göre de kabul edilen kısım yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden Milli Eğitim Bakanlığının yanında diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının da sorumlu tutulması gerekir." gereğine işaret edilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı Kurum nezdinde 15.09.1996 ila 30.04.2013 tarihleri arasında toplam 4317 gün aralıksız ve kesintisiz "tam gün esaslı olarak" çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı MEB vekili; eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili; eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3.üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden vekillerinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un madde 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
3.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
3-Eldeki davada ise Mahkemece dinlenen tanıkların beyanları, toplanan deliller ile davacının 15.09.1996-30.04.2013 tarihleri arasında toplam 4317 gün aralıksız ve kesintisiz "tam gün esaslı olarak" çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davacı asil, Mahkeme huzurunda verdiği beyanında "...işten ayrılmadan önceki 3 öğretim yılında yani 2010-2011, 2011-2012 ve 2012-2013 öğretim yıllarında yarım gün çalıştığını, Şubat tatillerinde ve yaz tatillerinde çalışmadığını" ifade etmiş olmasına karşın, son 3 yıl 2010-2013 okul dönemleri yönünden yarım gün çalışma süresi esas alınmaksızın tam gün esaslı olarak hizmet tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Diğer taraftan, dava tarihinin 15.07.2013 olması karşısında Kurumun davalı olması gerekirken feri müdahil olarak gösterilmesi, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ilk bozma ilamında " ...kabule göre de kabul edilen kısım yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden Milli Eğitim Bakanlığının yanında diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının da sorumlu tutulması gerekir." şeklinde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen aksi kabul ile davalı Kurum'un feri müdahil gösterilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!