10. Hukuk Dairesi 2024/204 E. , 2024/2208 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1984 E., 2023/1956 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/236 E., 2022/247 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.01.2010 itibari ile davalı ... ile aralarındaki sözlü iş akdine istinaden ...'in hasta anne ve babasının bakım işleri için evde bakım hizmeti sunmak üzere ...'in anne ve babasının oturmuş olduğu Bahçelievler mah. 100. Yıl ......., Sitesi B2 Blok K:5 D:34 İlkadım/Samsun adresindeki evlerinde 17 Ekim 2015 tarihine dek kesintisiz bilfiil çalıştığını, sonra ... tarafından sigortasının ödenmemiş olduğunu görmesi üzerine kendisinden sigortasının yapılmasını talep ettiğini fakat bu talebine olumsuz yanıt verilmesi ile iş akdini feshettiğini, daha sonra 02.03.2018 tarihinde davalının yanında yeniden çalışmaya başladığını, bu süre zarfında önce ... akabinde ...'in vefat ettiğini, 08.01.2020 itibari ile ...'in vefatı ile müvekkilinin iş akdinin sona erdiğini, müvekkilinin çalışmaları esnasında tüm dönem bakımından davalı işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bilmekte ise de sonrasında yaptığı araştırmada primlerinin eksik yatırıldığını tespit ettiğini, bu nedenlerle müvekkilinin ... bünyesinde 27.01.2010 - 17.10.2015 tarihleri ile 02.03.2018 - 08.01.2020 tarihleri arasında kesintisiz bilfiil çalıştığının tespitine, bu süre içinde eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile eksik primlerin işveren tamamlatılmasına karar verilmesini, söz konusu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet akdi ile çalışmadığını esasen bakıma muhtaç birisinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen ...görevlileri, dinlenen komşu tanık beyanları kapsamında davacının davalı yanında çalışmadığı, davacının anne ve babasının ev işleri ve bakımı ile ilgilendiği, iş yeri adresinde davalının ikamet etmediği anlaşılmaktadır. Bu noktada davalının ikametinin Ordu İli olması ve ihtilaf konusu dönemlerde davalının genel olarak Ordu ve İstanbul'da olması hususu da değerlendirildiğinde davalının iş yeri adresinde ikamet etmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca ziyaret amaçlı olarak davalının anne ve babasının yanına gelmesi doğal karşılanacak bir husustur. İş yeri adresi bu noktada önemlidir; çünkü davacı burada hizmet verdiğini yaptığı işin temizilik, yemek ve davalı ve anne ve babasının bakım hizmetleri ile ilgilendiğini iddia etmektedir. Bu noktada davalının iş burada ikamet etmediği , genel olarak İstanbul ve Ordu ilinde tedavi gördüğünün medula kayıtlarından anlaşıldığı, 16.05.2018, 05.06.2018 tarihlerinde 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ayakta tedavi görmesinin davalının davacı yanında çalışmasına yeterli bir delil olmadığı, dinlenen komşuların beyanları ve ilgili site görevlilerinin beyanları kapsamında davacının davalının yanında çalışmadığına kanaat getirilerek davacının davasının haksız oldıuğu kanati ile Sonuç olarak; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu gereği davacının davalının yanında eylemli çalışma olgusunu gerçekleştirmediği anlaşılmak ile davalı ...'e açılan davanın pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş akdinin unsurları itibari ile oluştuğunu, buna göre davasının ve talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kolluk araştırması, taraf tanıkları ile komşu işyeri çalışanlarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davalının Ordu ilinde ikamet ettiği, tedavi amacıyla bazen İstanbul iline gittiği, Samsun'daki anne ve babasının oturduğu eve ise ziyaret için gittiği, davacının davalı yanında çalışmadığı, davalının anne ve babasına ait eve ev işleri ve gündelik temizlik amacıyla gittiği, taraflar arasında hizmet akdi bulunmadığı ve davacının fiili çalışma olgusunu ispat edemediği anlaşılmış olup istinaf itirazları yerinde değildir. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taraflar arasında iş akdinin unsurları itibari ile oluştuğunu, buna göre davasının ve talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.
1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan Sosyal Güvenlik Hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2) 6100 sayılı HMK madde 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK madde 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, madde 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
3)Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
4) Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
3. Değerlendirme
Eldeki davada ise uyuşmazlıkta öncelikle dava şartlarından olan husumet yönü halledilmeden karar verildiği anlaşılmakta olup, mahkemece bu yönde araştırma yapılarak, davacının evde yaşlı bakımı hususunda kiminle ne şekilde anlaştığı, bu anlaşmaya ilişkin yazılı belgenin varlığı ile olmaması halinde bakıma konu edildiği anlaşılan anne ve baba ile bu konuda görüşmelerin yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve bu yönde çalışma olgusu ve niteliği dikkate alınarak öncelikle hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık ilişkisinin kimlerle gerçekleştirildiği hususu netleştirilmeli, sonucuna göre işverenin kim olduğu ve husumetin kime düşeceği belirlendikten ve vefatı halinde mirasçıların HMK'nın 124 üncü maddesi hükümlerine göre davaya katılımlar sağlandıktan sonra davaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedendir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!