WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/2031 E.  ,  2024/3696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/134 E., 2023/397 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... 'in 1982 yılından başlayıp 2009 yılına kadar çoğu zaman 4-a SSK çalışanı, bir kısım da 4-b Tarım Bağ Kur çalışanı olarak SGK primleri ödediğini, müvekkilinin 2009 yılı Eylül ayında ... Başkanlığı tarafından SSK 4-a çalışmaları toplanarak emekliliğine karar verilerek müvekkiline yaşlılık aylığı bağlandığını, davacı müvekkilinin 08.03.2016 tarihine kadar SSK emeklisi olarak yaşlılık aylığı alıp, sağlık hizmetlerinden de yararlandığını, fakat davalı Kurumun müvekkilinin 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında 131 günlük 4-b Bağ-Kur hizmeti olduğu gerekçesiyle çakışan hizmetlerini iptal etmesi suretiyle yaşlılık aylığının başlanğıç tarihi itibariyle durdurulduğunu, müvekkilinin 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında SSK çalışanı olduğunu, ya Ünye Ziraat Odası ya da Ünye İlçe Tarım Müdürlüğünün davalı Kuruma bildirimiyle müvekkilinin fındık bahçeleri bulunması sebebiyle müvekkilinin bilgisi ve muvafakati dışında davalı Kurum tarafından resen Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili sonucunda dava konusu hizmet çakışması meydana

geldiği ve dava konusu mağduriyetin meydana geldiğini, bu durumun yaklaşık 7 yıl sonra davalı Kurum tarafından ortaya atılarak bağlanan yaşlılık aylığı durdurulmakla kalınmayarak ve bağlandığı günden bu yana yasal faiziyle birlikte Ordu 3. İcra Müdürlüğünün 2017/769 Esas sayılı icra takibine de konu olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili Rüsten Özden'in bilgisi ve muvafakati dışında 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında resen yapılan 4-b Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasındaki SSK 4-a hizmetinin tespiti suretiyle geçerli hale gelmesini, durdurulan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava konusu etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının 7813543489 sicil numaralı dosyası üzerinde yapılan incelemeler neticesinde 27.04.1989 tarih 17208 sayılı muhtar kaydına istinaden tescilinin yapıldğı, daha sonra Ordu 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2006/299 Esas 2006/210 Karar sayılı kararına istinaden tescilinin 4/a çalışmalarına göre düzenlendiğini, davacının 12.08.2009 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2009 tarihinden geçerli olmak üzere davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını, sonrasında davacının 08.03.2016 tarihinde bildirilen yeni 4/b (Bağ-Kur) hizmetine göre yeniden inceleme yapıldığı ve davacının 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında 131 günlük 4/a ( SSK ) hizmeti ile 4/b (Bağ-Kur) hizmetinin çakışması sonucunda son 7 yıllık hizmetinde 4/a kapsamında 1260 günü olmadığından dolayı davacının yaşlılık aylığının aylık başlangıcı olan 01.09.2009 tarihi itibariyle iptal edilmiş olduğunu, davacının Ünye Ziraat Odası kaydının devam etmesinden dolayı sigortalılığının devam ettirildiği hususlarının tespit edildiğini, çakışan sigortalılık bakımından davacının önceden başlayan 4/b Tarım Bağ-Kur sigortalılığına müvekkili kurumca üstünlük tanınmış olduğunu, bunun sonucunda da davacının son 7 yıllık hizmetinde 4/a kapsamında 1260 günü olmadığından yaşlılık aylığının iptal edildiğini, mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında çakışan sigortalılık bakımından davacının önceden başlayan 4/b Tarım Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanınması işlemi ile davacının son 7 yıllık hizmetinin 4/a kapsamında 1260 günü olmadığından dolayı yaşlılık aylığının iptal edilmesi işlemi usul ve yasaya uygun olup haksız ve yersiz açılmış olan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2017 tarihli ve 2017/196 E., 2018/216 K., sayılı kararıyla; davacının 1998 ve 2000 yıllarında Ünye Fındık Tarım Satış Kooperatifine ürün teslim ettiği ve prim tevkifatının yapıldığı, Kooperatife 1982 tarihinde ortak olduğu ve ortaklığının halen aktif olarak devam ettiğinin bildirildiği, ancak 2009 yılı içerisinde tarımsal amaçlı kredi almadığı, davacının Türkiye Tarım Kredi Kooperatifliğinin ortağı olduğu ve bu Kooperatifte 2007 yılında en son tarımsal kredi kullandığının tespit edildiği, Ziraat Bankasından gelen müzekkere cevabında 05.01.2009, 07.01.2009, 20.03.2009 tarihlerinde ayrı ayrı İlçe Tarım Müdürlüğünden para yatırıldığı, davacının 02.01.2009 tarihinde Akbank için zirai yer kredisi müracaatında bulunmak üzere Ünye Ziraat Odası Başkanlığından çiftçilik belgesi ve oda kayıt belgesi alındığı, dinlenen muhtar ve azaların beyanlarında babasından miras kalan fındık bahçesinde fındık üreticiliği yaptığı, onun dışında Ünye'de çeşitli işyerlerinde çalıştığını beyan ettiklerinin anlaşıldığı, Jandarma Komutanlığı aracılığıyla yapılan kolluk araştırmasında 2009 yılı içinde davacının tarımsal faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, davacının SGK İl Müdürlüğü tarım sigortalı bilgilerinin incelenmesinde, 01.05.1987 tarihinde muhtar kaydına istinaden tescilinin yapıldığı ve davacının 15.08.2008 ile 04.10.2017 tarihleri arasında değişik tarihlerde Tarım BağKur sigortalılığının kapsamında prim ödemesinde bulunduğunun anlaşıldığı, özellikle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptalinin istendiği

dönem olan Nisan 2009 ile Ağustos 2009 tarihleri arasında 11.03.2009, 20.05.2009, 22.07.2009, 31.07.2009 tarihlerinde davacının Tarım BağKur sigortalılığının kapsamında prim ödemesinde bulunduğu anlaşılmakla açıklanan gerekçeler, yasal mevzuat ve tüm dosya kapsamından davacının iptali istenen dönemde Tarım BağKur sigortalısı olduğu tespit edilmiş olup, davacının önceden başlayan 4-b Tarım Bağ-Kur sigortalılığından dolayı davacının 4-a kapsamındaki hizmetlerinin iptali ile istenen prim gün sayısının sağlanamadığından yaşlılık aylığının iptal edilmesi işlemi usul ve yasalara uygun olduğuna kanaat edilerek, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2019 tarihli ve 2018/2873 E., 2019/1886 K., sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 27.12.2021 tarihli ve 2021/9502 E., 2021/16649 K. sayılı kararıyla "...Sigortalılık hallerinin birleşmesi başlığı altında 13.2.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değişik 53 üncü maddeye göre sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.

İlgili maddenin 6111 sayılı Kanunla değişiklikten önceki şekli ise “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır.”

Madde 53/2 nci fıkra: “(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükümleri yer almaktadır

Yukarıda belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde davacının sigortalılık durumu irdelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.10.2008-01.03.2011 tarihleri arasında yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değişik 53 üncü maddesi uyarınca ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmak suretiyle sigortalılık süresinin belirleneceği, davacının 01.04.2009-11.08.2009 tarihleri arasında 4/1-a kapsamında prim günü bulunsa da, davacının Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerine 15.03.1982 tarihi itibariyle üye olduğu ve kaydının halen devam ettiği, yine davacının 15.03.1982 tarihi itibariyle Ünye Ziraat Odası Başkanlığına üye olduğu, üyeliğinin ise 20.10.2015 tarihi itibariyle davacının üyelikten düşme müracaatı üzerine yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirildiği, ancak 01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı (Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu) Kanun’un 10 uncu maddesinin “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.04.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.04.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır” hükmüne amir olduğu, kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi niteliğinde olduğu, emsal yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğu, davacının ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisinin 15.03.1982 tarihi itibariyle Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerine üye olmak kaydıyla Tarım Bağ-Kur olduğu ve yukarıda zikredilen yasa hükümleri uyarınca işbu sigortalılık statüsüne öncelik tanınması gerektiği, davacının 1998 ve 2000 yıllarında Ünye Fındık Tarım Satış Kooperatifine ürün teslim ettiği ve prim tevkifatının yapıldığı,Türkiye Tarım Kredi Kooperatifliğinin ortağı olduğu ve bu Kooperatifte 2007 yılında en son tarımsal kredi kullandığının tespit edildiği, 05.01.2009, 07.01.2009, 20.03.2009 tarihlerinde ayrı ayrı ilçe tarım müdürlüğünden para yatırıldığı, davacının 02.01.2009 tarihinde zirai yer kredisi müracaatında bulunmak üzere Ünye Ziraat Odası Başkanlığından çiftçilik belgesi ve oda kayıt belgesi alındığı, dinlenen muhtar ve azaların beyanlarında babasından miras kalan fındık bahçesinde fındık üreticiliği yaptığı, onun dışında Ünye'de çeşitli işyerlerinde çalıştığını beyan ettiklerinin anlaşıldığı, Jandarma Komutanlığı aracılığıyla yapılan kolluk araştırmasında 2009 yılı içinde davacının tarımsal faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, davacının SGK İl Müdürlüğü tarım sigortalı bilgilerinin incelenmesinde, 01.05.1987 tarihinde muhtar kaydına istinaden tescilinin yapıldığı ve davacının 15.08.2008 ile 04.10.2017 tarihleri arasında değişik tarihlerde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kapsamında prim ödemesinde bulunduğu anlaşıldığı, özellikle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptalinin istendiği dönem olan Nisan 2009 ile Ağustos 2009 tarihleri arasında 11.03.2009, 20.05.2009, 22.07.2009, 31.07.2009 tarihlerinde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kapsamında prim ödemesinde bulunduğunun anlaşılmakla açıklanan gerekçeler, yasal mevzuat ve tüm dosya kapsamından davacının iptali istenen dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu tespit edilmiş olup, davacının önceden başlayan 4-b Tarım Bağ-Kur sigortalılığından dolayı davacının 4-a kapsamındaki hizmetlerinin iptali ile istenen prim gün sayısı sağlanamadığından yaşlılık aylığının iptal edilmesi işleminin usul ve yasalara uygun olduğuna kanaat edilerek, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, toplanan delillere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.