10. Hukuk Dairesi 2024/2000 E. , 2024/3086 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3204 E., 2023/3714 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/84 E., 2023/327 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirkette 01.04.2011 tarihinden 30.05.2012 tarihine kadar sigortasız işçi olarak çalıştığını, ancak 30.05.2012 tarihinden sonra sigortasının yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkette sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkilinin bu tarihler arasında davalı iş yerinde aktif olarak çalıştığını iddia ederek 01.04.2011-30.05.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili davacının, müvekkili şirkette tarım işçisi olarak 30.05.2012-01.06.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının müvekkil şirkette sigortasız çalışmasının söz konusu olmadığını, çalışmaya başladığı ilk gün olan 30.05.2012 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını ve iş akdinin son bulduğu 01.06.2015 tarihine kadar aralıksız olarak SGK primlerinin yatırıldığını, davacının keşide ettiği ihtarnamede müvekkili şirkette tarım işçisi olarak 30.05.2012-01.06.2015 tarihleri arasında çalıştığını açıkça belirttiğini, fakat aynı davacının işbu davada sigortasız çalıştırıldığı dönem olduğunu iddia ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının sigortasız çalışmasının söz konusu olmadığının bizzat davacının kendi ihtarnamesi ile sabit olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının Kurum kayıtlarında yapılan araştırmalarda sigortalılığına ilişkin olarak evraka (işe giriş bildirgesi vs.) rastlanılmadığını, Yargıtayın yerleşmiş içtihatların ve ilgili yasalar gereğince, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığını ortaya koyacak açık ve somut deliller gerekli olduğunu, fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgelerin ise, işe giriş bildirgesiyle birlikte, aylık sigorta gün bildirgeleri ile dört aylık dönem bordroları gibi kuruma verilmesi zorunlu belgeler olduğunu, somut olaydaki gibi, bir kimsenin 4 yıllık bir süre zarfında sigortasız çalıştırıldığını bilmemesinin imkansız olduğunu, bu da talebinin samimiyetsiz ve gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı, Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlendiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin araştırılarak, tanıkların davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinden verilen bordroda ismi geçen şahıslardan seçilmesi, gerektiğinde komşu iş yeri çalışanlarının da bilgilerine başvurularak her türlü yasal delilin mahkemece re’sen araştırılması sonucunda eylemli ve gerçek çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanmadıkça davanın reddi gerekmekte olduğunu iddia ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacı, davalı ve bordro tanıklarının beyanlarının birbiri ile örtüşmediği, aralarında çelişki olduğu, soyut nitelikte kaldığı, davacının çalışması hakkında beyanda bulunmalarına rağmen davacının hangi tarihler arasında çalıştığı hakkında bir beyanda bulunmaması, tanık beyanlarında davacının işe başladığı ve işten ayrıldığı net tarih belirtilmediğinden 01.04.2011-30.05.2012 tarihleri arasındaki eylemli/gerçek çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı ve davacının iddiasını tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.04.2011 - 30.05.2012 tarihleri arasında fiili olarak davalı nezdinde çalıştığı ispatlanmasına rağmen talebin reddinin yerinde olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30.05.2012 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi verildiği, 01.06.2015 tarihinde iş akdinin istifa (kod:3) yoluyla sonlandığına ilişkin ayrılış bildirgesinin bulunduğu, davacı tarafından 18.12.2019 tarihinde gönderilen ihtarname içeriğinde 30.05.2012 tarihinden itibaren 01.06.2015 tarihine kadarki dönem aralığında işçi olarak çalıştığı hususu belirtilmiş olup noter ihtarnamesinin davacıyı bağlayıcı nitelikte olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının hangi tarihte işe başladığı ve ayrıldığı açıkça belirtilmediği, tanık beyanlarını birbiri ile örtüşmediği, eylemli çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığının kabulüyle varılan sonuç isabetli anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!