10. Hukuk Dairesi 2024/200 E. , 2024/2209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1513 E., 2023/1811 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/126 E., 2022/145 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 01.04.2012 tarihi ile 31.12.2014 tarihleri arasında davalı tarafından işletilen ...Ata Ocağı Et Lokantası isimli işyerinde şef garson olarak çalıştığını, müvekkilinin 1.500,00 TL ücret almasına rağmen SGK kaydının asgari ücret üzerinden yapıldığını, müvekkilinin işe girdiği tarihte başlatılması gereken SGK kaydının geç başlatıldığını, müvekkilinin son çalışmalarında ise SGK kaydının müvekkilinin istifa ettiği gerekçesi ile kapatıldığını, fakat müvekkilinin bu sürede çalışmaya devam ettiğini, bu suretle SGK kayıtlarının gerçeğe aykırı tutulduğunu ve işyerinde çalışmaya devam eden müvekkilinin rızası dışında işten çıkmış gibi gösterilerek sosyal haklarından yararlanmasına mani olunduğunu, müvekkilinin işten çıkış sebebi istifa olarak gösterildiğinden müvekkilinin hali hazırda yararlanması gereken işsizlik sigortası imkanlarından faydalanamadığını ileri sürerek müvekkilinin hem günü hem prime esas kazancı eksik gösterilen, hem de sigortalılık süresi olduğundan kısa gösterilen müvekkilinin hizmetlerinin hükmen tespiti ile davacının prime esas kazancı ile hizmet süresinin tespiti ile sigortalılık esaslarının mahkemece belirlenecek esaslar üzerinden tespiti ile işçilik alacakları için 500,00 TL, hafta tatili ücreti için 100,00 TL yılık izin ücreti için 100,00 TL, ulusal ve dini bayram genel tatil ücretleri için 200,00 TL fazla mesai ücreti için 100,00 TL kıdem ve ihbar tazminatı için 5.000,00 TL üzere toplam 6.000,00 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, davalının müvekkiline ait iş iyerinde kendi isteğiyle ayrıldığını, bu hususun SGK'ya bildirilmiş olup SGK kayıtlarının da gerçekleri yansıttığını, davacının, davalı müvekkiline ait işyerinde diğer işçiler gibi asgari ücret üzerinden çalıştığını, 1.500,00 TL maaş aldığına dair hususların gerçekleri yansıtmayıp soyut beyanları içermekte olduğunu, bu sebeple maaş konusundaki beyanların kabul edilmesinin düşünülemeyeceğini, davacının, müvekkilinin bütün işçilerine çalışmış olduğu aylıklarının ödenmekte olduğunu, hiç bir işçisinin maaş alacağı olmadığı gibi davacının da maaş alacağının kalmadığını, davacının haklı bir neden olmaksızın iş iş akdini sona erdirdiğini, davacının, müvekkiline ait işyerinde vardiya usulü çalışmakta ve günlük olarak çalışmakta olduğu işin karşılığını fazlasıyla aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkili Kurum arasında hizmet akdi bulunmadığından talep edilen ücret ile tazminattan Kurumun sorumlu olmadığı için dava hizmet tespiti ile ücret tazminat talebini içerdiğinden bu iki davanın inceleme ve sonuçlandırma yöntemleri farklı olduğundan ayrı görülmesi gerektiğinden dosyanın tefrik edilmesini talep ettiğini, davanın davalı yanında 05.02.2010 tarihinde işe girdiği, 18.05.2010 tarihinde işten ayrıldığı ve 2010 yılında 102 gün çalışmasının olduğu, 2012 yılında 01.06.2012 yılında işe giridiği 210 gün çalışmasının olduğu, 2013 yılında 340 gün çalışmasının olduğu 2014 yılında 285 gün çalışmasının olduğunun görüldüğünü, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, iddiaları kabul etmediklerini, yine Kurum kayıtlarında iş yerinde "3 kodu" yani işçi tarafından fesih olarak gösterilmiş olduğunu, işe giriş bildirgesi ve bordroların davacı çalışmalarının davalı işyerinde ve diğer işyerlerinde kesintili geçtiğinin karinesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller, getirtilen bilgi ve belgeler, bordro tanıklarının ve bu tanık beyanlarını destekleyen diğer tanıkların beyanları, denetime elverişli olduğu değerlendirilen 14.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davalı işverenliğin ihtilaf konusu dönemde 1015168.60 sicil sayılı dosya üzerinden kanun kapsamında bulunduğu, davalı işverenlikçe davacı adına 01.06.2012 - 28.02.2013 ve 22.03.2013 - 15.10.2014 arası hizmet bildirildiği, her ne kadar davalı işverenlikçe davacı adına kesintili hizmet bildirilmiş ve 15.10.2014 tarihinde işten çıkışı verilmiş ise de tanık beyanları ile işverence düzenlenen 29.12.2014 günlü belge içeriğinden, davacının 01.06.2012 tarihinde başlayan çalışmasının 31.12.2014 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiği,
Davalı işverenliğin kaşe ve imzasının bulunduğu "ilgili Kuruma" başlıklı belgede davacının 1.500,00 TL aylık karşılığı çalıştığı belirtilmiştir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K. ile 09.05.2018 tarihli ve 2016/21-439 E., 2018/1041 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, ilgili Kuruma hitaben yazılan yazının hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş yazılı bir belge olmadığı açıktır. Keza davacının gerçek ücreti ile ilgili söz konusu belgenin doğruluğunu destekler başkaca iş yeri kayıt ve belge de bulunmamaktadır. Meslek örgütlerince bildirilen ücret miktarları tek başına tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Dolayısıyla davacının sadece çalıştığı günler için yevmiye aldığı, yaptığı iş ve kıdemi dikkate alındığında ücret iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, davacının 1015168.60 sicil numarasında işlem gören davalı iş yerinde 01.06.2012-31.12.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 930 gün kesintisiz çalıştığı anlaşılmakla, Kuruma bildirilen 835 günlük sürenin mahsubu ile bakiye 95 gün hizmetin prime esas asgari kazanç üzerinden tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının aralıklı olduğunu, asgari ücretle çalıştığını ve primlerinin eksiksiz yatırıldığını, kararın hatalı olduğunu ve aşamalardaki itirazlarını öne sürmüştür.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmasının kayıtlardaki gibi olduğunu, tanık beyanına göre sonuca gidilemeyeceğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davadaki talep prime esas kazancın tespitini de içerdiğinden davalı konumunda yer almaları gerektiğini ve aşamalardaki itirazlarını öne sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!