10. Hukuk Dairesi 2024/1939 E. , 2024/2786 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1594 E., 2023/2874 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/212 E., 2022/374 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... Mobilya isimli iş yerinde Kasım 2013 tarihinden itibaren mobilya ustabaşısı olarak çalışmaya başladığı, 16.05.2016 tarihine kadar bilfiil davalıya ait işyerinde çalışan davacının sigorta başlangıcının yapılmadığı, davalıya defaatle sigorta yapılması talebini ileten davacının davalı tarafından oyalandığı, sigortasız olarak çalıştırılan davacının 22.01.2016 tarihinde işyerinde iş kazası geçirdiği ve sol gözünün görme yetisini kaybettiği, olay sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumunca iş göremezlik raporu düzenlendiği, iş kazası sonrasında da davalı tarafça davacının iş akdinin haksız feshedilerek işyerinden gönderildiği, davacının 16.05.2016 tarihine kadar davalıya ait işyerinde mobilya ustabaşı olarak çalıştığı, ayrılma tarihinde net 2.250,00 TL ücret aldığı, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süre içerisinde defaatle talep edilmesine karşın davalı tarafça davacının sigortasının yapılmadığı iddiasıyla davacının 15.11.2013 - 16.05.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının ve sigorta giriş tarihinin 15.11.2013 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılış tarihi itibariyle Kurumun davada feri müdahil sıfatıyla yer alması gerektiği, davanın esasına ilişkin olarak da davacının hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmalar haricinde bir çalışmasının bulunmadığı, bu durumun işyeri ve Kurum kayıtlarından açıkca anlaşılacağı, davacının iddia ettiği dönemlerde çalıştığına dair herhangi bir belgenin dosyada yer almadığı, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiği, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmasının dikkate alınması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının doğru olduğu, ancak her ne kadar dava dilekçesinde işe giriş tarihinin Kasım 2013 olarak belirtilmiş ise de gerçekte davacının 17.03.2014 tarihinde işe başladığı, davacının borçları olduğunu sigortalı çalıştığı takdirde maaşının kesileceğini, mümkünse sigortasız çalışmak istediğini beyan etmesi üzerine davalının da zaten akrabası olan davacıyı kendi isteği ve hatıra binaen sigortasız olarak çalıştırmak zorunda kaldığı, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, hatta iş kazası sonrasında da 3-4 ay süreyle davalının, davacının maaşını evine götürmek suretiyle ödediği, dava dilekçesinde davacının davalıya ait işyerinde ustabaşı olarak çalıştığının iddia edildiği, oysa ki işyerinde davalı ile birlikte toplam 4 kişinin çalıştığı, çalışanlara herhangi bir unvan verilmediği gibi davacının ücretinin de 2.250,00 TL değil 2.000,00 TL olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamının incelemesinde uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davacının 22.01.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği, 3 ay çalışmadığı ve nihayetinde 2015 Mayıs ayında işten ayrılması nedeniyle iş kazası geçirdiği ve 22.01.2016 - 22.04.2016 tarihleri arasında çalışmadığı anlaşıldığından bu tarihler arasında sigortasının yatırılması zorunlu olmadığından 2013/Kasım dönemi ile 22.01.2016 tarihleri arası dönem ile 22.04.2016 - 16.05.2016 tarihleri arası dönem için inceleme yapıldığı, belirlenen dönemde 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereğince 5 yıllık hak düşümü süresinin geçmemiş olduğu, dosyada dinlenilen bordrolu tanık ...'un dönem bordrosunda isminin yer aldığı ve davacının 2013/Kasım döneminden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını beyan etmesi ancak gün olarak beyanda bulunmaması, davalı işveren tarafından da davacının 17.03.2014 tarihinde davalının işe başladığına dair beyanda bulunması, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi ilamında 2014/8 döneminden sonra tanık olmadığı belirtilmiş ise de davalı tanığı olarak dinlenilen ...'in de 2015 yılında işe başladığında davacının çalışıyor olduğuna ve sonu gibi kaza geçirdiğine dair beyanı dikkate alındığında davacının çalışmasının kesintisiz devam ettiği, davacının davalı işyerinde 30.11.2013 tarihinde işe başladığı, iş kazası geçirdiği 22.01.2016 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı, iş kazası geçirdikten sonra dosyada dinlenilen bordrolu ve bordrosuz tanık beyanları doğrultusunda 22.04.2016 tarihi ile 16.05.2016 tarihleri arasında tekrar çalıştığı sonuç ve kanaatine varıldığı, prime esas kazanç tespiti talebi yönündense: davacı en son aldığı ücretin 2.250 TL olduğunu beyan etmiş, davalı davacının ücretinin ortalama 2.000 TL civarında olduğuna dair beyanda bulunmuş ve davalının kabul beyanı doğrultusunda, kabulün son aya ilişkin olduğu değerlendirilerek, en son tespiti yapılan 16.05.2016 tarihi itibariyle 16 gün üzerinden; prime esas kazancın 2016 yılı 5. ayında, çalıştığı gün kadarı olmak üzere, brüt 1.492,05 TL olduğunun gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait işyerinde 30.11.2013 - 22.01.2016 ile 22.04.2016 - 16.05.2016 tarihleri arası dönemde tam gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine. davacının prime esas kazanç miktarının 2016 yılı 5. ayında, çalıştığı gün kadarı olmak üzere, brüt 1.492,05 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına dava konusu edilen dönem içerisinde davalıya ait iş yerinden 08.06.2012 - 24.07.2012 tarihleri arasında bildirim yapıldığı, bu tarihten sonra davacının farklı işyerlerinde çalıştığı ve bu işyerinden 01.11.2013 tarihinde işten çıktığı, bu tarih öncesi çalışmalarının dava tarihi itibari ile 5 yıl içinde dava açılmadığından hak düşürücü süreye uğradığı, sonraki dönem yönünden ise dinlenen tanık beyanları ile çalışmanın ortaya konulduğu, iş kazası geçirilen ve sonrasında çalışılmayan süreler yönünden ise varılan sonucun yerinde olduğu, davalının beyanı doğrultusunda prime esas kazancın hüküm altına alınması da yerinde olup, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.11.2013 - 16.05.2016 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
3. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
4. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
5. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda davacının, talebe konu 15.11.2013 - 16.05.2016 tarihleri arasında herhangi bir sigortalı bildirimi bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 22.01.2016 tarihinde davalıya ait işyerinde iş kazası geçirdiği kabulü ile 30.11.2013 - 22.01.2016 ve 22.04.2016 - 16.05.2016 tarihleri arasında davalıya ait büro ve mağaza mobilyaları imalat işyerinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki davacının gözünden yaralandığında müracaat ettiğini beyan ettiği ... Göz Hastanesi kayıtları getirtilerek işyerinde çalışırken kaza geçirip geçirmediği yöntemince araştırılmadığı gibi dinlenen 8 bordro tanığından sadece ikisi davacının çalıştığını beyan ederken diğerlerinin davacıyı tanımadıkları beyanı karşısında tanık beyanları arasında oluşan çelişki de giderilmemiştir.
4. Mahkemece, öncelikle davacının gözünden yaralandığında müracaat ettiğini iddia ettiği ... Göz Hastanesinden epikriz ve tüm tedavi evrakları getirtilerek, davacının hastaneye müracaat saati, müracaatı sırasında hastane görevlilerine kazayla ilgili beyanları araştırılmalıdır. Ayrıca davacının Cumhuriyet Savcılığına şikayeti sonrası tanzim edilen bir kısım evraklar dosyada ise de söz konusu şikayet sonrası başlatılan soruşturmanın akıbeti araştırılmalıdır. Davalı iş yerinin kapsamı, kapasitesi, yapılan işlerin niteliğine göre bildirilen başka sigortalılar da olduğu anlaşıldığından davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte sigortalılar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, beyanlarının doğruluğu denetlenmeli, davacının kabule konu dönemde fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!