10. Hukuk Dairesi 2024/1933 E. , 2024/4155 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1326 E., 2023/2647 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/936 E., 2022/67 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Beton Boru ... Şti. çalışanı ...'nün 08.06.2005 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonrasında yaralanarak malul kaldığını, davalı Kurum tarafından müvekkili aleyhine Ankara Batı 2.İş Mahkemesinde 2015/75 Esas sayılı dosya ile rücuen alacak davası açıldığını, yargılama sonucunda verilen kararın temyizi ile kararın bozulduğunu, tüm aşamalardan sonra sigortalının maluliyet oranının %36,2 olarak belirlendiğini, bu oranın kabul edilemez olduğunu, olayda kazalı sigortalının gerekli özeni göstermediğini, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nca düzenlenen 30.04.2015 tarihli raporda gerekli ve yeterli araştırma inceleme yapılmadan rapor oluşturulduğunu, iş göremezlik oranının farklı kurumlar tarafından aralarında bariz farklılıklar olacak şekilde belirlendiğini, Ankara Batı 2.İş Mahkemesinin 2015/75 sayılı dosyasındaki delillerin tamamı değerlendirilerek iş kazası sonucu oluşan iş göremezlik derecesi, iş göremezlik derecesindeki değişiklik oranlarının başlangıcının ve sürelerinin belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; en son ATK Genel Kurulunca belirlenen oranın iş kazası sonucu müvekkilinde oluşan sakatlıkla orantısız olmadığını, müvekkilinin fiili güç kaybı daha çok olduğunu, müvekkilinin kanuna göre hesaplanan SİD, o tarihten itibaren o oranda çalışma gücünü kaybettiğini gösterdiğini, müvekkilinin kaza sırasında kanal kazımında ve boru döşemesinde çalışırken, kaza sonrası davacı işverenin yanında 'bekçi' olarak çalışmaya devam ettiğini, tekrar kanal kazımına gönderilemediğini, SİD'nin %36,2 azalması, işverenin müvekkiline yaptığı uygulama ile belli olduğunu, iş kazası tazminat davası açtığı 05.03.2014 tarihinin ertesi ayında işten çıkardığını, işçinin kazadaki kusuru ile ilgili iddiaların maluliyetin tespiti davasının konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Kurum Müfettişliğince düzenlenen 25.01.2006 tarih ve 93 SOR40 sayılı soruşturma Denetim Raporunda; ...'nün 08/06/2005 tarihinde işyerinde geçirmiş olduğu kazanın 506/11 A-a,b fıkraları gereğince iş kazası sayılması gerektiğinin, meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak 506 sayılı Kanun'un uygulanması şartlarının oluşmadığının, 506/26 ncı maddesinin uygulanması gerektiğinin düzenlendiği görülmüştür.
Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulunun 11.07.2012 tarih, 2009/2364 E.52/5615 K.sayılı kararı ile sigortalının 08.06.2005 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının SGK Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzeltme kaydıyla %65 olduğuna, kontrol muayenesi gerekmediğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 22.09.2014 tarih ve 11478 karar sayılı ve Adli Tıp Genel Kurulunun 30.04.2015 tarih ve 955 Karar sayılı, yine aynı yerin 14.01.2016 tarih ve 45 Karar sayılı raporunda sigortalının %36,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, %36,2 oranındaki maluliyetinin 13.08.2013 tarihinden itibaren başladığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Adli Tıp 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 09.11.2020 tarih ve 15806 Karar sayılı raporu ve yine aynı yerin 19.04.2021 tarih ve 6967 sayılı raporunda ...'nün geçirdiği iş kazasına bağlı gelişen omur füzyonu arızası sebebiyle 85/9529 Karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak %36,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, %36,2 oranındaki maluliyetinin 13.08.2013 tarihinden itibaren başladığı, 13.08.2013 tarihinden önceki maluliyetinin Yüksek Sağlık Kurulunun 11.07.2012 tarih 5615 sayılı kararının uygun olduğu belirlenmiştir.
...
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 08.06.2005 tarihinde geçirmiş olduğu geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının SGK Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzeltme kaydıyla %65 olduğu, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Genel Kurulunun raporlarına göre sigortalının %36,2 oranındaki maluliyetinin 13/08/2013 tarihinden itibaren başladığı tespit edildiğinden davanın kabulü ile davalı ...'nün geçirdiği iş kazası tarihi olan 08.06.2005 tarihinden 13.08.2013 tarihine kadar %65, 13.08.2013 tarihinden itibaren %36,2 olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan rapor ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, üst kuruldan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Somut olayda, yukarıda öngörülen prosedür çerçevesinde rücuen tazminat davasında ve eldeki davada yöntemince alınan ve birbiriyle uyumlu raporlar ile karar verildiğinden davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 1 inci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 19 ve 25 inci maddelerine göre meydana gelen iş kazasından sonra meslekte kazanma gücü kaybın oranının %10’dan fazla olup olmadığının veya ne miktarda olduğunun tespitinde izlenecek yol, 506 sayılı Kanun'un 109 uncu (5510 sayılı Kanun'un 95 inci) maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, davanın açıldığı tarihte Kurum tarafından %36,2 sürekli iş göremezlik derecesi belirlenmiş olup buna rağmen dava açılmış olması karşısında davacı iş göremezlik oranının daha az olduğu iddiasındadır. Yargılama sırasında davacının sürekli iş göremezlik derecesi iş kazası tarihi olan 08.06.2005 tarihinden 13.08.2013 tarihine kadar %65, 13.08.2013 tarihinden itibaren %36,2 olduğunun tespitine karar verilerek Kurumca belirlenen orandan daha az olduğuna dair iddiası ispatlanamamış olduğundan, davanın reddi yerine, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!