WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1926 E.  ,  2024/4037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1708 E., 2024/22 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/539 E., 2022/20 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, müvekkilinin şirketin kurulduğu tarihler itibariyle inşaat işlerinde çalışarak ya da hurdacılık yaparak geçimini sağladığını, müvekkilinin bir iş başvurusunda verdiği kimlik bilgileri ve nüfus cüzdanı fotokopileri kullanılarak adına değişik şehirlerde, değişik isimlerde birden çok şirket kurulduğunu, bazılarında ise hisselerinin usulsüz olarak ve sahtecilik sureti ile müvekkili üzerine geçirildiğini, müvekkili tarafından üzerine kayıtlı şirket ile ilgili olarak Vergi Kanunu'na muhalefet ettikleri gerekçesi ile açılan kamu davaları ve vergi borçları için gönderilen ödeme emirleri ile durumdan haberdar olduğunu, açılan ceza davalarının tümünden müvekkilinin beraat ettiğini, 2002-2004 yılları arasında adına kurulmuş olan şirketlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti konusunda dava açılması için avukat talep ettiğini ve neticede açılan davalar ile bir kısım şirketler yönünden, şirketlerde ortaklığı ve müdürü olmadığına ilişkin tespit kararı verildiğini ve kararların kesinleştiğini, müvekkilinin emekli olmak için davalı İdareye dilekçe verdiğini, bunun üzerine Bağ-Kur kaydının bulunduğunu öğrendiğini ve emeklilik hakkının olamayacağının kendisine sözlü olarak iletildiğini, usulsüz belgelerde müvekkilinin şirketlere ortak gösterildiğinin tespit edildiğini bu nedenle davalı Kuruma Bağ-Kur kayıtları gözüken diğer alt şirket yönünden de Bağ-Kur kayıtlarının silinmesi için başvuruda bulunduğunu, Kurumun yapılan başvuruya 60 günlük yasal süresi içerisinde olumlu veya olumsuz bugüne kadar cevap vermediğini Kanun gereği başvurunun zımnen reddedildiğini belirterek, davalı idarenin 14.06.2021 tarih ve 26224217 sayı ile yapılan başvuruya yasal süresinde cevap verilmediğinden zımnen reddine dair Kurum işleminin iptali ile müvekkili ... adına 4b Bağ-Kur kaydında gözüken şirketler yönünden, Bağ-Kur kayıtlarının silinmesi ve bu şirketler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Şanlıurfa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Onbir Nisan Sosyal Güvenlik Merkezince 22.06.2021 tarih ve 26673132 sayılı yazı ile ... vekili Av. ...'in adresine cevap verildiğini, verilen cevabı yazıda da "sigortalı dosyasında kişiye (vekil olarak size) ulaşabileceğimiz bir telefon numarası bulunamamıştır" notunun eklendiğini. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/219 Esas ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/701 Esas dosyalarında verilen kararlar ile 11 adet şirketin kuruluşundan itibaren ortak veya yönetici olmadığının tespit edilmesi üzerine şirketler ile ilgili gerekli güncellemelerin yapıldığını ve bilgisinin 22.06.2021 tarihli yazı ile davacı vekiline bildirildiğini, davacının 11.08.2021 tarih ve 29182438 sayılı dilekçe ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 84 üncü maddesinde yer olan 4 aylık süreyi beklemeksizin sigortalılığının durdurulmasına ilişkin talep ve 7256, 7326 sayılı Kanunlar kapsamında prim borçlarını yapılandıranların sigortalılığının durdurulmasına ilişkin talebinin bulunduğunu, sigortalının talebi doğrultusunda 4/b hizmetlerinin durdurulduğunu ve davacının 12.08.2021 tarihine aylık bağlanması için tahsis talebinde bulunduğunu, davacıya tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.09.2021 tarihinden itibaren de 4/a kapsamında aylık bağlandığını ve emeklilik hakkının sağlandığını, 24.08.2021 tarihinde açılan davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Şanlıurfa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Onbir Nisan Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.12.2021 tarihli yazı cevabı incelendiğinden; davacı ...'ya gönderilen 22.06.2021 tarih ve 26673132 sayılı Kurum yazısının birleşik posta aracılığı ile adi posta olarak gönderildiğinden tebliğ tarihinin tespit edilemediği, davacıya emekli aylığı bağlandığı gözetildiğinde davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığını belirterek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 14.06.2021 tarihli dilekçe ile on adet şirket bakımından ortak olmadığı halde sahte imza ve belgeler kullanılmak suretiyle şirket ortağı gösterildiğini, bu şirketlere ortak olmadığının Mahkeme kararı ile ispatlandığını belirtilmek suretiyle, bu şirketlere istinaden yapılan Bağ-Kur sigortalılıklarının iptal edilerek Kuruma olan prim borçlarının silinmesi talebinde bulunduğu, Kurumun 22.06.2021 tarihli yazı ile iki şirket haricindeki diğer şirketler bakımından talep gibi işlem yaptığı, bu iki şirket yönünden de prim borçlarının geçici 63, 76 ve 84 üncü maddeler uyarınca silinerek sigortalılığının durdurulduğu halde, buna ilişkin 22.06.2021 tarihli yazının davacıya tebliğ edildiği ispatlanamadığından davanın açılmasına Kurumun sebebiyet verdiği, 12.08.2021 tarihli tahsis talebi üzerine 01.09.2021 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmakla, Mahkemenin HMK'nın 331 inci maddesi kapsamında yaptığı değerlendirmenin yerinde bulunduğu, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kuruma müracaat dilekçeleri, Kurum kayıtları ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.