WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1901 E.  ,  2024/2813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1446 E., 2023/2865 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/122 E., 2023/103 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine 2019/15261, 2019/15262, 2019/15258, 2019/15259 sayılı ödeme emirleri düzenlendiğini, Kuruma yaptığı itirazının reddedildiğini beyanla ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını, Akasya Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi davacı aleyhine 6183 sayılı yasa gereğince icra takibine geçildiğini, ödeme emirlerinin 21.05.2019 tarihinde gönderildiğini, 24.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, 6183 sayılı yasanın mükerrer 35 inci maddesi gereğince Akasya Eğitim Hizmetleri Ticaret AŞ'nin Yönetim Kurulu üyesi davacıya ödeme emri gönderildiğini ve adına kayıtlı mallara haciz şerhi işlendiğini, borç dönemlerinin 2013/9 uncu ay ve 2016/7 nci aylar arasına ait olduğunu, bu dönemlerin kayyım atama olayından önceki dönemlere ait olduğunu, davaya konu olan borçlu şirket Akasya Eğitim Hizmetleri Tic. AŞ'nin borçtan daha fazla malvarlığının olduğu beyan edilse de, şirket adına kayıtlı herhangi bir malvarlığının olmadığının tespit edilmesi üzerine Yönetim Kurulu üyeleri adına haciz işlemlerinin başlatıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asil borçlu şirketin yönetim ve malllarının devlet tarafından devralındığını, dolayısıyla ödeme emrinin muhatabının da devlet olduğunu, kayyım olarak atama yapılıncaya kadar şirketin bütün borçlarının düzenli olarak ödendiğini, önceki döneme ait borçların ise kayyım tayininden sonra borçların ödenmemesi ve teşviklerin iptalinden kaynaklandığını, ödeme emirlerinde davacının isminin el yazısı ile yazıldığını, ödeme emirinin usulünce düzenlenmediğini, bu nedenle davanın menfi tespit davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişinin hukuki değerlendirme yapamayacağını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin prim ve işsizlik sigortası prim borçları nedeniyle 2013/9 ay ila 2016/7 nci aylara ait olmak üzere 2019/15261, 15262, 15258 ve 15259 sayılı ödeme emirlerinin gönderildiği, davacıya bizzat 21.05.2019 ve 24.05.2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı 03.06.2019 tarihinde Kuruma itiraz ettiği, 18.07.2019 tarihli ret kararının 22.07.2019 tarihinde tebliği üzerine davanın 21.08.2019 tarihinde açılmakla birlikte 15 günlük hak düşürücü sürenin son gününün adli tatil gününe rastlaması nedeniyle davanın süresinde açıldığı kabul edilmişse de, 6100 sayılı HMK'nın 103 üncü maddesinde uzaması öngörülen sürelerin 6100 sayılı Kanunda öngörülen süreler olduğu, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin adli tatil nedeniyle uzamasının söz konusu olmadığının açık olduğu, ödeme emirlerinin bir kısımının üzerinde davacının isminin yazılı olduğu, bir kısmında borçlu olarak şirket isminin yazılı olduğu, bu nedenle borçlu hanesinde şirket ismi yazılı olan ödeme emirlerine konu borçlar yönünden davanın menfi tespit davası olarak kabulü gerektiği ve hak düşürücü süreye tabi olmadığının kabulü gerektiği, Polatlı Ticaret Sicil Memurluğundan gelen yazı cevabında davacının 22.04.2006 ile 27.04.2016 tarihleri arasında borçlu AŞ'nin yönetim kurulu üyesi olduğunun bildirildiği, 2019/15258 ve 2019/15261 sayılı ödeme emirlerinin davacı adına düzenlenmesi nedeniyle 15 günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu ve bu sürenin geçirildiği, diğer ödeme emirlerinde ise davacının şirket yönetim kurulu üyesi olduğu belirlenmekle davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; asıl borçlu dava dışı şirketin yönetim ve mallarının devlet tarafından devralındığını, dolayısıyla ödeme emrinin muhatabının devlet olduğunu, ödeme emirlerinin usulüne uygun düzenlenmediğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ödeme emrinin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55 ve devamı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.