WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1899 E.  ,  2024/3989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1672 E., 2023/2925 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/55 E., 2022/95 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarım Bağ-Kur sigortalısı iken vefat eden babası üzerinden 2926 sayılı Kanun gereğince ölüm aylığı alırken, davacının 2016 yılı Şubat ayında herhangi bir gerekçe gösterilmeden aylığının kesildiğini, yeniden aylık bağlanması için talepte bulunduğunu, Kurum tarafından; 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalı iken 3 yıllık dönemlerde vefat eden sigortalının hak sahibi çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için hak sahibinin gelirinin olmamasının gerektiği ve davacının merhum eşi nedeniyle ölüm aylığı alması nedeniyle babasından dolayı bağlanan aylığın 2013/26 sayılı Genelgeye istinaden iptal edildiğinin bildirildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir başvuru olmaksızın 2018 yılı Ocak ayında Kurum tarafından res'en davacıya ölüm aylığının tekrar bağlandığını, ancak davaya konu edilen 2016/Şubat-2017/Aralık dönemlerine ilişkin ölüm aylıklarına ilişkin ödemelerin yapılmadığını, 07.01.2020 tarihinde Kuruma başvurarak, 2016/Şubat-2017/Aralık dönemine ilişkin ölüm aylığı tutarlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiğini, Kurum tarafından 2926 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü madde hükümleri uygulanarak, işlem yapılacağı, buna göre 01.01.2018 tarihi öncesine ait 4/b tarım aylığının geriye dönük dönemlerle ilgili yapılacak bir işlem bulunmadığının bildirdiğini belirterek davacıya haksız yere ödenmeyen 2016/Şubat-2017/Aralık dönemlerine ilişkin ölüm aylıklarının, her bir aylık bakımından müstahak olunduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince "Davanın kabulü ile
1-Davacıya 2016 Şubat - 2017 Aralık döneminde babasından dolayı ödenmesi gereken ölüm aylıklarının her bir aylık için ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Uyuşmazlık, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan ve 15.03.1995 tarihinde vefat eden eşi Hamza Aydoğdu'dan dolayı ölüm aylığı bağlanan davacının, 28.04.2000 tarihinde vefat eden ve 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babası ... Tekin'den dolayı ölüm aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Kurum tarafından 23.06.2016 tarihli işlem ile davacının gelirlerinin brüt asgari ücret tutarının üzerinde olması sebebiyle babadan aldığı aylığın kesilmesine karar verildiği ve bu işleme dayalı olarak borç tahakkuk ettirildiği, bunun yanı sıra davacıya 01.01.2018 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığının yeniden ödenmeye başlandığı anlaşılmaktadır...

... Davacının babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığı tarih aralığında Kanun koyucu tarafından aranan tek şart “sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olup davacının da kendi çalışmasından dolayı gelirinin bulunmadığı açıktır.

Uyuşmazlığın çözümünde uygulama yeri bulan 1479 sayılı Kanun'un 46/2 nci maddesi hükmü, sadece 1479 sayılı Kanun'a göre hem kocadan hem ana veya babadan ölüm aylığına hak kazanılması halinde uygulanabilir. Sigortalılardan birisinin 5434 sayılı Kanun, diğerinin 1479 sayılı Kanun kapsamında olması halinde, hak sahibi her iki ölüm aylığına da hak kazanacaktır. (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 26.10.2017 gün ve 2017/2562 E. 2017/8339 K.sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.04.2018 tarih 2018/21-427 E- 2018/949 K sayılı ilamı da bu yöndedir.)

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; ... davacının eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında), babasından (2926 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmadığı kanaatine varıldığından, denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar olunarak verilen mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.