10. Hukuk Dairesi 2024/1882 E. , 2024/4076 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1811 E., 2023/2820 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/414 E., 2023/83 K.
Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığı ile aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırarak yeniden esas hakkında davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 06.11.1996 tarihinde ürettiği incirleri müstahsil makbuzu karşılığında sattığını ve 1.421,550 TL Bağ-Kur kesintisinin yapıldığını, 06.11.1996 tarih ve 11016 numaralı müstahsil makbuzunda davacının soyadının yanlış yazılması nedeni ile davacının Bağ-Kur sigorta kaydının yapılmadığını belirterek sigorta başlangıç tarihinin 06.11.1996 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 1996 yılına ait verilen tevkifat listesinde davacının adının geçmediğini "..." adına bildirimde bulunulduğunu ve Kurum tarafından gerekli işlemin yapıldığını, Kurum'a izafe edilebilecek herhangi bir kusur ve ihmalin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
''...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça, tarımsal faaliyet kapsamında incir üretimi yapıldığı ve bu ürünlerin ... isimli kişiye satıldığı, adı geçen kişi tarafından prim tevkifatı yapılarak, müstahsil makbuzunun Kurum hesabına intikal ettiği halde bağkur sigorta kaydının yapılmadığı ileri sürülerek, sigortalılık başlangıç tarihinin 06.11.1996 olarak tespit edilmesine karar verilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça her ne kadar, tarımsal faaliyet kapsamında üretilen incir ürünün dava dışı ...'a satıldığı, buna ilişkin prim tevkifatı yapılarak Kuruma intikal ettiği ileri sürülerek, sigortalılık başlangıç tarihinin 06.11.1996 olarak tespiti istemiyle eldeki dava açılmış ise de; az evvel belirtilen emsal nitelikteki Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın temeli tarımsal faaliyette bulunmaktadır. 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılıktan söz edilebilmesi için de tarımsal faaliyetin süreklilik arz ettiğini ortaya konulması gereklidir. Anılan ilkeler ve 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmak için kanunda aranan gerekliler kapsamında tarımsal faaliyetin sürekliliğinin de zorunlu olduğu gözetildiğinde tarım Bağ-Kur sigortalılığında bir gün başlangıç tespiti mümkün değildir. Bu nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesiyle ''Davanın reddine'' dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından 06.11.1996 tarihinden itibaren tescil talep edildiği varsayılarak, davacının sigortalılığının süreklilik arz etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, davacının, müstahsil makbuzunda prim tevkifatı yapılan dönem için tespit ve tescil talebinde bulunduğunu, yargılama aşamasında da davacının soyadının yanlış yazılması nedeni ile tescil işleminin yapılamadığının tespit edildiğini, davacının 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"....davacının, ticari işletmesi olan ...'a 06.11.1996 tarihinde kuru incir sattığını belirterek tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, söz konusu müstahsil makbuzunda belirtilen kesinti miktarının Kurum hesaplarına intikal ettiği, mahkemece Kurum'a yazılan müzekkereye; '' ... ünvanlı firma tarafından Müdürlüğümüze gönderilen 1996 yılı 11. Ay'a ait tevkifat listesinde ... oğlu 1969 doğuml ... olarak bildirildiğinden ...'in tescilinin 1996 yılı 11. Ay olarak güncellenememiş olup...'' şeklinde cevap verildiği, mahkemece Nüfus Müdülüğü'ne yazılan müzekkere cevabında ... oğlu 1969 doğumlu ... adında bir şahsa rastlanılmadığının ifade edildiği, ...'ın tanık sıfatıyla beyanının tespit edildiği, tanığın davacının çiftçilik yaptığını ve müstahsil makuzu üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, mahkemece tarım Bağ-Kur sigortalılığında 1 günlük sigorta başlangıcının tespitine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf dilekçesinde 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği görülmektedir. Davacının istinaf dilekçesinde 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiğini açıkladığından eldeki davanın sigortalılık başlangıcı talebi olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Mahkemece davacı veya vekiline sormak suretiyle öncelikle talebinin açıklığa kavuşturulması gerekirdi. Ancak, davacı vekili istinaf dilekçesinde talebini açıkladığından talebinin sigortalılık başlangıcı olarak nitelendirilmesi mümkün görülmemiş ve bu talep doğrultusunda inceleme yapmak gerekmiştir. Dosyadaki mevcut müstahsil makbuzu dikkatlice incelendiğinde, ürün satımını yapan kişinin kimlik bilgileri hakkında baba adı ..., doğum tarihi 1969 ibareleri yazmakta, isim kısmında ... yazmakta, soyadı kısmında kötü yazım ile yazılmış olmakla birlikte Ömürbek yazmakta olduğu görülmektedir. Bu itibarla, her ne kadar Kurum tarafından müstahsil makbuzundaki kimlik bilgileri ... oğlu, 1969 doğumlu ...'e ait olduğu gerekçesiyle davacının talebi kabul edilmemiş ise de hem ... oğlu, 1969 doğumlu ... adında bir kimsenin bulunmadığına ilişkin Nüfus Müdürlüğü'nün yazı cevabı hem de müstahsil makbuzunun dikkatli incelenmesi neticesinde '' ...'' isminin yazılı olduğunun görülebiliyor olması nedeniyle söz konusu müstahsil makbuzundaki kesintinin davacıya aidiyeti hususunda şüphe bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla, davacıdan kesinti yapılan 06.11.1996 tarihini takip eden ay başından yıl sonuna kadar davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan gerekçelerden ötürü, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş ve davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.. " gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak, davanın kabulüne, davacı ...'in (T.C. Kimlik No: ...) 01.12.1996 - 31.12.1996 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 1996 yılına ait verilen tevkifat listesinde davacının adının geçmediğini "..." adına bildirimde bulunulduğunu ve Kurum tarafından gerekli işlemin yapıldığını, Kurum'a izafe edilebilecek herhangi bir kusur ve ihmalin bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-kur sigortalılığı ile aidiyet tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!