WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1881 E.  ,  2024/2781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2109 E., 2023/2862 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/101 E., 2023/142 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 16385497 sigorta sicil numarası ile davalı işverene ait

işyerinde 15.04.1986 tarihinde işe başladığı ve bu işyerinde 6 ay süre ile çalıştığı, emeklilik işlemleri ile ilgili olarak ...’na müracaat ettiğinde kendisine emeklilik süresinin henüz dolmadığının belirtildiği, oysa davacının davalıya ait işyerinde işe başlama tarihinin 15.04.1986 olduğu iddiasıyla davacının 15.04.1986-15.10.1986 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 15.04.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait 16385497 ss numaralı şahsi sicil dosyasının Ankara iline ait serilerden olduğu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının 10.04.1967 doğumlu olduğu, çalışmalarının HDC’de belirli olduğu, diğer davalı işverene ait işyerinin Konur Sok. No:57/2 Ankara adresinde bulunduğu, 0149083.006 sicil numaralı dosyada işlem gördüğü, 15.04.1986 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve 31.01.1991 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, her ne kadar davacının 15.04.1986-15.10.1986 tarihleri arasında çalışmış olduğu iddiasında ise de, iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması, çalışma iddialarıyla ilgili davalı işyerinin işyeri kayıtlarının celp olunması ve davacının ücret bordrolarının tetkik edilmesi ve imzası olanları ayıklanarak imzası bulunan bordrolar yönünden davanın reddedilmesi, imzası olmayanlar yönünden ise vizite kağıdı gibi resmi belgelerin cep edilmesi ve dinlenecek tanıkların bordrolarda adı geçen kişilerden olması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin 15 yıldır aktif olmadığı, o döneme ait belgelerin bulunmadığı, şahsi sicil dosyasının ibrazının mümkün olmadığı, davacının yazılı delille iddiasını ispat etmesi gerektiği, hak düşürücü sürenin geçtiği, bilirkişi raporuna itiraz ettikleri savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlar incelendiğinde davacının iddia ettiği tarihlerde çalıştığına dair beyanda bulunmaları, tanık...'nın aynı zamanda komşu işyeri tanığı olması, davacının davalı yanında işe başladığına dair dosya kapsamında ilk işe giriş bildirgesinin bulunması, davacının iddia ettiği tarihte başka işveren yanında çalışmasının bulunmaması, davalı işyerinin belirtilen tarihte faaliyette olması ve davacının davalı yanında 01.04.1987-30.11.1987 tarihleri arasında çalışmalarının bulunduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispatladığı kanaatine varılarak davacının, davalıya ait işyerinde 15.04.1986 - 15.10.1986 tarihleri arasında 6 ay - 180 gün süre ile çalıştığı ve bu süreye ilişkin bildirimlerinin Kuruma yapılmadığı ve primlerinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının davalıya ait iş yerinde 15.04.1986 tarihi ile 15.10.1986 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz 180 gün çalıştığı, bu sürenin tamamının kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı, davanın niteliğinin sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti olduğu, bir günden sonraki taleplerin bu nedenle hak düşürücü süreye uğradığı, işyerinin faal olup olmadığının, davacının çalışmalarının yazılı belgelere dayalı olup olmadığının, fiili ve eylemli bir çalışma olup olmadığının, ve sigortalılık niteliğinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aynı işyerinde birden fazla işe giriş bildirgesinin bulunmasının kesintili çalışma olduğuna karine olduğu ve hak düşürücü sürenin aşıldığı, salt tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulamayacağı yazılı delillerle ispatlanması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede ve özellikle davacının, gemi adamlığına ilişkin hizmet belgesi ve yargılama aşamasında beyanları alınan tanıkların davacının, uyuşmazlık konusu fiili çalışmasının bulunduğuna yönelik beyanlarından, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde, davalının işyerinde çalıştığı, ne var ki, davacının, yaş tashihi karar tarihinin, eldeki yargılamada kabul edilen çalışma döneminden sonra olduğundan, davacının, yaş tashihi öncesi dönemdeki 10.04.1969 tarihinin, davacının doğum tarihi olarak esas alınması gerektiği, bu bağlamda, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinin hükmün infazı aşamasında Kurum tarafından gözetilebileceği dikkate alındığında, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.04.1986-15.10.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.