10. Hukuk Dairesi 2024/1878 E. , 2024/3331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1930 E., 2023/2927 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/116 E., 2021/58 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekilleri ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2 6832 01 01 1554420 035 19-36 sicil numaralı davalı işverenin bulunduğu sitede, 21.03.2002 tarihinden 24.07.2014 tarihine kadar, hizmet akdi ile kapıcılık, bekçilik, bahçıvanlık ve getir götür işleri yapmakta görevli hizmetli olarak çalıştırılmasına rağmen zorunlu sigortalılığa tabi bu çalışmasının davalı işveren tarafından SGK’ya bildirilmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin; “Kurumun denetimi veya kontrolü sırasında işyerinde fiilen yapılan tespitlerde kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde hizmetlerin ve prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır” hükmü gereğince SGK denetmenlerince yapılan denetim ve kontrol sırasında davacının tespitin yapıldığı 24.07.2014 tarihinden bir yıl öncesi olan 24.07.2013 tarih arası çalışması için Kurum tarafından bu süre için davalı işverene idari para cezalarının uygulanabildiğini ve primlerin gecikme tazminatları ile birlikte tahakkuk ettirilebildiğini, dava konusu yapılan 21.03.2002-23.07.2013 tarihleri arasındaki dönem için hizmetlerin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde iş mahkemesine başvurarak tespit ettirilebileceğinin bildirildiğini, davalı işveren tarafından Kurumun tespit işlemine karşı Kurum nezdinde itirazda bulunulduğunu, bu itirazın reddedilmesi üzerine davacının hizmet akdine dayalı olarak davalı işyerinde çalışmadığının tespiti ve Kurumun aylık prim ve hizmet belgelerinin iptali istemleri ile dava açmış ve yapılan yargılama sonunda İzmir 9. İş Mahkemesi’nin 2015/327 Esas 2016/163 Karar sayılı ve 06.04.2016 tarihli kararı ile davacının çalışmasının sabit olduğu tespit edildiğinden dolayı açılan davanın reddine karar verildiğini ve verilen bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/9734 E. 2016/13781 K ve 14.11.2016 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiğini, İzmir 9. İş Mahkemesi’nin 2015/327 E. 2016/163 K. sayılı kesinleşmiş ilamına konu tüm dava dosyası münderecatından, SGK denetmeni .... tarafından yerinde yaptığı inceleme sonucunda düzenlenen 24.07.2014 tarihli tutanaktan hazırlanan 2014/105 sayılı denetleme raporundan gerek denetim sırasında gerekse mahkemece yargılama sırasında yeminli olarak dinlenen tanık beyanlarından resmi Kurum ve kuruluşlardaki kayıt ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının 21.03.2002 tarihinden denetimin yapıldığı 24.07.2014 tarihine kadar davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalıştığı sabit olduğu halde 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükmü gereğince yalnızca ve zorunlu olarak tespit tarihinden bir yıl geriye doğru tespit yapılarak işlem yapılabildiğinden davacının davalı işyerinde Kurumca yasa gereği işlem yapılamayan 21.03.2002-23.07.2013 tarihleri arasında zorunlu sigortaya tabi hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitini talep ettiklerini, davacının 2 6832 01 01 1554420 035 19-36 sicil numaralı davalı işyerinde 21.03.2002-23.07.2013 tarihleri arasında asgari ücretle hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili sitede görevli olarak çalışması bulunmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; bilgisayar kayıtlarının incelenmesinde; davacı için 1554420.35 sicil sayılı davalı işveren ... tarafından verilen 24.07.2013 tarihli ilk işe giriş bildirgesine istinaden 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında 3501201511482 ss nosunda tescil edildiğini, dava konusu sürelerle ilgili olarak davacının tespitini istediği dönemlere ait işyeri dönem bordrolarında incelenmesinde; davalı işverene ait işyerinde çalışmaların denetim raporuna istinaden 24.07.2013 tarihinde başladığını, 23.07.2014 tarihine kadar devam ettiğini, bu dönemlerdeki çalışmalarının tamamının davacının hizmet döküm cetveline işlendiğini, her ne kadar davacı davalı işverene ait işyerinde Kurumca tespiti yapılmayan 21.03.2002-23.07.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını iddia etmiş ise de; denetim raporuyla davalı işyerindeki çalışmaların 24.07.2013 tarihinde başladığının tespit edilmiş olması karşısında bu tarihinden önceki çalışma iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının çalışma iddiasının resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dosya içeriğinden ve dinlenen tanıkların ağırlıklı beyanlarından; davacının dedesi ...’in davalı sitenin inşaatı aşamasından itibaren bekçi olarak çalışmaya başladığı ve sitenin müştemilatında ikamet etmeye başladığı, ....in de ilk eşinden boşandıktan sonra dedesinin yanına yerleştiği ve bu müştemilatta kalmaya başladığı anlaşılmakta olup; davacının ilk eşinden 18.05.2007 tarihinde boşanmış olması, tanıklardan ...’in, babası ...’in davalı sitede bahçıvanlık ve bekçilik yaptığını, babasının vefatından sonra sitenin bahçıvanlık ve bekçilik işlerini davacının yaptığını beyan etmesi, davacının Urla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yaptığı 15.08.2007 tarihli başvurusunda; iş bulup çalışma imkanı olmadığını beyan etmesi , K-863 sayılı başvurusunda; “ ..Hastalığım dolayısıyla çalışamıyorum ve maddi sıkıntı çekiyorum..” şeklindeki beyanı ve sağlık durumuna ilişkin Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kayıtları karşısında; davacının dedesi ...’in vefat tarihi olan 02.08.2010 tarihinden önce davalı sitede çalıştığına ilişkin iddiasının kabulüne olanak bulunmadığı, davacının 02.08.2010 tarihinden önceki çalışma iddiasını her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edemediği değerlendirilmiş, bunun dışında; dosya kapsamına ,tanık anlatımlarına ve özellikle SGK denetmeni tarafından iş yerinde yapılan inceleme sırasında sıcağı sıcağına alınan ifade içeriklerine göre, davalı site işyerinde çöp toplama ve temizlik hizmetlerinin bizzat davacı tarafından yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Denetmeni .... tarafından tanzim edilen 28.11.2014 tarih, 2014/MAK-105 sayılı rapor , İzmir 9. İş Mahkemesi’nin 2015/327 Esas, 2016/163 Karar sayılı kesinleşmiş dosyası, Urla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın 30.11.2010 tarihli .... ile ilgili düzenlenen inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde; kabul edilen çöp toplama ve temizlik yapma işlerinin kapıcılık hizmetleri kapsamına girdiği açıktır. Davacı davalı sitenin kapıcı konutunda/müştemilatında oturmuş ve söz konusu kapıcılık hizmetlerini iş verenin gözetim ve denetiminde yerine getirmiştir. Bu nedenle, davacı ve davalı site yönetimi arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı, davacının 03.08.2010 tarihinden 23.07.2013 tarihine kadar davalı sitede hizmet akdine istinaden asgari ücretle çalıştığı değerlendirilmiştir. Davacının , Kurumda 1554420 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ... adına tescilli işyerinden 24.07.2013-23.07.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının tam süreli olarak bildirilmesi, . Sosyal Güvenlik Denetmeni Mehmet .... tarafından tanzim edilen 28.11.2014 tarih, 2014/MAK-105 sayılı rapor içeriğinden de, davacının çalışmalarının kısmi süreli olduğuna dair bir belirleme yapılamaması, denetmen raporunun aksinin de yasaya uygun şekilde ispat edilememesi karşısında.... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 1554420 035 sicil sayılı dosyada işlem gören ...’ne ait işyerinde 03.08.2010–23.07.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak, kesintisiz, asgari ücretle toplam 1072 gün çalıştığı ve bu çalışmasının tümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden ve yargılama sırasında dinlenen tanıklar, toplanan diğer deliller ile kesin delil niteliği taşıyan İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2015/327 Esas, 2016/163 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına konu SGK denetmeni tarafından düzenlenen 24.07.2014 tarihli tutanak ile 28.11.2014 tarihli 2014/105 sayılı denetleme raporu dikkate alınmaksızın hatalı olarak karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili Özge Sitesinde çöp toplama, temizlik gibi işlerde görev almadığı hususunun kamu tanıkları ve davalı tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğunu, davacının çalışma iddiasını ispatlayamadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışma iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığını, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"....İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle davacının 17.03.2007 tarihinden itibaren davalı sitenin bulunduğu adres olan Denizli Mah. 101 Sokak No:3F İç Kapı No:F Urla-İzmir adresinde ikamet ettiğine dair kayıt, ... Denetmeni tarafından düzenlenen 28.11.2014 tarih, 2014/MAK-105 sayılı rapor, İzmir 9. İş Mahkemesi’nin 2015/327 Esas, 2016/163 Karar sayılı kesinleşmiş dosyası, Urla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın 30.11.2010 tarihli davacı ile ilgili düzenlenen rapor birlikte değerlendirildiğinde, davacının dedesi ...’in vefat tarihi olan 02.08.2010 tarihinden önce davalı sitede çalıştığına ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edemediği, 03.08.2010 tarihinden 23.07.2013 tarihine kadar davalı sitede hizmet akdine istinaden asgari ücretle çalıştığı, çöp toplama ve temizlik yapma işlerini yerine getirerek hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, anılan hizmetlerin kapıcılık hizmetleri kapsamına girdiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından;.... " gerekçesiyle taraf vekillerinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 86/9'uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!