WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1875 E.  ,  2024/3763 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2437 E., 2023/3086 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/489 E., 2021/444 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalıya ait avukatlık bürosunda 10.07.2009 - 31.06.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin ofisinde sigortalı olarak çalıştırılmasını gerektirir bir çalışmasının olmadığını, hizmet olgusunun oluşmadığını, davacının eylemli bir çalışmasının bulunmadığını, davacı ile davalı tarafın evli olduklarını, davanın tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek için açılmış bir dava olduğunu, davacı tarafın, iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereğince hak düşürücü süre sonunda davanın açıldığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olup, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...yukarıda ayrıntılı şekilde özetlenen dosya delillerinden anlaşılacağı üzere mahkememizce taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirilen deliller toplanmış ve davanın niteliği gereği bununla yetinilmeyerek resen araştırmalar yapılarak komşu işyeri ve bordro tanıkları tespit edilmiş ve bu tanıklarda dinlenilmiştir. Davacının iddia ettiği üzere 10.07.2009 tarihi ile 31.06.2018 tarihi arasında kesintisiz olarak çalıştığı iddiası kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Davacının çalışma süresine dair iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde bir takım belgeler sunulduğu ancak bu belgeler kapsamında yapılan incelemede işçi işveren ilişkisini ispata yarayacak nitelikte bilgi veya dökümanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle bu belgelere itibar edilerek çalışma iddiasının ispatı mümkün olmamıştır. Dosya kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde davacının çalışma iddiasını ispata yarar yazılı delil tespit edilememiştir. Kurum kayıtları incelendiğinde, davacının çalışma iddiasının olduğu dönemde, davalı veya başkaca bir işveren yanında çalışma kaydınun mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yazılı delil tespit edilemediği anlaşılmış ve tanık beyanları kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Davacı tanıkları davacının davalı yanında çalıştığına dair beyanda bulunmuşlardır. Davalı tanıkları ise, davacı tanıklarının beyanlarının aksi yönde beyanda bulunarak davacının davalı yanında çalışmadığını, büroda bazen bulunduğunu bunun sebebinin ise davalının eşi olmasından kaynaklandığını beyan etmişlerdir. Dosya kapsamında taraf tanık beyanları davacının çalışmasının bulunup bulunmadığının tespitine yetecek mahiyette değildir. Bu nedenle mahkememizce komşu işyeri tanıkları dinlenmiş bu tanıklardan ... davacının çalışma iddiasının olduğu dönem dışındaki dönemde komşuluk ilişkisinin bulunduğunu beyan etmiş ve bu nedenle beyanlarına itibar edilememiştir. Komşu işyeri tanıklarında Nazlı ise, bir dönem davalı yanında çalıştığını, davacının çalışmasına şahit olmadığını davacının İzmir'de PVC işinde çalıştığını bildiğini beyan etmiştir. Dosya kapsamında beyanına başvurulan bordro tanıkları ise davacının davalı yanında çalışmadığını, davacının eşi olması nedeniyle ara ara ofise gidip geldiğini beyan etmiş bordro tanıklarından ... ve Arif davacının PVC işi ile uğraştığını bildiklerini işi ise İzmir'de yaptığını beyan etmişlerdir. Açıklanan tanık beyanları kapsamında davacının davalının eşi olması nedeniyle büroda bulunduğu zamanların olduğu ancak bu zamanlarda büroda bulunmasının işçi işveren ilişkisi çerçevesinde değerlendirilemeyeceği ayrıca mahkememizce resen tespit edilerek dinlenen bordro tanıklarının davacının İzmir ilinde çalıştığını beyan etmeleri nedeniyle aynı anda iki işi yürütmesinin hayatın olağan akışına uymadığı ve açıklanan gerekçelerle davacının davalı yanında 10.07.2009 tarihi ile 31.02018 tarihleri arasında çalıştığına dair iddiasını her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edemediği ... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının "Atatürk Bulvarı ... Konacık Bodrum/Muğla adresindeki avukatlık ofisinde 10.07.2009 - 31.06.2018 tarihleri arasında bilfiil çalıştığını, yazılı olarak dosyaya sundukları beyan ve itirazların değerlendirmeye alınmadığını, delillerin tamamının toplanmadığını, sadece yönlendirmeyle verilmiş tanık beyanlarıyla hakkaniyete ve hukuka aykırı karar verildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından, sunulan delillerle yetinilmeden re'sen araştırma ilkesine göre hareket edilmesi gerektiğine yer verilmişse de dayanak gösterdikleri delillerin celp edilmediğini, sadece bordro tanıkları ile yetinildiğini, bordro tanığı olarak dinlenen üç tanıktan birinin davalı yanında sigortalı olarak hizmet akdi ile halen çalıştığını, delil listelerinde yer alan 7, 8 ve 9 uncu bentlerindeki delillerin celp edilmediğini, yetersiz inceleme ile karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ;
"... Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı Sayılmayanlar" başlıklı 6/a madde ile, "Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında; a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi," de sayılmış olup, davalıya ait avukat bürosu işyerinden bildirimleri bulunmayan davacının, uyuşmazlık konusu dönemde davalının eşi olduğu, dosyada dinlenen tanık anlatımları birlikte değerlendiğinde, davacının davalının eşi olması nedeniyle büroda bulunduğu zamanların olduğu ancak bu zamanlarda büroda bulunmasının işçi işveren ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmesine yeter kanıt sunulamadığı gibi davalı ile aralarında hizmet akdinin belirleyici unsurlarından olan zaman ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığı, bu nedenle davanın reddine dair kararın yerinde olduğu, tüm bu açıklamalar ışığında davacı vekilinin delil listesinin 7, 8 ve 9 uncu bentlerinde yer alan delillerin toplanmadığı iddiasına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, anlaşılmıştır. Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanunun 86/9'uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.