10. Hukuk Dairesi 2024/1829 E. , 2024/3428 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/273 E., 2023/309 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 10.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi ile 19.02.2018 tarihine kadar ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin 01.01.1988 - 05.01.1999 tarihleri arasında Basın İş Kanunu'na göre çalışmış olduğu, 3442 gün itibari hizmet niteliğinde çalışması bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesi gereğince 3442 günlük hizmet süresinin 1/4'ü olan 861 günlük (2 yıl 4 ay 21 gün) sürenin sigortalılık süresine eklenmesinin gerektiği, aynı Kanun'un Ek 39 uncu maddesine göre yukarıda hesaplanan 861 günlük (2 yıl 4 ay 21 günlük) sürenin 49 yaşından indirilmesi gerektiği, bu suretle müvekkilinin 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi tamamladığında yaşlılık aylığına hak kazanacağı, 31.10.1968 doğumlu olan müvekkilinin, 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi 10.07.2015 tarihinden tamamladığı, bu tarihten sonra yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı, müvekkili tarafından 506 sayılı Kanun'un 11.12.1981 tarihli 2564 sayılı Kanun ile değiştirilen 60/G maddesi dikkate alınmaksızın 25.07.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin davalı kurumdan talepte bulunulduğu, söz konusu talep davalı kurum tarafından müvekkil hizmet birleştirmesine tabi tutulduğu ve bu nedenle 2017 yılında emekli edileceği gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2013/1187 Esas 2016/135 Karar sayılı dosyası nezdinde açılan davanın kabulüne karar verildiği, ancak Mahkemece müvekkilin talebi aşılarak 01.07.1985 - 23.05.2002 tarihleri arasındaki tüm çalışmaları itibari hizmet süresine tabi tutulduğu, söz konusu karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/15162 Esas ve 2018/5640 Karar sayılı ilam Mahkemenin kararının bozulduğu, Yargıtay ilamında özetle; müvekkilinin talebiyle bağlı olarak 01.01.1988 ile 05.01.1999 tarihleri arasındaki çalışmaların itibari hizmet süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sigortalılık başlangıç tarihinin 31.10.1986 olması gerektiği, itibari hizmet niteliğindeki çalışmaların indirilmesi suretiyle davacının 46 yıl 8 ay 10 günlük süreyi doldurduğunda yaşlılık aylığına hak kazanacağını, davacının 25.07.2013 tarihli talebi sırasında 44 yaş 8 ay 25 günlük olduğunu belirterek söz konusu kararın bozulduğu, anılan Yargıtay kararından müvekkilinin yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihin açıkça ifade edilmiş olması hususu dikkate alınarak, 26.07.2019 tarihli dilekçe ile Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezine 11.07.2015 tarihi itibariyle müvekkilin yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve ödenmemiş yaşlılık aylıklarının hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle müracaat edildiği, fakat süresi içinde talebe herhangi bir cevap verilmeyerek zımmen reddedildiği bu nedenle müvekkilinin 10.07.2015 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitine, müvekkilinin bu tarih ile davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlanan tarih arasındaki aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.1985 olduğu ve 01.01.1988 ile 05.01.1999 tarihleri arasında Basın İş Kanunu'na göre çalıştığını 861 günlük sürenin sigortalılık süresine eklenmesini bununla beraber 11.07.2015 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına kabulünü talep ettiği, davacının dilekçesinden, itibari hizmet süresinden yararlanma için Kuruma başvuru yapıp yapmadığının anlaşılamadığı, HMK 114/1-h maddesi gereği davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunması gerektiğinden, huzurdaki davada dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 115/2 nci maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2020 tarih, 2019/510 E. - K.2020/253 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında "...Mahkemesince, davacının davalı Kurum kayıtlarında 25.07.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsis talebi bulunduğu ve davacı tarafından eldeki davadan önce açılan ve temyiz edilmeksizin kesinleşen davada bulunan 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamı da gözetilerek, yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu tarih olan 10.07.2015 tarihini takip eden 01.08.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulüne, davacının yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu tarih olan 10.07.2015 tarihini takip eden 01.08.2015 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıkların 01.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 10.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi ile 19.02.2018 tarihine kadar ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 81/B-f ve Ek 39 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!