10. Hukuk Dairesi 2024/1819 E. , 2024/6010 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/651 E., 2023/1279 K.
KARAR : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/477 E., 2021/604 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Gürpınar Mal Müdürlüğünde vergi memuru olarak görev yapmakta iken 03.05.1996 tarihinde emekliye ayrılan Memet ... ...’in emekli sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin, 1971-1996 tarihleri arasında Gürpınar Belediyesi’nde geçen 24 yıl 8 ay 14 gün ve 1971 tarihleri arası 1 yıl 8 ay askerlik borçlanması olmak üzere toplam 26 yıl 4 ay 14 gün hizmeti ve 4 derecenin 2. kademesi ve 650 ek gösterge intibakı üzerinden emekli olması üzerine 465,950 TL ikramiye ödendiğini ancak Sandık Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın Gürpınar Belediyesi’nde sandığa tabi görevde çalışmadığının belirlenmesi üzerine ödenen emekli aylıklarının ilgiliden yasal faizi ile beraber tahsili için icra takibine geçildiğini, borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını dava ve talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili, ... ... ...’e 01.01.1998-31.01.2003 tarihleri arasına ilişkin yersiz ödeme yapıldığını ancak bilirkişi raporunda bu hususun değerlendirilmediğini, ölen davalı ... ... ...’in 17.04.1996 tarihli sahte hizmet belgesinin Ankara Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden istenmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesinin yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava, 5434 sayılı Kanun Kapsamında emeklilik aylığı alan ... davalı ... ... ...’in emeklilik aylığının iptali ile yersiz ödemeye dönüşen emeklilik aylık ve ikramiyelerin takibi neticesinde, ... davalının itirazı ile duran takibin devamına, itirazın iptaline ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı istemine ilişkindir...
...Somut olayda; 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamına girmiş ve 15.05.1996 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmış olan ... davalının, 2003 yılında aylıkların iptali ile oluşan yersiz ödemelere ilişkin uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması karşısında 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. Dairemizce usulden ret kararı verilmiştir..." gerekçesiyle
"A-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme neticesinde Van 1. İş Mahkemesinin 20.04.2021 tarih, 2018/477 Esas 2021/604 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına,
B-Dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyle usulden reddine," dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yersiz ödenen aylıkların istirdadını içeren işbu davada yargı yolunun belirlenmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)114, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Yargı çeşitleri (kolları) arasındaki ilişkiye, yargı yolu denir. Bu nedenle, medenî yargıda hukuk mahkemesi ile idarî yargıdaki idare mahkemesi arasındaki ilişki, bir yargı yolu ilişkisidir. Hukukumuzda "yargı yolu" için de "görev (vazife)" terimi kullanılmaktadır. (bkz: Anayasa m. 158, I; UMK m. 7, I; İYUK m. 9 ve 14). Oysa görev, belirli bir davaya (bir yerdeki) aynı yargı kolundaki ilk derece mahkemelerinden hangisinin bakacağını belirtir. Meselâ, medenî yargıda görev, bir davaya bir yerdeki (İlçedeki) hukuk mahkemelerinden (sulh hukuk, asliye hukuk mahkemeleri ve özel mahkemelerden) hangisi tarafından bakılacağını belirtir. Bir davaya hukuk mahkemesinde mi yoksa idare mahkemesinde mi bakılacağı, yargı yolu sorunudur. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü s.722)
2.Yargı yolu ve görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir.
3.İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106 ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanun'un 134 ncü maddesinde bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
4.5510 sayılı Kanun’un Geçici 4 üncü maddesinde ise; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir. Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmü öngörülmüştür.
5.Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre; 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen hizmetler gözetilerek anılan Kanun hükümleri uyarınca bağlanan emekli aylığının yersiz olduğundan bahisle istirdadı istemli yapılan icra takibine itiraz istemli uyuşmazlığın çözümünde; ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101 inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış İş Mahkemesi görevli değildir.
6.Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!