10. Hukuk Dairesi 2024/1813 E. , 2024/1968 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/195 E., 2023/334 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin istinaf incelemesinden geçen davasından dolayı bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1994 yılından beri çilek ile birlikte muz yetiştirme işi ve satışı yapan tarımda çalışan davacı, davalı Kurum kayıtlarına 01.06.1994 yılında Tarım Bağ-Kur'lu olarak tescil edilmesine rağmen Kurumca hiçbir neden yok iken, 31.12.1994 tarihinde terk verilmesi ve terk işleminde davacının 04.05.2016 tarihinde haberdar olması üzerine idareye başvuru yapılarak Tarım Bağ-Kur'lu sigortalılık süresinin tespiti istendiğini, idarece 27.05.2016 tarihinde verilen cevap ile bu istemin dikkate alınmadığını, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2,3,6,9 ve 10 uncu maddeleri olduğunu, davanın kabulüne karar verilerek davacının bilirkişilerce hesaplanıp tespit edilen tarih itibariyle ve Kurumca yersiz terkin yapıldığı 31.12.1994 tarih ile yeniden sigorta başlangıç tarihi olan 01.07.2008 arası Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/399 Esas 2020/136 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davanın kabulüne, davacının 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğuna, davacının bu sürelere ait sigortalılığını iptal eden davalı Kurum işleminin iptaline, 28.08.1995-30.06.2008 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 17.09.2020 tarihli ve 2021/8091 E. 2022/1669 K. sayılı ilamında, "... İsteğe bağlı sigortalılık yönünden;
Anılan dönem yönünden yürürlükte bulunun 2926 sayılı Kanun'un 60 ncı maddesinde “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler.
Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4 üncü madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı sigortalı olarak devam ettirebilirler.” hükmüne yer verilmiş olup anılan yasal düzenleme çerçevesinde isteğe bağlı sigortalı olabilmek için, Kuruma yazılı başvuru ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığı koşul olup davacının 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden Kuruma yazılı başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunmaması halinde, davacının prim ödemelerini 30.06.2008 tarihi ve sonrasında yapmış olduğu gözetilerek, isteğe bağlı sigortalılığın koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...Zorunlu Tarım - Bağ-Kur sigortalılığı yönünden;...Eldeki davada; her ne kadar 28.08.1995-30.06.2008 döneminde zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karar verilmişse de verilen karar, eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde teslimat ve tevkifat, prim ödemesi, araştırması yapılmak suretiyle yukarıda belirtilen ilkelere göre yapılacak tarımsal faaliyet araştırması sonucu toplanacak deliller çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
V. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararıyla; "... Davacı eski tescilli olduğundan 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözü edilen kurum ve kuruluşlar aracılığıyla araştırma ve inceleme yapılmıştır. Yargıtay 21. HD'nin 19.03.2019 gün ve 2018/2394 Esas-2019/2120 Karar sayılı ilamıyla bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu kabul edilmiştir.
Davacının üzerine kayıtlı taşınmazın bulunup bulunmadığı ve murislerine kalan taşınmazları kullanıp kullanmadığını belirlenmiş, gelen yazı cevaplarında davacının köyü terk etmediği tespit edilmiş, talep edilen dönemde görevli köy muhtarı ve azaları ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri belirlenmiş ve kolluk araştırması ile davacının söz konusu dönemlere ait tarımsal faaliyetleri araştırtılmış, gelen cevaba göre davacının 1994 yılından beri kendisine ait yaklaşık 10 dönümlük tarım arazisinde muz ve çilek meyvesi üretiliciliği yaptığı tespit edilmiş, tarımsal kredi kullanmadığı ve arazi kiralamadığı tespit edilmiş, zabıta tahkikatı ile de ayrıntılı araştırma yapılarak ve nüfus müdürlüğünden sorularak davacının hiç dışarı çıkmadığı hep Anamur İlçesi Güleç Mahallesinde ikamet ettiği ve davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği tarihten itibaren tarımsal faaliyetinin devam ettiği tespit edilmiştir.
Kurumca davacıya 31.12.1994 tarihinde terk işlemi yapılmış ise de Anamur Sulama Birliğinde davacının 28.08.1995 tarihinden beri su kullanıcısı mükelefi olduğu belirlenmiştir. Davacının Kurumca resen iptal edilen 31.12.1994-28.08.1995 dönemlerdeki primleri 2008 yılında tahsil edilmiştir. Davacı bu dönemde isteğe bağlı tarım sigortalısı olma şartlarını taşıdığı ve Kurumca da bu dönemlere ait primler tahsil edildiğinden bu dönemlere ait Kurum işleminin iptaline ve davacının 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğuna, karar verilmiştir.
Anamur Sulama Birliğindeki kayıtları, Anamur Ziraat Odası Başkanlığı kayıtları, .... Köy Muhtarlığı kayıtları, davacıya ait tapu kayıtları, alınan tanık beyanları dikate alınarak fiili olarak tarımsal faaliyetin kesintisiz olarak devam etmesi nedeniyle 28.08.1995-30.06.2008 dönemlerinde ise davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu kanaatine varılarak karar verilmiştir ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğuna, davacının bu sürelere ait sigortalılığını iptal eden davalı Kurum işleminin iptaline, 28.08.1995-30.06.2008 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 2926 sayılı Kanun'un 2,3,5,6,7,9 uncu maddeleri hükümleridir.
2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanunun 10 uncu maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, Kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda verilen kararda bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
İsteğe bağlı sigortalılık yönünden; Mahkemenin davacının 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olarak kabulüne ilişkin hükmü yerinde değildir. Zira Kurumca davacının 1994/Mayıs ayına ait tevkifatı nedeniyle 01.06.1994 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığı tescil edilmiş, anılan sigortalılık, davacının herhangi bir resmi kuruluş kaydı olmadığından 31.12.1994 tarihi itibari ile sona erdirilmiş, davacının ilk prim ödemesi olan 30.06.2008 tarihini takip eden aydan başlamak üzere 01.07.2008 tarihinden itibaren sigortalılık tekrar başlatılmış 30.04.2018 tarihinde 76 kodu ile terk verilmiş, 01.06.2018 tarihinden itibaren tekrar sigortalılık başlatılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacının ilk prim ödemesi 30.06.2008 tarihinde olduğu anlaşılmakla öncesi bir dönem olan 31.12.1994-28.08.1995 tarihleri arasındaki dönemin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü mümkün değildir.
Zorunlu Tarım - Bağ Kur sigortalılığı yönünden;
28.08.1995-30.06.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığı yönünden bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak hususlar ayrıntılı olarak araştırılmalı, bu bağlamda zirai faaliyetin devamlılığı ve niteliği kapsamında davacının hangi ürünleri yetiştirdiği, tarımsal faaliyetini yaptığı ürünlere yönelik, özel ve kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde teslimat ve tevkifat, prim ödemesi, araştırması yapılmak suretiyle yukarıda belirtilen ilkelere göre yapılacak tarımsal faaliyet araştırması sonucu toplanacak deliller çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!