WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1780 E.  ,  2024/3559 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2919 E., 2023/2850 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/528 E., 2023/346 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının dul olması ve babasının vefatı üzerine ölüm aylığı bağlandığını, fakat Kurum tarafından muvazaalı boşanma gerekçesiyle bağlanan aylığın kesildiğini, 17.09.2019 tarihi itibariyle toplam 155.231,56 TL borç ile yersiz ödeme nedeniyle bayram ikramiyesi borcu olmak üzere faiz dahil toplam 1.624,62 TL borç çıkartıldığını, davacının Bucak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/444 Esas, 2001/477 Karar sayılı ilamı ile boşandığını, boşandığı eşi ... ile müşterek hayatını devam ettirmediğini, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile, kesilen aylığın kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.2008 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığını, Sosyal Güvenlik Denetmeleri tarafından düzenlenen 15.06.2019 tarih 2019/22 - FEŞ sayılı rapora göre davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespiti üzerine aylığın kesilmesine, yersiz ödenen aylıkların iadesine karar verildiğini, davalı Kurum yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacı taraf ile boşandığı eşinin 22.07.2007 ile 31.03.2019 tarihleri arasında ve bu tarihler dahil aynı sandıkta oy kullandıkları, kolluk araştırması sonucunda tanzim edilen 27.11.2020 tarihli tutanakta belirtildiği üzere davacının yaklaşık 20 yıldır sanayi sitesi 2888 sokak no:86 Bucak/Burdur adresinde ikamet ettiği ve boşandığı eşinin de 30.11.2001 tarihinden itibaren aynı adrese gelip kaldığı, davacının eski eşi ...'ın 14.05.2019 tarihinde MERNİS adresini ... Mahallesi 1765 Sokak no:22/1 adresine taşıdığı tespit edilmiş olup, bahsi geçen tutanak, nüfus kaydı ve seçim kayıtları karşısında söz konusu tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla bu hali ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56 ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen ve eldeki davanın yasal dayanağı niteliğindeki normun yürürlüğe girdiği tarih olan 01.10.2008 tarihi ile 14.05.2019 tarihi arasına ilişkin yersiz olarak ödenen aylığın iadesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılarak açılan davanın reddine

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı Kurum vekilinin süresinde cevap vermediğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, gerekçeli kararda tanık beyanlarına yer verilmediğini, davacının eski eşi ile birlikte yaşamadığını, davacının eşinden 2001 yılında boşandığını, babasının 2003 yılında vefat ettikten 5 yıl sonra babasından kalan aylığı aldığını, davalının eski eşinin inşaat işçisi olması nedeniyle resmi bir adresinin bulunmadığını bu nedenle davacı ile aynı resmi adresi kullandığını ancak aynı evde birlikte yaşamadıklarını bu durumun tanık beyanları ile ispatlandığını, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini talep ederek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. ",

Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

"..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."

Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu Kanun'un uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.