WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1764 E.  ,  2024/3118 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/260 E., 2023/297 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.01.2014 tarihinden 15.01.2015 tarihine kadar davalı Havuzlu Konak Site Yöneticiliğinde apartman görevlisi olarak çalıştığı, davacının davalı sitenin kapıcı dairesinde oturduğu, davalı tarafından davacının sigorta girişinin yapılmadığı, davacının sigorta girişi için davalıya ısrar etmesi üzerine 15.01.2015 tarihinde işten çıkartıldığı iddiasıyla davacının 10.01.2014 tarihinden iş akdinin sona erme tarihi olan 15.01.2015 tarihine kadar davalı Havuzlu Konak site yöneticiliği bünyesinde SGK kapsamında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun taraf olmadığı, dinlenen tanıkların Yargıtay kararları doğrultusunda belirlenmesi gerektiği, davaya Kurumun neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 10.05.2018 tarihli ve 2015/670 Esas, 2018/325 Karar sayılı kararla dosya içine alınan belgeler, davacı ve komşu işyeri tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiği ve davacının 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 1601019451689 sigorta sicil numaralı davacının 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF KARARI
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/3343 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran Kurumun dilekçesinde yer verdiği itirazların, yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/3343 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesi tarafından 11.02.2020 tarihli ve 2019/2673 Esas, 2020/721 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...Somut olayda, dava dilekçesinde davalı site yöneticisi olarak ...'ın belirtildiği, dava dilekçesi tebligatında yöneticinin soyadının ....ta olarak yanlış yazıldığı ve usulüne uygun tebliğden bahsedilemeyeceği, site yöneticiliğinin karar defteri örneklerinin incelenmesinde 06.11.2016 tarihli karar ile yönetici değişikliğine ilişkin toplantının çoğunluk sağlanamadığından toplantının 06.11.2016 tarihine ertelendiğinin belirtildiği ancak sonraki toplantılara ve alınan kararlara ilişkin defter kayıtlarının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde davalı site yöneticiliğinde yöneticinin kim olduğu ilgili belgeler getirtilip kesin bir şekilde belirlenmeden, taraf teşkili sağlanmadan usulune uygun olmayan dava dilekçesi tebliği ile taraf teşkilinin tamamlandığının kabulüyle sonuca gitmek hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, Havuzlu Konak Site Yöneticiliğinin karar defterinin sureti getirtilerek site yöneticisinin kim olduğunun tespiti ile davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasını sağlamak, taraf teşkili tamamlandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
B. İlk Derece Mahkemesince İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından 18.11.2020 tarihli ve 2020/769 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararla dinlenen davacı ve kamu tanıklarının beyanları ve Ortaklar Tesisat ve ... Asansör Ltd. Şti. adına düzenlenen servis formlarında da davacının davalı apartman görevlisi olarak servis formlarında imzası bulunması nazara alınarak davacının 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde sitede apartma görevlisi(kapıcı) olarak çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, .... sigorta sicil numaralı davacının 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/769 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizce 26.04.2021 tarihli ve 2021/1828 Esas, 2021/5846 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:

"...İnceleme konusu dosyada davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yapılan inceleme karar vermeye yeterli görünmemektedir. Somut dosyada; davacı, davalı sitede apartman görevlisi olarak çalıştığını iddia ettiğinden, davacının apartman görevlisi olarak sitede/apartmanda hangi işleri yaptığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, ücretini nasıl aldığı hususlarında beyanı alınmalı, davacının uyuşmazlık konusu dönemde nerede ikamet ettiği Nüfus Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle araştırılmalı, ilgili belediyeden ruhsat bilgileri sorulup, sitedeki dairelerin elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin ne zaman tesis edildiği, ilk adres bildirimlerinin ne zaman yapıldığı araştırılarak davacının çalıştığını iddia ettiği sitede ne zaman oturulmaya başlandığı tespit edilmeli, davalı Site Apartman Yönetimine ait tapu kaydı ve apartman gelir-gider ve karar defterleri, ödeme belgeleri gibi kayıtlar celp edilerek incelenmeli, dinlenen tanık anlatımları ile yetinilmeyip re’sen araştırma kapsamında uyuşmazlık konusu dönemde faal oldukları kayden tespit edilen, bakkal, market, gazeteci ve benzeri işyerlerinin sahipleri veya bu işyerlerinin kayıtlarda çalışmaları belli olan çalışanları ile sitede uyuşmazlık konusu dönemde ikamet eden daire sakinleri, kat maliki olmayan davalı site sakinleri belirlenerek beyanlarına başvurulmalı, Bursa 4. İş Mahkemesinin 2015/361 sayılı esasında açılan işçilik alacakları dosyası celp edilerek bu dosyada toplanan deliller ve tanık beyanları incelenmeli, tanık anlatımları arasında çelişki görülmesi halinde çelişkiyi gidermek üzere tanıklar yeniden dinlenilmeli, apartmanın kaç daireden ibaret olduğu, ısınma şekli, bahçesinin olup olmadığı tespit edilerek, bu şekilde apartman görevlisine ihtiyaç olup olmadığı veya apartman görevlisi olarak yapılması gereken işin kapsam ve niteliği belirlenmeli, dinlenen tanıkların davacının çalışma saatleri konusunda bilgisine başvurularak, davacının çalışmasının kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde, gerektiğinde açıklamalı uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, uyuşmazlık konusu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve 7,5 (yedi buçuk) saat çalışmanın 1 (bir) günlük çalışma olacağı hesabı ile aylık kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak sigortalılık süresinin tespitine karar verilmeli (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı) ve böylece çalışmanın varlığı ve süresi araştırılarak ve elde edilecek deliller değerlendirilerek karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve hükme elverişli olduğu değerlendirilen 18.08.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında, dinlenen kamu tanığı ...'nun tespit edilen beyanında 2014 yılı şubat ayından bu yana tekel bayii işlettiğini, işletmesine yaklaşık 100 metre mesafede Havuzlukonak sitesinin bulunduğunu, dükkanı açtığı tarihten bu yana davacının sitede kapıcı olarak çalıştığını bildiğini, yaklaşık 1 yıl hatta daha fazla bir süre davacının sitede kapıcı olarak çalıştığını vurguladığı, tanık ...'in aşamalardaki beyanları dahilinde, kendisinin davalı siteye komşu bir binada apartman görevlisi olarak çalıştığını, davacıyı uyuşmazlık konusu dönemde bir çok kez kapıcıların yaptığı işlerle meşgul olurken gördüğünü vurguladığı, yine davacı tanıkları ... ve ...'ın davacı yanın iddialarını destekleyerek uyuşmazlık konusu dönem dahilinde davacının kapıcı olarak çalıştığını belirttikleri, kamu tanığı ... ve davalı tanığı ...'ın da davacıyı sitede kapıcı olarak çalıştığına dair bilgi ve görgülerini mahkememizle paylaştığının anlaşıldığı, tanık anlatımları dahilinde davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı sitede apartman görevlisi (kapıcı) olarak çalıştığına dair bir tereddütün bulunmadığı, mahkememizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı kapsamında davacının uyuşmazlık konusu dönemde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği hesaplanarak 7,5 saat çalışmanın bir günlük çalışmaya denk geleceği de nazara alınmak suretiyle sigortalılık süresinin tespit edilmesi gerektiğine dair dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve denetime elverişli olduğu kanaatiyle, davacının çalıştığı dönemde sitenin inşaat faaliyetlerinin henüz sona ermediğini belirten tanık anlatımları uyarınca site havuzunun devrede olmadığı ihtimale itibar edilip mezkur rapordaki hesaplamalar ve tanık anlatımları doğrultusunda karar verildiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 1601019451689 sigorta sicil numaralı davacı asilin 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında asgari ücretle 123 tam gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı site yönetiminin taraf ehliyeti olmadığı, kamu düzenine ilişkin davada re'sen araştırma yapılması gerektiği, hizmet akdinin temel unsurlarının bulunmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, tanık beyanlarının yetersiz olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; site yönetiminin taraf ehliyeti bulunmadığı, re'sen araştırma yapılması gerektiği, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiği, fiili çalışma olgusunun ispat edilemediği, tanık beyanlarının çelişir nitelikte olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delil olarak sunulan formda havuz için sayaç değişimi de bulunduğu ve havuzun da aktif şekilde kullanıldığı, davacının tüm rutin işleri günün değişik zamanlarında ve site yönetiminin bilgisi dahilinde yaptığı, aralarındaki sözleşmenin tam süreli olduğu, haftanın altı günü sabah 07:30 - 19:00 arasında çalıştığına ilişkin tanık beyanları bulunduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 10.01.2014 - 15.01.2015 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz ve tam zamanlı çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 nci maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.