10. Hukuk Dairesi 2024/1761 E. , 2024/2311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E., 2023/410 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.05.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve sigortalının vefatından önce yapılan tedavi giderinden oluşan Kurum zararının rücuan tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; SGK tarafından Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/140 Esas sayılı dosyası tahtında, ...'ın 10.05.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde hayatını kaybetmesiyle, sigortalının hak sahiplerine 108.586,27 TL peşin sermaye tutarlı gelir bağlandığı, 24.990,67 TL tedavi gideri yapıldığı ve Kurumun toplam 133.576,94 TL zarara uğradığı iddiasıyla şimdilik 66.788,47 TL'nin tahsili talebiyle dava açılmış ve mahkemenin dosyasıyla birleştirilmesinin talep edildiği, akabinde Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/140 Esas, 2015/219 Karar sayılı ve 30.09.2015 tarihli kararı ile birleştirme kararı verildiği, ancak konu dosyada müvekkiline dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmediği gibi gerekçeli karar da tebliğ edilmediği Mahkemenin dosyasında da konu dava dilekçesi ve diğer belgeler müvekkiline tebliğ edilmediği, bu nedenle müvekkilinin savunma hakkı kısıtlandığı, müvekkili tarafından konu dosyalardan e-devlet vasıtası ile 29.05.2023 tarihinde haberdar olunduğu, süresi içinde cevaplarını sundukları, davacı tarafın dilekçesindeki iddia ve talepleri tamamen haksız ve mesnetsiz olup, bu nedenle konu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, öncelikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın Kurum zararı olarak 133.576,94 TL belirtmesine rağmen 66.788,47 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığı, bu nedenle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının kabul edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davada alacak miktarı belirlenebilir nitelikte olduğundan, HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası açılamayacağı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak miktarı davacı Kurum tarafından küsuratına kadar hesaplandığı ve beyan edildiği, Yargıtay kararları da göz önünde bulundurularak hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli ve 2014/204 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararıyla; davalı işveren şirketin %50, şirket yetkilisi davalı ...’ın %5 ve vefat eden sigortalının %45 oranında kusurlu olduğunu kabul ile davanın kısmen kabulüne, 54.293,14 TL 'nin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.10.2019 tarih 2017/5714 Esas, 2019/7326 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılması gereken; davalılar arasında işverenlik sıfatı ve bu kapsamda asıl-alt işveren ilişkisi irdelenerek, ...’in 3. kişi olup olmadığı irdelenip belirlenmeli, bu kapsamda belirlenen sıfatlarına göre yukarıdaki açıklamalar ışığında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bir bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınmalı, tedavi kayıtları yönünden Kurum kayıtları arasındaki çelişki gederilmeli, davalı ...’in sıfatı belirlendikten sonra 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 21/4 kapsamında teselsül irdelenmeli ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesi ile karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat Turizm İletişim San. ve Tic. Ltd. Şti. asıl işveren, davalı ... alt işveren olduğunu kabul ile davalı asıl işveren ... İnşaat Turizm İletişim Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve alt işveren davalı ...'in olayda %70, ... ...'ın %30 oranında kusurlu olduğunu bildiren kusur raporunu hükme esas alarak asıl dava ve birleşen dava yönünden davacının davasının kabulüne, ilk peşin sermeye değeri geliri olan 76.010,39 TL'nin 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, tedavi gideri olan 11.152,21 TL’nin dava tarihi olan 25.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili; davalıların %100 kusurlu olduğunu, tedavi gideri yönünden faiz başlangıcının dava tarihi alınmasının hatalı olduğunu, ödeme tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, işveren sıfatı bulunmadığını, 27.06.2012 onay tarihli Yapı Ruhsatı'ndan da görüleceği üzere dava konusu olayın meydana geldiği yerin yapı sahibi ve yapı müteahhidi diğer davalı ... İnşaat Turizm İletişim San. ve Tic. Ltd. Şti. yine dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere inşaatın yapıldığı arsa da davalı ... İnşaat Turizm İletişim San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, davalı şirket tarafından da bu durumun mahkemeye dilekçe ile bildirildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, esasa ilişkin ise kusurlarının bulunmadığını, mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, talep edilen gelir ve giderin fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3.üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 ve 76 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Kurum ve davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Talep edilen tedavi gideri yönünden, faiz başlangıcının sarf ve ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “Tedavi Gideri olan 11.152,21 TL’nin dava tarihi olan 25.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin silinerek yerine " Tedavi Gideri olan 11.152,21 TL’nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!