10. Hukuk Dairesi 2024/1747 E. , 2024/7284 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/352 E., 2021/535 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulü, kısmen ret
BİRLEŞEN DAVA : Antalya 1. İş Mahkemesinin 2014/283 E., 2014/592 K. sayılı dosyası
Taraflar arasında asıl davada görülen hizmet tespiti davası ile birleşen davada Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davalı/birleşen davada davacı ... ve asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı/birleşen davada davacı ... ve asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin davalı ...'a ait muz serası ve portakal bahçesinde Kasım 2002 tarihinden Aralık 2013 tarihine kadar bekçi, bahçıvan, kahya olarak 24 saat taşınmazın başında yaklaşık 12 yıl süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını, davacı müvekkilinin bu hizmetleri ile diğer hizmetlerinin birleştirilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun davacıya ait işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığı iddiasının yerinde olmadığını, işyeri ile ilgisi olmayan ...'a barınması için portakal bahçesinde bulunan baraka tarzı yapıda yaşamasına izin verdiğini, şahsın fiili çalışmasının olmadığını, bu nedenle Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkil arasında bir iş akdinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin bir çok insana yardım eden bölgede tanınmış hayırseverlerden olduğunu, müvekkilinin davacı şahsı şahsen tanımadığını, davacının maddi durumunun çok kötü olması bir evinin dahi olmaması nedeniyle müvekkilinin eşi ... tarafından davacının davaya konu yere yerleştirildiğini, bu yerleştirmenin tek amacının hayır işi olduğunu, davacının hiç bir zaman bahse konu yerde belirttiği şekilde bir fiili çalışmasının olmadığını, halihazırda davacının sağlık durumu ve yapısı itibariyle de belirttiği üzere 24 saat çalışma yapısının mümkün olmayacağını, davacının yıllarca müvekkiline ait evde kalmış ve aralarında hiç bir sorun çıkmamış olduğunu, bu kaldığı süreler içerisinde müvekkilinin eşi ... Bey'in kendisine yardım etmiş, ufak tefek işlerini yapmış ve karşılığı olan yevmiyesinin de kendisine ödenmiş olduğunu, sonuç olarak davacının müvekkiline ait hiç bir işyerinde hiç bir şekilde bir iş akdi ile çalışmamış olduğunu, bahse konu çalışılan işletmenin ise bir portakal bahçesi olduğunu, bu yaşananların müvekkilinin eşi ... Bey'i davacı vekili tarafından aranması ve kendisinden 90.000,00 TL talep etmesi karşılığına dava açılmamasının önerilmiş olduğunu, davacının çalışma ve hizmet akdini kabul etmemekle birlikte mevcut iddialar dahilinde düşünülse bile 506 sayılı, 1474 sayılı, 4773 sayılı ve 5510 sayılı İş Kanunları hükümlerine göre istisna kapsamında olduğu ve bu neden ile sigortalılık tescilinin imkansız olduğunun açık olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin davalardan olması nedeniyle müvekkili Kurumun Mahkemece resen davaya dahil edilerek dava dilekçesinin Kuruma gönderildiğini, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, davacının hizmetlerinin tespitini istediği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının resen araştırılması, davada tanık beyanlarına başvurulacak olursa iş bu tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen aylık prim bordolarında adı geçen şahıslardan olmasına özen gösterilmesi, kamu düzenine yönelik olan iş bu hizmet tespiti davasında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olduğundan, bu belgelerin aksinin aynı mahiyette ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu, Finike Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2014/33 Esas sayılı dava dosyasında hizmet tespiti davasının derdest bulunduğunu, davacının da bu yönde bir tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.11.2015 tarihli ve 2014/33 Esas, 2015/450 Karar sayılı kararı ile açılan asıl davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde 05.11.2004 - 01.12.2013 tarihleri arasında toplam 3244 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosyada davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen davada davacı ... ve asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairenin 10.04.2017 tarih ve 2016/10767 Esas, 2017/3064 Karar sayılı kararında; davacı ...'ın yargılama aşamasında, davanın açılmasından sonra ancak karardan önce vefat ettiği dikkate alınarak Mahkemece, davacı mirasçılarının katılımı sağlanarak, göstermeleri halinde delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalıya ait iş yerinde 05.11.2004 - 01.12.2013 tarihleri arasında toplam 3244 gün asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/birleşen davada davacı ... ve asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekili; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddiasının ispatlanamadığını, Yargıtay içtihatlarına uygun araştırma yapılması gerektiğini, müvekkili Kurumun fer'i müdahil sıfatıyla aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı/birleşen davada davacı işveren vekili; davacı ile davalı arasında hiçbir zaman iş akdi ilişkisi kurulmadığını, davalının davacıyı tanımadığını, iş akdinin, bir an için aksi düşünülecek olsa dâhi ... Kaur ile kurulmuş olabileceğini, davacının davalı yanında hiç çalışmasının bulunmadığını, fiili ve eylemli çalışmasının ispat olunamadığını beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava davacının Kasım 2002 - Aralık 2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti, birleşen dava ise davalı Kurumun davacı işveren ...'a ait işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığı yönündeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı/birleşen davada davacı ... ve asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hizmet tespitine yönelik asıl dava bakımından; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesine 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4 üncü maddesinin 2 nci fıkra hükmü gözetildiğinde 27.01.2014 tarihinde açılan davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle Mahkemece, karar başlığında davalı sıfatı ile gösterilip, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, buna ilişkin karar verilmemiş olması, ayrıca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün taraf olarak gösterilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı/birleşen davada davacı ... vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararına karşı davalı/birleşen davada davacı ... vekili ve asıl ve birleşen davalarda davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının asıl davaya ilişkin karar başlığındaki "Feri Müdahil ..." ibaresinin silinerek yerine "Davalı ... Kurumu" yazılmasına, hükmün A bendinin 3 üncü fıkrasında yer alan "Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 13 tebligat 114,00 TL, 3 müzekkere gideri 31,00 TL, 2 talimat gideri 596,75 TL, başvurma harcı 25,20 TL, bozma sonrası yapılan 10 tebligat gideri 155,50 TL, 9 e tebligat gideri 48,50 TL, 2 müzekkere gideri 23,30 TL, 2 kep gideri 0,85 TL, 4 talimat gideri 426,70 TL olmak üzere toplam 1.421,80 TL nin davalı ...'dan alınarak temsilciye verilmesine, bakiye kısmın temsilci üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin silinerek yerine "Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 13 tebligat 114,00 TL, 3 müzekkere gideri 31,00 TL, 2 talimat gideri 596,75 TL, bozma sonrası yapılan 10 tebligat gideri 155,50 TL, 9 e tebligat gideri 48,50 TL, 2 müzekkere gideri 23,30 TL, 2 kep gideri 0,85 TL, 4 talimat gideri 426,70 TL olmak üzere toplam 1.396,60 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.142,83-TL.sinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına, hükmün A bendinin 5 inci fıkrasında yer alan "Davalı ... tarafından yapılan 2 tebligat gideri 28,00 TL, 2 talimat gideri 347,75 TL olmak üzere toplam 375,75 TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin silinerek yerine "Davalı ... tarafından yapılan 2 tebligat gideri 28,00 TL, 2 talimat gideri 347,75 TL olmak üzere toplam 375,75 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 68,28 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına, hükmün A bendinin 6 inci fıkrasında yer alan "Davalı SGK tarafından yapılan kep gideri 0,50 TL, 3'e tebligat gideri 16,50 TL, 2 talimat gideri 32,00 TL olmak üzere toplam 49,00 TL'nin davalıdan alınarak fer'i müdahil SGK'ya verilmesine" ibarelerinin silinerek yerine "Davalı SGK tarafından yapılan kep gideri 0,50 TL, 3 e tebligat gideri 16,50 TL, 2 talimat gideri 32,00 TL olmak üzere toplam 49,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 8,90-TL.sinin davacı taraftan alınarak davalı Kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı Kurum üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılmasına, hükmün A bendinin mükerrer "5" fıkra sıra numaraları silinerek yerine sırasıyla 7 ve 8 inci sıra numaralarının yazılmasına, "5-Asıl davada temsilci kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2 nci kısım 2 nci bölümüne göre maktu olarak belirlenen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacı temsilciye verilmesine" ibarelerinin silinerek yerine "7-Asıl davada temsilci kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2 nci kısım 2 nci bölüme göre maktu olarak belirlenen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacı temsilciye verilmesine" ibarelerinin eklenmesine, "5-Asıl davada davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2 nci kısım 2 nci bölümen göre maktu olarak belirlenen 4.080,00 TL ücreti vekaletin temsilciden alınarak davalı ...'a verilmesine" silinerek yerine "8-Asıl davada davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2 nci kısım 2 nci bölümüne göre maktu olarak belirlenen 4.080,00 TL ücreti vekaletin davacı taraftan alınarak davalılara verilmesine" ibarelerinin yazılmasına, hükmün sonuç kısmında yer alan "feri müdahil" ibaresinin silinerek yerine "davalı" ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!