WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1726 E.  ,  2024/3158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1097 E., 2023/1833 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/504 E., 2023/4 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı iş yerinde 01.12.2007 - 31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının Almanya'da ikamet ettiğini, davacının tehdidi nedeniyle köye gidemediğini, dava açıldığını akrabalarından öğrendiğini, narenciye bahçesinin 01.03.2013 tarihinden 01.03.2016 tarihine kadar ...'a kiraya verildiğini, bekçi olan davacının ücretleri ve sigorta primlerinin ... tarafından ödendiğinden davanın ...'a ihbar edilmesini, davalının 2006-2007 yıllarında Herekli Köyündeki tarlasını bahçe haline getirdiğini, bahçenin yeni fidan olduğundan bekçiye gerek görmediğini, bahçesine ayrıca ev yaptırdığını, fidanlar iki yaşına gelince ve kendisinin de yurt dışında olduğundan bahçesine bekçi aradığını, sonunda davacı ile bekçilik yapmak konusunda anlaştıklarını, davacının bekçiliğe başladığı tarihin 2009 yılının Ağustos ayı olduğunu, sigorta mevzuatına göre davalı vergi mükellefi olmadığı için davacıyı sigorta yaptırmadığını, davacı işe başlarken kendisin sigorta yaptıramadığını ancak Bağ-Kur'lu olduğunu primlerini de davalının ödediğini, 01.01.2011 tarihinden itibaren hiç maaş almadığını, söylemesinin doğru olmadığını, kendi beyanı ile çeliştiğini, 4,5 sene bir bekçinin hiç para almadan çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davalının bahçeyi kiraya verdikten sonra kiracı ile yapılan anlaşma gereğince davacının maaşını ve sigorta primini kiracının yatırması gerektiğini, davacının kendi el yazısı ile verildiği 18.09.2013 tarihli belgede 2009 tarihinden 18.09.2013 tarihine kadar tüm alacaklarını aldığını ve herhangi bir talebinin olmadığını beyan ettiğini, bu belgeye göre işe 2007 yılında değil 2009 yılında girdiğini kendi el yazısı ve imzasıyla kabul ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, hizmet tespitine yönelik bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle, özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatı gerektiğini, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edilmesi gerektiğini. İhbar üzerine davaya davalı yanında fer'î müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabileceğini kuruma davalı olarak husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı ...'e ait Herekli Köyü Narenciye bahçesi işyerinde 01.12.2007 tarihi ile 18.09.2013 tarihleri arasında aralıksız olarak hizmet akdi ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine, davacının 08.12.2009 tarihi ile 18.09.2013 tarihi arasında Kuruma bildirimi yapılan 2926 sayılı kanuna tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılık (4/B) hizmetlerinin iptal edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili İstinaf Sebepleri
01.12.2007 - 31.08.2015 tarihleri arasında davacının, davalı işyerinde çalışmaya başladığını, davasını ispatlayamadığını, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci maddesi olduğunu, bu maddenin öngördüğü hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiği, davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işvereni tarafından verilip verilmediği ya da Kurumca çalışmalarının tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacıya ait Kuruma verilmiş bir işe giriş bildirgesi ve bordroya rastlanmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu tanıkları ve davacı tanıklarının dinlendiği, Adana 1. İş Mahkemesi'nin 2015/292 Esas, 2018/514 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacının, bu davanın davacısının eşi ... davalının ..., fer'i müdahilin SGK olduğu, davacının 01.12.2017 - 31.08.2015 tarihleri arasında davalıya ait narenciye bahçesinde çalıştığının tespiti talebine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda mahkemece davacı ...'ın eşinin söz konusu bahçede bekçi olarak çalıştığı, davacı....ile davalı arasında iş sözleşmesinin olmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının, davalı ...'e ait Herekli Köyü Narenciye bahçesi işyerinde 01.12.2007 tarihi ile 18.09.2013 tarihleri arasında aralıksız olarak hizmet akdi ile asgari ücretle çalıştığı ispat edildiği anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalının bahçesini narenciye bahçesi olarak 2006 - 2007 yıllarında ihya ettiğini, davacının bahçede 2009 yılının ağustos ayında çalışmaya başladığını, davalının vergi mükellefi olmadığı için davacıyı sigortalı göstermediğini, davacının Bağ-Kurlu olduğunu, primlerini davalının ödediğini, davacının 4,5 sene hiç maaş almadan çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının 2009 yılından 18.09.2013 tarihine kadar tüm alacaklarını aldığına dair belgeye imza attığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı iş yerinde 01.12.2007 - 31.08.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Davanın kanunsal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İlgili kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti davasıdır. Davacının davalıya ait narenciye bahçesi bakımından 18.09.2013 tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verilmiş olup kira sözleşmesi dikkate alındığında ayrılış tarihi konusundaki kabul yerindeyse de, başlangıç hususunda yapılan araştırma yeterli değildir. Komşu iş yeri tanık beyanlarına göre 01.12.2007 tarihi başlangıç olarak alınmış ise de davacıya davalı tarafından ilk ödemenin yurt dışı havalesi yoluyla 1.300 Euro olarak 29.11.2008 tarihinden itibaren yapıldığı, devam eden süreçte de havalelerin yapıldığı, ayrıca davacıya 08.12.2009 tarihi itibarıyla da Tarım Bağ-Kur sigortası yapıldığı, davalı savunmasına göre de bu primlerin davalı tarafından yatırıldığının belirtilmesi karşısında başlangıç tarihinin belirlenmesi konusunda mernis kayıtlarının da getirtilmesi suretiyle bu deliller de değerlendirilmeli, davacı dinlenilmek suretiyle 01.12.2007 tarihi itibarıyla işe başlamış ise ücretini ne şekilde aldığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışmaya başlangıç tarihinin tereddütsüz bir şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.