10. Hukuk Dairesi 2024/1670 E. , 2024/4279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1473 E., 2023/2736 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/333 E., 2022/102 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ve eşinin 2008 den önce vefat ettiğini, her ikisinden dolayı davacıya aylık bağlandığını, 09.04.2015 tarihinde babasından dolayı bağlanan aylıkların kesildiğini ve yersiz ödemenin borç tahakkuk ettirilerek diğer aylıklarından ¼ oranında kesilerek tahsil edildiğini, davacıya 01.10.2016 tarihinde tekrar aylık bağlandığını belirterek, davacıdan yersiz ödeme gerekçesi ile kesilen 27.258,62-TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ve davacıya babasından dolayı ödenmesi gereken 09.04.2015-01.10.2016 arası aylıkların tespiti ile kesinti tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının babası ... Kayseri’nin 21.02.1977 tarihinde, davacının eşi ... Köker’in 22.10.1990 tarihinde yaşamını yitirdiği, eşinden dolayı 5434 sayılı Yasa kapsamında dul aylığı almakta olduğu, davacının başvurusu üzerine babasından dolayı da 1479 sayılı Yasa kapsamında 01.08.2002 tarihinden başlamak üzere ölüm aylığı bağlandığı, Kurumun 30.09.2014 gün 136 sayılı araştırma ve inceleme raporunda davacının eşinden dolayı elde ettiği ücretin brüt asgari ücretin üzerinde olduğundan bahisle babasından dolayı aldığı aylığın 01.11.2009 tarihinden itibaren iptal edilerek ödenen aylıkların 5510 sayılı Yasa'nın 96/1-b kapsamında adına borç kaydedildiği, 09.04.2015 günlü yazı ile söz konusu borcun diğer aylığından kesileceğinin belirtildiği, ikinci bir karar işlemi ile 01.10.2016 tarihi itibari ile davacıya tekrar babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı, davacının kuruma yaptığı 10.12.2018 günlü başvuruda aylığın 09.04.2015 tarihinde kesildiğini ödenen aylıkların da adına borç kaydedildiğini, borç kaydedilip maaşından kesilen aylıklarının ve ödenmeyen aylıkların kendisine ödenmesini istediği, kurumun 12.12.2018 tarihli cevabi yazısında 26.291,51-TL yersiz ödeme borcu oluşturulduğu bu borcunun aylıktan ¼ oranında kesilerek tahsil edildiği, 01.10.2016 tarihinden itibaren tekrar aylık bağlandığı öncesinde kesilen aylığın yeniden bağlanmadığını belirterek talebi reddettiği,1479 sayılı Kanun'un 46/2 nci maddesi hükmünün, sadece 1479 sayılı Kanun'a göre hem kocadan hem ana veya babadan ölüm aylığına hak kazanılması halinde uygulanabileceği, 5510 sayılı Yasa'nın Geçici 1 inci maddesine göre, ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Yasa hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Yasa'nın 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı, ... doğuran olay olan vefat tarihinde ve sonrasında davacı lehine değişiklikler ile yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa'nın kız çocuklarına aylık bağlanması ile ilgili “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş” şartları arandığı, bu nedenle davacının yersiz ödeme olarak kaydedilen aylık dönemlerinde de aylık almaya ... bulunmakla, gerek bu döneme ilişkin borç çıkartılarak aylığından kesilen miktarların davacıya iadesi ve 01.10.2016 tarihine kadar aylığın kesilmesi nedeniyle alamadığı aylıkların davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ,davacıdan yersiz ödeme adı altında tahsil edilen 26.574,37 TL'nin her kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacıya 4/1-b kapsamında babasından dolayı ödenmeyen 14.278,53 TL'nin ödenmeyen her ay bakımından takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , ... davacının eşinden (5434 sayılı Kanun kapsamında), babasından (1479 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan ve 22.10.1990 tarihinde vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanan davacının, 21.02.1977 tarihinde vefat eden ve 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasından da ölüm aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun 45 ve 46 ıncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!