WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1667 E.  ,  2024/3330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1226 E., 2023/2534 K.
KARAR : Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/395 E., 2021/243 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı temsilcisi ( tereke temsilcisi ) ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı terece temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı temsilcisi ( tereke temsilcisi ) ve davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta İl Müdürlüğü tarafından müvekkiline 2018/010812 - 010813 - 010814, 2019/11336 - 011337 - 011339 Kardemir ... Spor Kulübü Derneğine ait ödenmemiş prim borcunu içeren ödeme emirlerinin gönderildiğini derneğin mal varlığına başvurulmadığını, müvekkilinin kanuni temsilci olup olmadığının araştırılmadığını, bu sebeple ... Sigorta İl Müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum ... İl Müdürlüğünde 2 9312 01 01 0006632 078 01 - 47 ve 2 9312 01 01 1028368 078 01 - 82 işyeri sicil no.su ile işlem görmekte iken hakkında 6183 sayılı Kanun gereği icra takibine başlanılan Kardemir ... Spor Kulübü Derneğinin borçlarından dolayı yönetim kurulu üyesi davacıya ödeme emrinin gönderildiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

Davacı temsilcisi (tereke temsilcisi) istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "...Mahkemece, ... davacının 21.02.2018-29.05.2018 tarihleri arasında ... Spor Kulübü Derneğinin yönetim kurulu üyeliği ve temsil- ilzam yetkisinin bulunması karşısında 2018/1 2 ve 3 üncü aylarındaki prim borçlarının ödenmesinden sorumlu tutulup, 2018 yılı 4 üncü dönem prim borcundan sorumlu tutulmamasına ilişkin davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm yerindedir.

Ancak; Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih 2021/119 Esas, 2022/48 Karar sayılı kararı ile haksız çıkma zammını düzenleyen 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin 5 inci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

Anayasanın 153 üncü maddesi “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.

İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.

İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar” hükmüne amirdir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, somut olayda, davalı Kurum vekilinin 58/5 inci madde uyarınca haksız çıkma tazminatına ilişkin istemi olmadığı gibi yargılama safhasında iken Anayasa Mahkemesince ilgili mevzuat hakkında iptal kararı verildiği de dikkate alındığında davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı temsilcisi (tereke temsilcisi) istinaf isteminin ise HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile ... ... adına, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2018/010812, 2018/010813, 2018/010814 takip numaralı ödeme emrindeki 2018/4 dönem borçları yönünden ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptaline, ... ... adına, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 2019/11336, 2019/011337, 2019/011339 takip numaralı ödeme emirlerindeki 2018/1, 2, 3 dönem borçlarına yönelik davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi (tereke temsilcisi) ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

Davacı temsilcisi (tereke temsilcisi) istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yargılama giderlerinin tereke temsilcisinden alınmasına dair karar verilmekle şahsi sorumluluğunun öngörüldüğü bu hususun hatalı olduğunu belirtmekle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.

6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.

Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliği haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.

3.Değerlendirme
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; aşağıdaki sebeplerler dışında davacı temsilcisi ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Yapılan açıklamalara ve dosya kapsamına göre davacının dava dışı Kardemir ... Spor Kulübünde 21.02.2018 - 29.05.2018 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili olduğunun anlaşıldığı; dava konusu 2018/4 üncü aya ilişkin prim borcundan da prim borcunun tahakkuk ettiği tarihte yetkili temsilci sıfatının bulunması nedeniyle sorumlu olacağı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Ayrıca temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında yargılama giderlerinden davacı tereke temsilcisinin şahsen sorumlu tutulduğu, karar harcının davacı tereke temsilcisinden alınarak hazineye gelir kaydı ile vekalet ücretinin davacı tereke temsilcisinden alınarak davalı Kuruma verilmesi yönünde hüküm kurulduğu görülmekle mirasın reddi üzerine terekeye temsilci olarak atanan davacı temsilcisinin şahsının davada taraf olmadığı açık olup aleyhine hüküm kurulamayacağı hususunun da gözetilmemesi hatalı olmuştur.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.