WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1658 E.  ,  2024/1243 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/364 E., 2023/639 K.
DAVA TARİHİ : 25.09.2018
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 26.05.1991 tarihinde belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda diğer dış giyim perakende satıcısı olarak mesleki faaliyete başladığını, söz konusu faaliyetin 26.05.1991-08.09.1991 tarihleri arasında sürdüğünü, ancak kurumda kayıt tarihinin olmadığının öğrenildiğini, tescilin yapılması hakkında yapmış olduğu başvuruya davalı kurum tarafından red cevabı verildiğini belirterek davacının 26.05.1991 ile 08.09.1991 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 ve 17 nci maddelerine göre davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.03.2019 tarihli ve 2018/460 Esas, 2019/426 Karar sayılı karar ile davacının 1991 yılında vergi kaydının olması nedeni ile 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalı sayılması gerekir ise de davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 13/02/2020 tarihli ve 2019/2505 Esas, 2021/698 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesini 13.02.2020 tarihli ve 2019/2505 Esas, 2021/698 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz tarafından 14.02.2022 tarihli ve 2021/8452 Esas, 2020/422 Karar sayılı ilamla davacının vergi kaydının bulunduğu belirtiği 26.5.1991-8.9.1991 dönemi yönünden kendi nam ve hesabına çalışmasına ilişkin işyeri kayıtları araştırılarak, 1479 sayılı Kanun'un 26 nci maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince ve re’sen araştırma yapılarak, varılacak sonuç uyarınca, açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılıp, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı tereddütsüz belirlenerek, zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gereken dönem, kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 23.09.2019 tarihli ve 2020/518 Esas 2022/635 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairemizin 15.02.2023 tarihli 2023/810 Esas 2023/1245 Karar sayılı ilamında; "...somut dosyada; 09.08.2002 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur tescili olan davacının 26.05.1991-08.09.1991 tarihleri arasında dış giyim perakende ticareti nedeniyle vergi mükellefiyetinin olduğu,söz konusu mükellefiyeti kapsamında Antalya Manavgat vergi dairesince iş yerinde yapılan denetim sonucu 24.05.1991 ve 26.09.1991 tarihlerinde düzenlenen yoklama fişlerine göre davacının butik faaliyetinde bulunduğu, davacı adına bu iş yeri nedeniyle Eylül/1991 dönemine ilişkin 04.08.1995 tarihinde vergi ceza ihbarnamesinin düzenlendiği, 14.07.1995 tarihinde, Eylül/1991 dönemine ilişkin stopaj vergisi, gelir vergisi beyannamesi verilmemesi nedeniyle takdir komisyonunca vergi matrahı tutarı tayin edildiği, yine 14.07.1995 tarihinde Temmuz/1991 dönemi için vergi ödenmemesi nedeniyle vergi matrahı tayin edildiği, 14.07.1995 tarihinde 26.05.1991-30.05.1991 tarihleri arasında stopaj vergisi, gelir vergisi beyannamesi verilmemesi nedeniyle takdir komisyonunca vergi matrahı tutarı tayin edildiğinin anlaşıldığı buna göre yoklama fişleri öncesi ve sonrasında davacıya ait butik iş yerinde faaliyetinin devam ettiğinin anlaşıldığı, öte yandan mahkemece davacıya butik iş yeri ile ilgili kira sözleşmesi, irsaliye, fatura gibi belgeleri ibraz etmesinin istenmesi üzerine davacı tarafından dosyaya bir örneği sunulan büyük Manavgat yangınında davacının evinin yandığını ve bu nedenle anılan belgeleri ibraz edemediğini belirten davacının evinin yandığına ilişkin İl Afet Müdürlüğü yazısı ile de söz konusu belgelerin ibrazının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu gerekçelerle davanın reddi isabetli olmamıştır..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut dosyada; 09.08.2002 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur tescili olan davacının 26.05.1991-08.09.1991 tarihleri arasında dış giyim perakende ticareti nedeniyle vergi mükellefiyetinin olduğu,söz konusu mükellefiyeti kapsamında Antalya Manavgat vergi dairesince iş yerinde yapılan denetim sonucu 24.05.1991 ve 26.09.1991 tarihlerinde düzenlenen yoklama fişlerine göre davacının butik faaliyetinde bulunduğu, davacı adına bu iş yeri nedeniyle Eylül/1991 dönemine ilişkin 04.08.1995 tarihinde vergi ceza ihbarnamesinin düzenlendiği, 14.07.1995 tarihinde, Eylül/1991 dönemine ilişkin stopaj vergisi, gelir vergisi beyannamesi verilmemesi nedeniyle takdir komisyonunca vergi matrahı tutarı tayin edildiği, yine 14.07.1995 tarihinde Temmuz/1991 dönemi için vergi ödenmemesi nedeniyle vergi matrahı tayin edildiği, 14.07.1995 tarihinde 26.05.1991-30.05.1991 tarihleri arasında stopaj vergisi, gelir vergisi beyannamesi verilmemesi nedeniyle takdir komisyonunca vergi matrahı tutarı tayin edildiğinin anlaşıldığı buna göre yoklama fişleri öncesi ve sonrasında davacıya ait butik iş yerinde faaliyetinin devam ettiğinin anlaşıldığı, öte yandan mahkemece davacıya butik iş yeri ile ilgili kira sözleşmesi,irsaliye,fatura gibi belgeleri ibraz etmesinin istenmesi üzerine davacı tarafından dosyaya bir örneği sunulan büyük Manavgat yangınında davacının evinin yandığını ve bu nedenle anılan belgeleri ibraz edemediğini belirten davacının evinin yandığına ilişkin İl Afet Müdürlüğü yazısı ile de söz konusu belgelerin ibrazının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının vergi kayıtları ve yukarıda bahsi geçen vergi yoklama fişi ile vergi ceza ibranamelerinden çalışmasının gerçeği yansıttığı kanaati ile ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının prime esas asgari ücret kazançla 26.05.1991-08.09.1991 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde 1479 sayılı Kanun'un geçici 18 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunu'nun geçici 8 ve 17 nci maddelerine göre davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 26.05.1991 ile 08.09.1991 dönemi arası Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili tarafından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.