WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1648 E.  ,  2024/5294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/193 E., 2023/873 K.
KARAR : Red, Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmek ve de davacı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına Av. ... ile temyiz eden davalı ... Plastik San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ..., davalı ... adına Av. ... geldiler. Davalı ... Sanayii Bölgesi adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; asıl dava dosyasını davalılar ... şirketi ve ... aleyhine açarak bu asıl dava dosyasının dava dilekçesinde adı geçen davalılardan maddi tazminat ve manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin istemleri saklı kalmak kaydıyla güç ve efor kaybına ilişkin olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, aşamalarda davacı vekili bir ıslah dilekçesi ibraz ederek harç yatıracak durumları bulunmadığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup güç ve efor kaybı için istedikleri maddi tazminat tutarını 90.000,00 TL’ye arttırmıştır.

Davacı vekili davalı ... bölgesine karşı birinci birleşen davayı açarak bu davalıdan da diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

Aşağıda açıklanan bozma kararından sonra davacı vekili davalılar ... şirketi ve ...’e karşı açmış olduğu ikinci birleşen dava dosyasında iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.840.840,82 TL maddi tazminat ile 1.000.000,00 TL manevi tazminatın adı geçen davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 01.09.2023 tarihli dilekçesi ile ikinci birleşen dava dosyasındaki maddi tazminat istemlerini 9.549.060,84 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.07.2019 tarih, 2014/645 Esas, 2019/470 Karar sayılı kararında özetle, birleşen dava dosyası yönünden davalı ...'nin kusuru bulunmadığından bahisle adı geçen davalı yönünden davanın reddine, asıl dava dosyasının davalıları yönünden ise davacının iş gücü kaybı (1.062.455,97 TL) ve bakıcı gideri (873.384,86 TL) olmak üzere toplam maddi zararın 1.935.840,82 TL olarak hesaplandığı, ancak ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebinin 90.000,00 TL olarak arttırıldığı, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak taleple bağlı kalındığından bahisle davacı lehine 90.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.07.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl dava dosyasının davalıları ... şirketi vekili ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.07.2021 tarih, 2019/2420 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından bahisle, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 06.12.2022 tarih ve 2022/12024 Esas, 2022/15510 Karar sayılı kararı ile davalı ... şirketi vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesince davalı ... şirketinin faaliyet konusu tespit edilmeksizin hükümde yazılı gerekçelerle asıl işveren olduğu kabulünden hareketle sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, davalı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’nin faaliyet konuları arasında inşaat işlerinin bulunup bulunmadığının tespiti noktasında ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden kayıt, belge ve ticaret sicil gazetesi nüshalarının celp edilmesinden sonra adı geçen davalı şirketin kaza tarihindeki faaliyet konuları arasında inşaat işlerinin bulunmadığının anlaşılması halinde davalı ... ile davalı ... şirketi arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunmadığı, ilişkinin anahtar teslimi suretiyle yıkım işi olduğu, bu nedenle davalı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.’nin kusur ve sorumluluğu bulunmayacağı hususunu dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 14.11.2023 tarih, 2023/193 Esas, 2023/873 Karar sayılı kararla yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı tarafın İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalı ... şirketinin asıl işveren, davalı ...'in alt işveren olduğu, kabulünden hareketle birinci birleşen dava dosyasını davalı ... bölgesinin kusuru bulunmadığından bahisle reddine, asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile davacı lehine 90.000,00 TL maddi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 1.661.790,85 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 14.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, ret vekalet ücretlerinin hatalı tespit edildiğini, güncel asgari ücretler üzerinden alınan hesap raporuna itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketi vekilinin vekaletnamelerinin süreli olması nedeniyle davalı ...'ın bizzat asil olarak kendisine, İlk Derece Mahkemesince tebliğ edilen 2023 yılı güncel hesap raporuna davalı ..., Mahkemece kendisine verilen ihtaratlı iki haftalık kesin süre içinde itiraz etmemiş ve asıl bu durumun davalı ... yönünden 2023 yılı aktüer hesap raporunun kesinleşmesine ve davacı açısından kazanılmış müktesep hak oluşmasına yol açtığını, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle müvekkilin faaliyet konuları arasında inşaatın bulunmadığını, müvekkilinin her türlü plastik malzeme ve kağıdın üzerine, alüminyum kaplayarak metalize film ve kağıt imali ile iştigal ettiğini, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında geçerli bir hizmet akdi olmadığı gibi, işçi-işveren ilişkisinin de bulunmadığını, davaya konu iş kazasının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, olayda müvekkili şirketin, işveren sıfatını haiz olmamasına ve kanunen yükümlü olmamasına rağmen, müteveffanın iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması bakımından elinden geleni yapmış olması karşısında herhangi bir kusur yahut sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin söz konusu iş kazasından sorumlu tutulabilmesi için işveren sıfatıyla kusur unsurunun birlikte bulunması gerektiğini, mevcut olayda işveren sıfatını haiz olmayan müvekkili şirketin herhangi bir ihmal veya kusurundan söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... şirketi vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesinin 25.07.2019 tarihli ilk kararının gerekçesinde davacının toplam maddi zararının 1.935.840,82 TL olarak hesaplandığı, ancak ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebinin 90.000,00 TL olarak arttırılmış olması karşısında, (davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak) taleple bağlılık ilkesi nazara alınıp davacının 90.000,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiğinin açıklandığı bu 1.935.840,82 TL'lik maddi zararın içerisindeki 873.384,86 TL'lik kısmın hükme dayanak kılınan 17.04.2019 tarihli üçüncü ek hesap raporunda belirlenen bakıcı gideri tutarı olduğu, bu 873.384,86 TL bakıcı giderinden herhangi bir hakkaniyet indirimi yapılmaksızın 1.935.840,82 TL'lik maddi zararın belirlendiği ve gerekçeye bu şekilde yazıldığı, davalı ... şirketinin bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği yönünde istinaf ve devamında temyiz itirazları bulunduğu, ancak davalı ... vekilince istinaf ve temyiz dilekçelerinde Mahkemece tespit edilen maddi zarar içerisindeki bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine dair herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, buna karşılık Dairemizin bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince isabetli bir şekilde aynı ek hesap raporuna itibar edilmiş ise de temyiz incelemesine konu karar verilirken hesaplanan 873.384,86 TL tutarındaki bakıcı giderinden tazminatlardan sorumlu tutulan her iki davalı da yararlanacak şekilde %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4-519 E., 2006/527 K., 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davalı ... vekilinin bozmadan önceki istinaf ve temyiz dilekçelerinde Mahkemece tespit edilen maddi zarar içerisindeki bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine dair herhangi bir itiraz ileri sürmediği gözden kaçırılarak temyiz incelemesine konu karar verilirken 873.384,86 TL tutarındaki bakıcı giderinden, hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulan her iki davalı da yararlanacak şekilde %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının;
1-Gerekçe kısmının 8 inci sayfasının sonundaki "Başkasının bakımına muhtaç kalan sigortalının," ibareleri ile başlayan paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Başkasının bakımına muhtaç kalan sigortalının bakım giderleri maddi zarara dahildir. Bakıcı gideri hesaplanırken bakiye ömür tespitine dair yaşam tablosu kullanılmaktadır. Davacının halen ve bakiye ömrü içerisinde sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı da gözetilerek hakkaniyet indirimi ile uygun bir bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiği yerleşik Yargıtay içtihatlarındandır. Somut olayda davacının sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından da yararlanacağı, bu nedenle 17.04.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen 873.384,86 TL bakıcı giderinden %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Ne var ki davalı ... vekilinin bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine yönelik bir istinaf ve temyiz itirazı ileri sürmediği dikkate alındığında hesaplanan bakıcı giderinden sorumluluğun davalı ... yönünden değişmediği, davalı ... şirketinin bakıcı giderinden kaynaklanan sorumluluğunun 698.707,89 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Bunun yanında dava tarihinden önce davacıya yapıldığı anlaşılan 5.000,00 TL'lik ödemenin yasal faizi ile birlikte 9.373,01 TL olarak mahsubunun gerektiği, 1.062.455,97 TL sürekli iş göremezlik dönem zararı da dikkate alındığında sonuç olarak davalı ...'in toplam maddi zarardan sorumluluğunun 1.926.467,82 TL olduğu, davalı ... şirketinin teselsül hükümleri kapsamında bu tutarın 1.751.790,85 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, asıl davanın her iki davalı da müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere 90.000,00 TL üzerinden kabulüne; ikinci birleşen davada davalı ... şirketinin sorumluluğu 1.661.790,85 TL ile sınırlı olmak üzere 1.836.467,82 TL maddi tazminatın her iki davalıdan müteselsilen tahsil edilecek şekilde ikinci birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, asıl dava ve birleşen davalar birbirinden bağımsız davalar olduklarından her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuş; hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiş, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinde ve kabul ret oranının hesabında hakkaniyet indirimi yapılmadığı varsayımı ile hesaplama yapılmıştır." ibarelerinin yazılması,

2-Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
A)Asıl Dava (Bozma öncesi 2014/645 Esas) Yönünden:
1-Davanın kabulü ile 90.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

B)Manisa 2.İş Mahkemesinin Birleşen 2018/100 Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davalı ... OSB'ye yöneltilen davanın reddine,
2-Reddedilen maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL ret vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... OSB'ye verilmesine,

C)Mahkememizin Birleşen 2021/568 Esas sayılı dosyası yönünden;
Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile
1-Davalı ... şirketinin sorumluluğu 1.661.790,85 TL ile sınırlı olmak üzere 1.836.467,82 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğu 204.943,27 TL ile sınırlı olmak üzere 218.917,42 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden 76.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalılar ... şirketi ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 üncü maddesi uyarınca 204.943,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... şirketi ve ...'ya ödenmesine,

6-Davalılar ... şirketi ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat yönünden 76.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... şirketi ve ...'ya ödenmesine,

D) Yargılama giderleri
1-Alınması gereken 165.752,01 TL harçtan asıl dava dosyasında peşin alınan 34,20 TL harç, ıslah harcı olan 26.600,67 TL, ikinci birleşen dava dosyasında peşin alınan 9.702,90 TL harç ve birinci birleşen dava dosyasında peşin yatırılan 35,90 TL olmak üzere toplam 36.373,67-TL harcın mahsubu ile davalı ... şirketinin sorumluluğu 117.446,16 TL ile sınırlı olmak üzere bakiye harcın davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 129.378,34 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,

2-Davacının karşılamış olduğu 6.718,00 TL yargılama giderine davanın kabul/ret oranı uygulanarak belirlenen 5.186,29 TL yargılama giderinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,

3-Davacının karşılamış olduğu 9.773,00-TL harç ile 26.600,67 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 36.373,67‬-TL harç giderinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davalı ... şirketinin karşılamış olduğu 126,00-TL yargılama giderine davanın kabul/ret oranı uygulanarak belirlenen 28,73 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, kalanının davalı ... şirketi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ...'nın karşılamış olduğu 80,00 TL yargılama giderine davanın kabul/red oranı uygulanarak belirlenen 18,24-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, kalanının davalı ... üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı ... OSB'nin karşılamış olduğu 147,75 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... OSB'ye verilmesine,

7- Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay'a temyiz yolu olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14.11.2023" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının davalı ... şirketinden alınmasına,

Davacı avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.