WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1646 E.  ,  2024/4626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1097 E., 2022/1388 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/147 E., 2020/490 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ... ...'in davalı ... Şirketinde şoför olarak çalışmaktayken 27.02.2018 tarihinde meydana gelen kazada vefat ettiğini, davalı ... Şirketinin alt işveren, diğer davalının da asıl işveren olduklarını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı eş ... için 5.000 TL,... için 5.000 TL, Yaren Dilara için 5.000 TL, ... için 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden faizi ile tüm davalılardan (sigorta şirketi limit dahilinde) müştereken ve müteselsilen alınmasına, davacı eş ... için 250.000 TL, çocuklar için 150.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini ... için 377.556,71 TL, ... için 17.571,65 TL ... için 36.285,68 TL, ... için 66.635,85 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, şirketin dava konusu olayla ilgili iş güvenliği ve sağlığı açısından tüm tedbirleri aldığını, kullanılan aracın da trafiğe çıkmasına mani teknik bir arıza ve eksiklik bulunmadığını, kazaya karışan aracın sigortalı olduğunu ve kusur tespit edilmesi halinde öncelikle sigorta şirketlerine davanın yöneltilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi ile davalı şirkete ait aracın sigortalı olduğunu, poliçe ile 360.000 TL'lik trafik poliçesi limitinin üzerinde kalan kısım için 100.000 TL teminat sağladığını, davacının zararının trafik poliçesi teminat limitini aşması mümkün olmadığından dava konusu talepten müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, müteveffanın müvekkili şirketin işçisi olmadığını, kazanın gerçekleştiği belirtilen tarihte müvekkili şirketin GOP Şantiyesinde hiçbir çalışma olmadığını, şantiyenin tamamen kapalı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in kullandığı Davalı ... Şirketine ait ... Plakalı servis aracının, davalı ...ne zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, ayrıca Kasko poliçesi ile de diğer davalı ... Sigorta Şirketine kasko sigortalı olduğu 09.07.2019 tarihli ilk kusur raporunda davalı ... ve ... Şirketlerinin %30, davalı ...'in %70 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, kusur raporuna itiraz edildiğinden iş güvenliği uzmanı 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alındığı, düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda da aynı kusur oranlarının verildiği ,davacıların haketmiş oldukları maddi tazminatların hesabı konusunda alınan bilirkişi raporunda davacı ...'ın 401.003,83 TL, davacı ...'in 17.571,65 TL, davacı ...'nın 36.285,68 TL ve davacı ... 66.635,85 TL maddi zararlarının bulunduğu hesaplanmış ise de davacı eş ...'e sigorta şirketlerince 23.447,12 TL tazminat ödendiği anlaşıldığından, bu miktarın mahsubu sonucu davacı eş ...'in maddi zararının 377.556,71 TL olduğunun tespit edildiği, olay tarihindeki tarafların mali ve sosyal durumları, kusur oranları dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 377.566,71 TL maddi tazminatın, davacı ... için 17.571,65 TL maddi tazminatın, davacı ... için 36.285,68 TL maddi tazminatın, davacı ... için 66.635,85 TL maddi tazminatın, davalı ... şirketlerinin sorumluluğunun poliçelerdeki limitle sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödenen 23.447,12 TL'nin sorumlu olduğu limitten mahsubuna, davacı ... için 60.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminmatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılar ... İnş. A.Ş, ... İnş. Ltd Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili; davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, TRH 2010 tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması gerekmekte iken PMF'ye göre hesap yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşinin tekrar evlenme olasılığı gibi Yargıtay kararlarına uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, hükümde yargılama giderleri ile harçlar yönünden tüm davalıların müştereken ve müteselsilsen sorumlu tutulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı ... İnşaat vekili; ... ... ...'in davalı ... İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin işçisi olmadığını, davalı şirketin yapımını taahhüt etmiş olduğu İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, Sarıgöl ve Yenidoğan Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi veya diğer hiçbir şantiyesinde ... ... ...'in çalışması olmadığını, her bir davalı için belirlenen kusur oranını aşacak şekilde tazminatların tamamından davalı ... şirketinin sorumluluğuna karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesi nedeniyle davalı ... Şirketinin sorumlu kılınmasının sebebinin, servis şoförünün SRC belgesine sahip olmayışının gösterildiğini, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün 29.03.2016 tarih ve 23963 sayılı 2016/11 genelgesinde 25.02.2003 tarihinden önce ehliyet alan kişilerin SRC belgesi alması için eğitim ve sınavdan muaf tutulduğunu ve şoför Ekran ...'in de bu kategoride olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

3.Davalı ... vekili; müteselsil sorumluluğa karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... şirketinin işçilerin nakli için gerekli tüm önlemleri aldığını, kazanın meydana gelmesinde kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, davalı şirketin ve şoför işçinin eylemleri ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, kazanın üçüncü kişinin kusuru sonucu meydana geldiğini, hesap bilirkişisi raporunda hesaplama hataları yapıldığını, tazminat miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin reddi veya düşürülmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması itibariyle, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/3 üncü maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmadığı ve aynı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında iş mahkemelerinin görevli olduğu, her ne kadar tazminat hesaplamalarının PMF yaşam tablosuna göre yapılması güncel Yargıtay içtihatlarına aykırılık oluşturmakta ise de istinaf kanun yoluna başvuran tarafın davalılar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu hususun yerel mahkeme kararını ortadan kaldırma sebebi teşkil edemeyeceği, davalı ... şirketinin yargılama gideri ile harçlardan sorumluluğunun sınırlı şekilde belirlendiği, hükme esas alınan kusur oranlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu, 13.07.2017 tarihli ... İnş. Tic. ve San. A.Ş. ile ... İnş. Nak. Haf. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanmış taşeron sözleşmesinin bulunduğu, işin konusunun; Beşiktaş ilçesi Rumeli Hisarı Mah.615 adet Hait, 2 adet 53 üniteli misafirhane…komuta ve müştemilat ve Bakırköy ilçesi HHO lojman bölgesi çevre emniyet duvarı inşaatı ile alt yapı ve çevre düzenlemesi olduğu, taşeron olarak ... şirketinin asıl işveren olarak ... şirketinin kayıtlı olduğu, SGK kayıtlarına göre olay tarihinde davacıların murisi ... ...'in ve araç şoförü olan davalı ...'in davalılardan ...... Ltd. Şti'nin işçisi olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın ruhsatının davalı ... şirketine ait olduğu anlaşıldığından, davalılar ... İnşaat şirketi ile ... şirketi arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, bu kapsamda davalılar ... İnşaat şirketinin asıl işveren sıfatıyla, ... şirketinin ise alt işveren sıfatıyla saptanan hak ve alacaklardan 4857 sayılı Kanun'un 2/6 ncı maddesi uyarınca sorumlu oldukları, araç şoförü davalı ...’e ait sürücü belgesinin 18.01.2007 tarihli olduğu ve 2003 yılı sonrasına ait olması itibariyle SRC belgesiyle ilgili muafiyetinin bulunduğuna dair bir belgenin bulunmadığı da dikkate alındığında davalı şirketler ile davalı ...'in kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olduğu, 24.10.2018 tarihli SGK tahkikat raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı şoför ...'in %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza yargılaması sırasında alınan 14.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şoför ...'in birinci dereceden tam kusurlu olduğunun ifade edildiği, ilk derece aşamasında alınan 09.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ... İnşaat şirketinin %10, davalı ... şirketinin %20 ve davalı şoför ...'in %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 05.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda da AHES İnşaat şirketinin %10, davalı ... şirketinin %20 ve davalı şoför ...'in %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşılmakla, raporlar arasındaki çelişkinin 05.01.2020 tarihli heyet raporuyla giderildiği ve saptanan kusur oranları ile manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına ve dava konusu kaza olayının özelliklerine uygun olduğu, davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, diğer davalı ...'in de davalılardan ...'ın işçisi olduğu ve iş kazasına birlikte sebebiyet verdikleri göz önünde bulundurulduğunda, davalı ... haricindeki davalıların saptanan hak ve alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının Yasaya uygun olduğu, yapılan maddi tazminat hesaplamalarının ve saptanan manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde belirttikleri sebepleri tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.

... vekili istinaf dilekçesinde belirttikleri sebepleri tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.

... vekilleri istinaf dilekçesinde belirttikleri sebepleri tekrarla temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Davalılar ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., ... ve ... vekillerinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve davalı ... vekilinin davacı eş ile davacı çocuklar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beş bin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beş bin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun'un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK'nın 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK'nın 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtaya gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL, 01.01.2023 tarihi sonrası için 238.735,737 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Davalılar vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin davacı çocuklar için hükmedilen maddi tazminata, davalı ... vekilinin manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davalılar vekillerinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Fazla yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.