WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1645 E.  ,  2024/3601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2400 E., 2022/2181 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/59 E., 2021/372 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Grup İnş. Taah. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun ve davalı ... Turizm Tic. Ltd. Şti. yönünden ek kararın istinafının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacının 30.09.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı ... Grup İnşaat Taah. San. Dış Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ... Grup İnşaatın davaya konu kazanın gerçekleştiği ... Park Evleri projesini yapan ana firma olduğunu, diğer davalı ... nın ise alt işveren olarak faaliyet gösterdiğini, davacının alt işverenin işçisi olarak görev aldığını, meydana gelen kazada davacı tarafın da ikrar ettiği şekilde sıcak olduğu için o esnada baretini takmayan işçi ile o sırada baret takmadan çalışan davacı işçisini uyarmayan alt işveren ... Yapının sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... Müh. A.Ş. vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı tarafça açılan maddi tazminat istemine ilişkin davanın kabulü ile 134.738,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafça açılan manevi tazminat istemine ilişkin davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2014/59 Esas-2021/372 Karar sayılı ek kararı ile "Mahkememizin 2014/59 Esas ve 2021/372 Karar sayılı kararı ile karar verildiği, kararın 17.06.2022 tarihinde davalı vekili Av. ... tarafından istinaf edildiği, davalı vekiline istinaf harçlarını tamamlaması gerekçesi ile muhtıra yazıldığı, davalının talebi üzerine ilgili icra dairesine derkenar gönderilmiş ise de, yapılan incelemede davalı vekilinin gerekçeli kararın 28.05.2022 tarihinde tebliğ aldığı, istinaf dilekçesini 17.06.2022 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 346 ncı maddeye göre reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic.Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde baretini takmayan işçi ile o sırada baret takmayarak çalıştığı için işçisini uyarmayan diğer davalı ... yapının sorumluluğunda olduğunu, davalı işçilere gerekli iş güvenliği aletlerinin verilip verilmediğini kontrol ve denetimini yapmadığını, kazalı işçinin SGK ifadesinde baretinin olduğunu da ikrar ettiğini, işçinin bareti olması halinde bu kazanın gerçekleşmeyeceğini, iş kazasında sorumlunun davacı ve ... Yapı firması olduğunu, davalı şirketin üzerine düşen tüm kontrol görevini yerine getirdiğini, davalı şirkete kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek koşulu ile davalı şirkete %20 kusur atfedilmesine rağmen mahkemece %100 kusurlu gibi müşterek ve müteselsil sorumluluk verilerek hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, davalı şirkete atfedilen kusur oranına da itiraz ettiklerini, davacının belirlenen maluliyet oranını da kabul etmediklerini, takdir edilen manevi tazminatın da oldukça fahiş olduğunu, maddi tazminat yönünden de 25.01.2021 tarihli tazminat hesap raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile hatalı hesaplamaya dayalı rapora göre fahiş sorumluluk yüklemek suretiyle karar verildiğini, SGK dan davacının PSD ve elde ettiği gelirdeki belirsizlik giderilmeden bu belirsizliğe rağmen %50 indirimle tazminat hesabı yapılmasının denetime elverişli olmayan bir hesap raporunun düzenlenmesine yol açtığını, kusur oranları yönünden de itirazları değerlendirilemeden hatalı hesaplama yapıldığını, kusurun değişmesinin tazminatı da değiştireceğini, maluliyet oranının da hatalı tespit edilmesi nedeni ile tazminat raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, davacının ücrete ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, bu nedenle SGK kayıtlarında görünen resmi ücret dışındaki bütün hesaplamaların hatalı olduğunu, hesap tarihinde davacının 60 yaşını doldurduğunun görüldüğünü, yapılan hesaplamalarda davacının ücret kazancı hatalı ve fahiş olarak belirlendiğinden hesaplamaların da fahiş olduğunu, ayrıca yapılan hesaplamaya göre tüm sorumluluğun davalıya verilmesinin de doğru olmadığını, hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunda netice kısmında davacıya bağlanan gelir ile ilgili hususlarda çelişki ve uyumsuzluk olduğunun tespiti yapılmasına rağmen bu hususun ve kurumun rücuya tabi alacaklarının yapılan fiili ödemeler de dahil olmak üzere ilk peşin sermaye değerinin sorulmasının uygun olacağının bildirilmesini rağmen eksikliğin giderilmediğini, hesaplamaya ilişkin raporlarda farklı miktarlar tespit edilmesine rağmen çelişki giderilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrıca fazla tazminat takdiri nedeniyle de davacı lehine fazla tazminat ve ücret vekalet takdir edildiğini belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.

2.Davalı ... vekilinin ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya kazalı işçinin kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranlarının eksik ve hatalı tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde asıl işverenin kusurunun daha fazla olması gerektiğini, maluliyet oranının hatalı olduğunu, davacının kazancının hatalı tespit edildiğini, Bakırköy 25. İş Mahkemesinin 2014/59 Esas - 2021/372 Karar sayılı kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İnceleme Raporunda; ...'nın 30.09.2012 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) ve (b) bendine istinaden iş kazası olduğunun, iş kazası sonucunda ana işveren ... Grup İnşaat Taah San Dış Tic Ltd Şirketi nin %20, alt işveren ... Yapı Müh Turizm Şirketinin ise %65 ve sigortalı ... nın %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, dosyada tarafların kusur durumunun tespiti için inşaat mühendisi iş güvenliği bilirkişiden alınan 05.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda; davalı alt işveren ... Yapı Şirketinin olayın meydana gelmesinde %65 oranında ve davalı asıl işveren ... Grup İnşaat Şirketinin olayın meydana gelmesinde; %20 oranında kusurlu olduğunun ve davacı kazazede ... nın olayın meydana gelmesinde, %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve dosyada aldırılan inşaat mühendisi, makine mühendisi iş güvenliği uzmanı üçlü bilirkişi heyet raporunda, davalı alt işveren ... Yapı Şirketinin %65, davalı asıl işveren ... Grup Şirketinin %20 ve kazalı işçi ... nın %15 oranında kusurlu olduğunun ve itiraz üzerine üçlü bilirkişi heyetinden aldırılan ek bilirkişi raporunda; kontrol ve denetimlenin noksansız olarak yapıldığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davalı işverenin kişisel koruyucu kullandırma yükümlülüğünde yetersiz olduğunun, dosya içerisinde kazalı işçinin eğitimine yönelik belgeler bulunmadığından asıl işverenin olayda kusursuz olduğunun kabulünün de mümkün olmadığını, kök raporda kanaatlerinin devam ettiğinin bildirildiği, Bakırköy 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/960 Esas sayılı dosyasında kusur incelemesi yönünden alınan teknik bilirkişi raporunda; olayın meydana gelmesinde; sanık işveren ... Zorlu'nun asli kusurlu olduğunun ve kazalı ...'nın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, davalıların iş kazasından kaynaklı sorumluluklarını müştereken ve müteselsil sorumluluk olduğu, davacı tarafça da bu şekilde talepte bulunulduğu ve talebin ıslah edildiği, davalıların kusur oranlarındaki sorumluluğun iç ilişkilerinde birbirlerine rucü durumunda dikkate alınacağı, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, Bakırköy 1. İş Mahkemesinin 23.10.2017 tarihli 2015/303 Esas 2017/217 Karar sayılı kararında; davacı ... tarafından davalılar SGK Başkanlığı, ... Grup İnşaat Taah San ve Dış Ticaret Ltd Şirketi ve davalı ... Müh Turizm Tic Ltd Şirketi aleyhine açılan maluliyet tespiti davasında yapılan yargılama sonucunda; 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29.06.2016 tarihli raporunda; davacının meslekte kazanma gücü kaybının %35 olduğunun belirtildiği ve S.S. YSK raporu ile Adli Tıp Raporu arasında çelişki olması nedeniyle Adli Tıp Genel Kurulundan alınan 10.08.2017 tarihli raporda; davacının meslekte kazanma gücü oranının %35 olduğunun bildirildiği belirtilerek davanın kabulü ile davacının 30.09.2012 tarihli iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybının %35 olduğunun tespitine karar verildiği, bu kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli 2017/3042 Esas 2019/133 Karar sayılı kararında; davalı ... nın istinaf başvurusunun süre yönünden ve davalı Kurum ve davalı ... Grup İnşaat Şirketinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve bu kararın da davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli 2019/3116 Esas 2019/5699 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilerek kesinleşmiş olduğu, davalı işveren temsilcisi ... Zorlu'nun beyanına göre de, davacının günlük ücretinin net 60,00 TL olduğu ve buna göre davacının 1.800,00 TL net aylık ücret aldığı, hükme esas bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin dosya içeriğine uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta, davacının söz konusu olay nedeniyle duyduğu manevi ızdırap ve sürekli malül kalması, tedavi aşamasında yaşadığı bedensel acılar, ruhsal sıkıntılar ve tarafların kusur durumları, olayın oluş şekli, maluliyet oranı(%35), olay tarihinden bu yana işleyecek faiz oranları ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında, Mahkemece bu ilkeler göz önünde bulundurularak takdir edilen manevi tazminat miktarının makul ve dosya içeriğine uygun olduğu, Mahkemece SGK'ya çelişkili durumun giderilmesi için yazı yazılmış ve Sosyal Güvenlik Kurumu Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.04.2021 tarihli yazısında talep edilen belgelerin gönderildiği, davacıya geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle bağlanan gelirin 01.11.2014 tarihine kadar geçerli ilk peşin sermaye değerinin ve davacıya gelire girdiği 01.01.2013 tarihinden artma/azalma gerçekleştiği 01.11.2014 tarihine kadar fiilen yapılan ödeme miktarının bildirildiği, bu kapsamda hükme esas bilirkişi raporunda bildirilen fiili ödeme miktarı ve ilk peşin sermaye değerine göre yapılan hesaplamanın dosya içeriğine uygun olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, Mahkemece reddedilen manevi tazminat miktarına göre davalı tarafa hükmedilen ve maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davalı ... Şirket vekilinin 29.06.2022 tarihli ek kararın istinafı dilekçesinde; Mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddi kararının kaldırılmasını istediği, gerekçeli kararın davalı tarafa 28.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğinin, davalı tarafça gerekçeli istinaf dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra 17.06.2022 tarihinde sunulduğunun görüldüğü, 7036 sayılı Kanun gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ayrıntılı istinaf dilekçesinin sunulması gerektiği, Mahkeme gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde davalı tarafça ayrıntılı istinaf dilekçesi ibraz edilmediği, gerekçeli kararın davalı vekiline 28.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça istinaf dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra 17.06.2022 tarihinde sunulduğu, HMK 345 ve devamı maddeleri kapsamında Mahkemenin davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin süre yönünden reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı,davalılar vekillerinin istinaf başvurularının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... Grup vekilinin istinaf başvurusunun ve davalı ... yönünden ek kararın istinafının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya kazalı işçinin kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur oranlarının eksik ve hatalı tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde asıl işverenin kusurunun daha fazla olması gerektiğini, maluliyet oranının hatalı olduğunu, davacının kazancının hatalı tespit edildiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 ncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 ncü maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Davalı ... Müh. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir.

2.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... Müh. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından 29.06.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ek kararın istinafı üzerine Dairenin 2022/2400 Esas, 2022/2181 Karar sayılı kararı ile davalı ... Müh. A.Ş. vekilinin ek kararın istinafı başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve anılan davalı yönünden tazminat tutarları kesinleştiğinden, iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic.Ltd.Şti vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

3. Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic.Ltd.Şti vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic.Ltd.Şti. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294 üncü maddesinde açıklandığı üzere; “Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.”

3.Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297 nci maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”

4. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik yok ise de; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında maddi hata yapılarak dava konusu ile ilgisi olmayan hususlara yer verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

5.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... Müh. A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,

2.Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic.Ltd.Şti vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

3. Davalı ... Grup İnş. Taah. San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan 8 nci paragrafın;

"..Tüm dosya içeriği ile; davacının davalı ... İnşaat Ticaret Ltd Şirketi unvanlı işyerinde çalıştığı sırada 29.04.2016 tarihinde hafriyat dozerinin çalıştığı çukurda bulunduğu sırada başından yaralanması sureti ile iş kazası geçirdiği, dosyadaki bilgi ve belgeler tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde; kazı yapılırken davacının çukurun içine girdiği ve kepçe dönerken kepçenin dişinin davacının başının üst kısmına çarpması sonucu yaralandığı, davalı işverenin iş kazası olayında denetim ve gözetim borcunu yerine getirmediği, davacının meydana gelebilecek tehlikeler ve olası riskler konusunda yeteri kadar eğitimli olmadığı, işlerinin emniyetli olarak yapılması noktasında bir sistem oluşturmadığı denetim ve gözetim eksikliğinin olduğu, iş güvenliğini çalışanın insiyatifine bıraktığı, işveren tarafından risk analizi ve değerlendirmesinin yapılmadığı, bu nedenlerle kusurunun olduğu, kazazede davacı işçinin de, kaza olayı sırasında ... emniyeti için gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve kusurunun olduğu, dosyada alınan 13.12.2018 tarihli üçlü kusur bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olduğu, ilk bilirkişi raporunda seken bir taşın davacının başına isabet ettiği belirtilerek yapılan değerlendirmenin dosya içeriğine uygun olmadığı, ikinci alınan raporda bu hususun da irdelendiği, çelişkili bir durumun söz konusu olmadığı, 13.12.2018 tarihli üçlü kusur bilirkişi raporunda davalı ve davacı yönünden belirlenen kusur oranlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına, dosya içeriğine uygun olduğu, davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. ... " gerekçe kısmından çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.